e-toplum 22 ARALIK 2014 / 13:08

Üniversiteyi sanayiye getiriyoruz

OSTIM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, sanayileşmenin öneminin altını çizerek yerli üretim için yapılması gerekenleri açık bir şekilde dile getirdi.

OSTIM, 17 ana sektörde, 139 iş kolu, 5200 işletme ve 60 bin çalışanıyla nitelikli üretim gerçekleştirerek ülkemize katma değer sağlıyor. Son süreçte, Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin artık Organize Sanayi Bölgeleri içinde kurulması destekleniyor. Orhan Aydın politik olarak da bu durumun benimsendiğini söyleyerek OSTIM’in yıllar önce bu ihtiyacı görüp bölgelerinde uygulamaya başladıklarını kaydetti.  İlk Kez ODTÜ ile iş birliği yaptıklarını belirten Aydın, konuşmasına şöyle devam etti: “ODTÜ’nün bir kampüsü de OSTIM’de. 65 firmalık bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi; 5 yıldan fazladır her alanda faaliyet gösteren firmalarımız yararlanıyor. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, üniversite-sanayi iş birliğinin önemli bir aracı. Biz de üniversitelerdeki bilgiler sanayi ile buluşsun istiyoruz. Bunun gerçekleşebilmesi için iki tarafın da yapması gereken işler var. Birbirimizle iş birliği yolunu, yöntemini bulmamız gerek. Biz, üniversite-sanayi iş birliğini geliştirerek aynı zamanda Türkiye’nin açığı olan; teknolojisi yüksek ürünler, Ar-Ge, inovasyon kavramlarının içini dolduran yeni bir tasarım gerçekleştirdik. Yapılması gerekeni herkes söylüyor ama ‘Nasıl Ar-Ge, inovasyon yaparız?’ sorusuna cevap vermek gerek. Bu bir ekosistem ve bileşenlerin bir araya gelmesi şart. Burada da kamu politikaları çok kritik.” Enerji konusunu örneklendiren Aydın, Türkiye’nin enerjiyle ilgili bütün ihtiyaçarını dışardan aldığını söyleyerek “Siz bu politikayı yerli sanayi üzerine kurgulamadığınız sürece enerjiyle ilgili Ar-Ge, inovasyon gerçekleştirenlerin yaptığı işin bir karşılığı olmaz. Teknolojinin en iyisi diye sürekli dışarıdan satın alıyoruz. Siz niye uğraşasınız ki?!  Üretim yapmadan, teknolojiyi kendiniz üretmeden; gelişmiş, kalkınmış, güçlü bir ülke olamazsınız! Çok paranız olsa bile güçlü ülke olamazsınız. Bunun için sihirli nokta; kendi ihtiyaçlarınızı ve teknolojisi kendinize ait olan sanayi ürünlerini üreteceksiniz. Enerji makinelerini, su - rüzgâr tribünlerini, termik santrali, kojenerasyon tesislerini, ısı pompalarını kendiniz üretmelisiniz; bunların hiçbirini şu anda kendiniz yapamıyorsunuz!  Kamu politikası olarak bunları kendim yapacağım dedikten sonra sabredeceksiniz. Üniversitelerde, Teknoloji Geliştirme Bölgesinde bunları yerli üretme üzerine odaklanacaksınız. En son üretilen teknolojik ürünü üretemiyor olabilirsiniz ama sabredeceksiniz. Kendiniz üretiyor hale geldikten sonra ancak o zaman dışarıya bağımlılığınız kalmayacak” açıklamasını yaptı.

Kağıt üzerinde üretimin ülkeyle buluşması sanayiciyle olur

Orhan Aydın, yenilenebilir enerji ve çevre teknolojileri sektöründe Türkiye’nin ilk tematik teknoparkının OSTIM Teknopark adıyla hizmete gireceğinin altını çizerek 6 üniversitenin akademik birikimi ve OSTIM’in üretim altyapısının böylece buluşacağını kaydetti. “Ürettiğimiz teknoloji, Türkiye’nin ihtiyacını karşılasın istiyoruz, bileşenlerin tamamını çözecek şekilde bir ekosistem oluşturmaya çalışıyoruz” diyen Aydın şunları ifade etti “Bu Türkiye’de yeni bir şey. Bilgiyi ve ve üniversiteyi sanayiye getiriyoruz. Kağıt üzerinde ürettik ama ticarileşmesini, ülkeyle buluşmasını, sanayiciyle yapmamız gerek. 6 üniversiteyi;  üretimle, OSTIM’li, Ankaralı firmalarla buluşturmamız gerekiyor. Bunu Enerji Bakanlığımızın ve ekonomi politikalarının eksikleriyle buluşturmamız gerekiyor. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin yapısı tam bunun üzerine oturyor. Kurumları buna oturtacağız. Kamu bunu yapmıyorsa gideceğiz kapısını çalacağız; bunları yapar hale getireceğiz. STK’lar dahil herekese ulaşacağız.” Cumhuriyet dönemiyle birlikte zihinsel olarak sanayileşme süreci yaşadığımızı tam da uçak fabrikamızı kurup arabamızı yapmaya soyunmuşken bizlere “Yapma!” dendiğini dile getiren Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla üretim tarafına bakamadık. 1975 yılında Türkiye’de sanayileşme hamlesi yapıldı. Ne yazık ki siyasi çekişmeler içinde kayboldu. O hamle tarihi; Güney Kore ile Türkiye için aynı zamana gelir. Şimdi Güney Kore’nin geldiği noktayı ibretle izliyoruz”

Küçük işletmeler çok önemli ve değerli

‘Sanayileşme’ kavramının özellikle altını çizen Aydın, bunu gerçekleştirmek için pazar ekonomisinin dışında, arka tarafta başka şeyler yapılması gerektiğine dikkat çekerek “Rekabetin içinde; bugün yaptığını değil de, 150 yıl önce nereden başlayıp nasıl yaptıklarını keşfedip oraları çözdükten sonra serbest yarışın içine girmemiz gerek. Yeni teknolojiler üretmemiz, bebek sanayiler büyütmemiz gerek. Bir küvezin içinde alacağız, destekleyeceğiz. Bugün pek çok destek mekanizmaları var. Bu bileşenlerin politikalarla bir araya gelmesi şart. Hedef koymamız, üç defa çalışmamız, sabretmemiz gerekiyor. OSTIM’de organizasyonel yapıya önem veriyoruz; küçük işletmeler çok önemli ve değerli. Çünkü onlar daha çevik, daha dinamik, daha inovatif, daha yenilikçi, daha günü takip eden ve istediği tarafa dönebilen esnekliğe sahip firmalar… Savunma ve havacılıkta potansiyelimizi artırdık. Sağlığın yerlileşmesiyle ilgili Sağlık Bakanlığı ile ilgili güzel çalışmalar sürdürüyoruz. Ulaştırma Bakanlığı ile Türkiye’nin raylı sistemlerinin yerlileştirilmesiyle ilgili çok iyi sonuçlar elde ettik. En sonunda enerji ile ilgili yeni hükümet programında bizim metinlerimiz yer aldı” şeklinde konuştu. Aydın, OSTIM’de bilişim teknolojilerine çok önem verdiklerine vurgu yaparak çok orijinal çalışmaları olduğunu söyledi ve şunları paylaştı: “İki ana hedefimiz var; OSTIM’de SAN-TEZ projesini, sanal fabrikayı yürütüyoruz. Bilişim teknolojilerini tek bir merkezde tutup herkese kullandırmak istiyoruz. Bunu hem verimliliği artırmak, hem yenilikleri hızlıca gündeme getirmek hem de maliyetleri düşürmek anlamında çok önemsiyoruz, ki bu da zaten firmalarımıza çok büyük katma değer sağlayacak. Biz, ülkemize de, bölgemize de aynı zamanda gelişmişliğe, kalkınmaya, sanayileşmeye kafa yoran belli bir birikimi olan grubuz. Ülkemizin yararına paylaşıyoruz. Yılmadan konuşacağız; hayli yol aldık. Hakikatin bizzat tesir gücü var. Siz bir yerde ışık yakarsanız bu ışık aydınlatıyor, mühim olan ışığı yakabilmek…”

 
ETİKETLER : 1001