e-toplum 09 EYLÜL 2012 / 14:24

Türkiye’nin bölgede eğitim üssü olmasını hedefliyoruz

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Kemal Yurtnaç, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarını, başkanlığın getirdiği çözümleri, burs ağını ve hedeflerini anlattı.

» Neden Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı’nın kurulmasına ihtiyaç duyuldu ve başkanlık ne zaman kuruldu?
50 yıldan bu yana yurtdışına giden iş gücü göçü 1961’de ve ilk olarak Almanya’yla başladı. İnsanımız 50 yıldan beri yurtdışında. İş Gücü Anlaşması, o dönemde 1961’de tekrar geri dönecekler düşüncesiyle bir yıllık olarak yapılmış ama zaman göstermiş ki Avrupa’daki iş çevrelerinin iş gücüne ihtiyacı, bizim de işsizlerimiz var ama bu durum bir yılla sınırlı kalmamış ve sürekli bir hale gelmiş. 50 yıl sonra yurtdışında yaşayan vatandaşların sorunlarıyla ilgili böyle bir birim kurulmasına karar verildi. Meclis Araştırma Komisyonu’ndan yola çıkarak 2010 yılında böyle bir teşkilat kuruldu.

Türkiye’nin eğitim alanında farkındalığı arttı

» Geniş bir burs ağınız var…
Dünyanın 150’ye yakın ülkesinden Türkiye’ye burslu öğrenciler getiriyoruz; Türkiye’de bugün 21 bin yabancı öğrenci okuyor; 11 bini burslu. Amacımız; Türkiye’nin bilimsel alanda artan bu gücünü kullanarak Türkiye’yi bölgede bir eğitim üssü haline getirmek. Türkiye eğitim üssü olunca ne olacak? Üniversite eğitimi almaya gelen birçok öğrenci tekrar ülkelerine dönünce Türkiye’yle ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi bir köprü olacaklar. İrtibatları aratacak, Türkiye’ye her anlamda güç sağlanacak. Bizden de 40 bin öğrenci yurtdışında okuyor. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar web sitesi; http://www.ytb.gov.tr’den öğrenciler burs imkânlarını takip edebilirler. Kurum faaliyetleriyle ilgili tüm güncel bilgiler bu sitede bulunuyor. Her sene 7-8 bin öğrenci içerisinden yaklaşık 4 bin öğrenci seçilirken yaptığımız çalışmalarla bu sene yabancı öğrencilerin müracaat sayısı 45 bine ulaştı. Bunu neden önemsiyoruz? 4 bin öğrenci burslu okuyacak olsa da, geri kalan 40 bin kişi Türkiye’nin farkındalığını algıladı; Türkiye’de de artık okuyabilirim dedi. Belki de yarısı kendileri gelecekler, harçlarını ödeyip Türkiye’nin üniversitelerinde okuyacaklar. Kapımız sonuna kadar açık.

Vatandaşlarımız artık dünyanın her yerinde oy kullanma hakkına sahip

» Yurtdışında ne tür çalışmalarınız bulunuyor?
Vatandaşımızın ana dil eğitimi sorunu ve bulunduğu ülkenin dilini öğrenmeyle ilgili sorunu var. Proje desteğine çıktık, bu yönde gelen çalışmaları destekliyoruz. Ayrıca vizelerde yaşanan sorunlar var; 50 yıldır yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza bulundukları yerde oy verdiremiyorduk. Bu bir vatandaşlık hakkıdır ve bunu yapamıyorlardı. Ancak sınırlara gidiyorlardı, orada oy veriyorlardı. Yüzde 7 oy verme oranı her seçimde düşüyordu. Şu anda bulundukları yerde oy kullanmalarıyla ilgili yasal düzenlemeleri bitirdik, meclisimizden çıktı. Vatandaşlarımız artık dünyanın her yerinde oy kullanma hakkına sahipler. Almanya, Avusturya ve Danimarka gibi çifte vatandaşlığı kabul etmeyen ülkelerde de yaşayan vatandaşlarımızın haklarını kullanabilmeleri açısından,  biz de onlara diyoruz ki; bulunduğunuz ülkenin vatandaşı olun. Orada yaşıyorsunuz; yasalar sizi olumsuz ya da olumlu şekilde etkiliyor. Orada vatandaş olun, orada oy kullanın, orada yönetime katılın. Türkiye ile ilgili kazanımlarını kaybetmemeleri, devam ettirmeleri için de Mavi Kart düzenlendi. Önceden de var olan bu kart işler değildi. Yasayla birlikte Mavi Kart’ı işler duruma getirdik. Sadece gümrüksüz eşya getiremiyor, askerlik yapmıyor, seçmen, aday olamıyor, oy kullanamıyorlar ama onun haricinde tüm haklardan Türkiye’de Mavi Kart ile yararlanabiliyorlar.

» Geçtiğimiz günlerde Ankara’da ‘Gençlik Daireleri ve Türk Aileleri Çalıştayı’ düzenlediniz…
Vatandaşımız yurtdışında hak ihlalleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Ayrımcılık, şiddet görebiliyor. Eşit muamele haktır; herkese aynı fırsat eşitliği verilmesi gerekiyor. Almanya, Avusturya, Hollanda ve Belçika ile ilgili Gençlik Daireleri Çalıştayı düzenledik. Daha önce pek çok kurum ilgileniyordu ama bu işin bir adresi yoktu. Şu anda vatandaşın yaşadığı tüm sorunları Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar takip ediyor. Biz, Gençlik Daireleri uygulamalarının insan haklarına uygun olduğunu, insani olduğunu düşünmüyoruz. Ailenin bütünlüğünü koruduğuna inanmıyoruz. Örneğin çocuğu ailesinden alıp bakıcı Alman ailesine veriyorlar; kültürel farklılıklar oluşuyor. Bu farklılıklar; çocukların, ailenin psikolojisini bozuyor. Biz, ailenin bütünlüğünün korunmasını istiyoruz. Eğer şiddete maruz kalıyorsa, böyle ortam varsa aile eğitilmelidir. Yönetimlere düşen eğitim vermektir.

Stratejik bakış açısıyla yeni ürünler oluşturuyoruz

» Staratejik Plan çalışmaları nedir?
Yurtdışı vatandaşları, diaspora, eğitim, soydaş akraba toplulukları alanında dört ayrı Strateji Belgesi oluşturuyoruz. Devletin bugüne kadar yapmış olduklarını stratejik bakış açısıyla gözden geçiriyoruz ve yeni ürünler çıkarıyoruz.

» Hedeflerinizden de bahseder misiniz?
Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde mutlu ve huzurlu yaşamalarını sağlamak istiyoruz.  Bununla ilgili projeler oluşturmak, yönetime katılmalarını sağlamak, STK’ların kapasitelerini geliştirmek, çift dilde eğitimi öne almak ve onları desteklemek, ayrımcılığa ve kötü muameleye  karşı vatandaşı bilinçlendirmek, desteklemek, haklarını kullanmalarını sağlamak istiyoruz. Gençlik Daireleri’nin uygulamalarının daha insani, insan haklarına uygun olması için destek veriyoruz. Öğrencilerle ilgili olarak Türkiye’nin eğitim üssü olması bizim için çok önemli. Soydaş akraba topluluklarıyla da ilgili projelerimiz var.
Röportajın daha geniş halini e-devlet dergisinde okuyabilirsiniz.
ETİKETLER : Sayı:887