e-toplum 18 ŞUBAT 2013 / 08:06

U-eğitim çare mi?

Çağdaş anlamda uzaktan eğitimi “yeniden” tanımlayan ABD’de, yüksek öğrenimdeki öğrenci nüfusunun üçte biri, u-eğitimle bir veya daha fazla ders alıyor.
Babson Araştırma Grubu tarafından hazırlanan “Yön Değişikliği: ABD’de Uzaktan Eğitimin 10 Yıllık Geçmişi” raporuna göre 6.7 milyonu aşkın öğrencinin “en az” bir uzaktan eğitim dersi var: Öğrenci nüfusunun yüzde 32’si...
Aynı rapora göre, ABD’de “medya olayı” haline gelen MOOCs adlı uzaktan eğitim sistemine ise güven ve ilgi, şaşılacak derecede az. Soruları yanıtlayan 3 bine yakın yüksek öğretim yetkilisinin sadece yüzde 2,6’sı “okulumuzda MOOCs uygulaması vardır” diyor. Yüzde 9,4’ü ise, “bunu halen planlıyoruz” diyor. (MOOCs=Çok Kalabalık Açık Çevrimiçi Ders)
İlginç olan ise, yüzde 27 gibi bir oranda yüksek öğretim yetkilisi, “MOOCs, derslerin öğretilmesi için sürdürülebilir bir yöntem değildir” derken, yüzde 27,8’i ise “sürdürülebilir bir yöntemdir” demekte. MOOCs, yüksek öğretime getirdiği “yıkıcı inovasyon”la yetkililerin kafasını karıştırmış. Çünkü yüzde 45,2 gibi daha da önemli bir oranda yetkili, MOOCs konusunda “henüz bir fikri olmadığını” söylemiş.
Görüş belirtenlerin yüzde 77’si, “uzaktan eğitimle verilen ders ile yüzyüze verilen ders arasında kalite farkı görmüyorum” diyor. Aynı konuda 2003’te yapılan ankette bu oran yüzde 57,2’de kalmış. Aradan geçen 10 yılda bilişim devrimiyle, u-eğitimin “itibarı” da artmış, belli!
MOOCs karşısında hissedilen tedirginliğin nedenleri var. Başlıcası, derslere kaydolanların büyük kısmının, sonra vazgeçerek terk etmesi. Her ne kadar bu konuda kesin rakamsal bilgi azsa da bazı rakamlar yayınlandı:
Örneğin, Stanford’un MOOCs’da sunduğu Yapay Zeka dersine 58 bini aşkın kayıt olduğu halde, 35 bini bitirdi. MIT’in Sayısal Entegre Devreler ve Elektronik dersine 154,763 kişi yazıldı. 7,157 kişi tamamladı. Berkeley’in Bir Hizmet Olarak Yazılım dersine 50 bin kişi yazıldı. 3,500 kişi tamamladı.
Üç dört örnek, kocaman bir uygulamanın tümü hakkında bilgi veremez. Ama tedirginlik yaratmaya yeter.
Cornell ise daha farklı bir iş modeli denedi: UNICEF’le ortak eğitim programı hazırladı. Afrika’da bebek ve çocuklarda beslenme sorunlarını ele alan bu programına 150 ülkeden 3,800 kişi başvurdu. 104 ülkeden bine yakın kişi sonuna kadar izledi. Bunların yüzde 8o’i ders için “mükemmel” dedi. Terk oranı yüksekti, ama dersi tamamlayanların beğeni oranı da yüksekti.
MOOCs aslındahenüz  Ar-Ge aşamasında. Klasik derslerin çevrimiçi verilmesi, u-eğitim kavramına sadece “biraz” uyuyor. Esas amaç, bu derslerin, “izleyen kişinin işine yaramasını sağlamak” olsa gerek.  Tıpkı uzaktan yapılan meslek ve beceri eğitimlerinde olduğu gibi...
ETİKETLER : Sayı:909