e-toplum 22 TEMMUZ 2013 / 08:04

Volkanı “sanat” yaptı

Bir güzel sanatçı düşünün ki eserinin fotoğrafı zor çekiliyor. Yoo, sanatçı itiraz ettiği için falan değil: Sadece “eser”in resmini çekmek fiziksel olarak fazlasıyla zor... Sanatçının eserleri normal galerilerde, müzelerde gayet zor sergileniyor. Çoğu eseri sergi mekanlarına sokulamayacak kadar büyük ve tuhaf. Hatta bazen, eğer özel mimari düzeltmeler yapılırsa sergi mümkün... Sanatçının eserlerini sözle anlatmak da fazlasıyla zor. Hele buradaki 2,500 vuruş yazı çerçevesinde hiç mümkün değil. Ama bir yerinden başlamak gerek. Çünkü konumuz yaratıcılık ve yenilikçilik.
“Sınıflanamaz” sanatçı James Turrell, ışığı, mimari olarak olarak kullanmasıyla ünlü. Optik projeksiyonlarla öyle mekanlar yaratıyor ki, izleyenlerde bilinç kaybı gibi psikolojik sorunlar oluşması mümkün. Bu nedenle, bazı eserlerinin sergilendiği özel mekanlara insanlar sayı ile ve 15 dakikalık sürelerle girebiliyor.
Tam şu sıralarda Turrell, New York’un en turistik mevsiminde, şehrin en turistik müzelerinden Guggenheim’da, şimdiye dek örneği görülmemiş pek acayip bir eseriyle dünyanın önünde. Buna “sergi” demek zor: Çünkü, müzenin 28 metre yüksekliğinde atriumunun içine, tepesi kesik 5 tane koni tarzı tak-çıkart plastik yapıyı sallandırdı. Bunları, bir yazılıma göre çalışan bir sistemle aydınlattı. Yazılım, aydınlatmayı kobalt mavisinden leylak rengine, koyu kırmızıdan fıstık yeşiline dönüştürüyor. Müzenin, yukarıya doğru genişleyerek yükselen 6 katlı sarmal rampasının önünde, atriumun ortasında bir ışık mimarisi oluşuyor. Toplam 8,547 metrekare bir alan bu...
ABD’de 40 yıldır tanınan James Turrell’in yaratıcılığını tanımlamak o kadar zor ve yaptığı işleri videosuz anlatmak o kadar daha zor ki... Hele onu hiç tanımayan, yaptığı işi ilginç bulsa bile deli saçması sayan pek çok kişi için “Eee? Yani?” dedirtecek bir sanatçı ki, burada benim dilim ancak bu kadar dönüyor.
Algı yanılsaması ve bilinç kayması yaratan eserleri var: 1980’de bir sergisindeki ışık heykelleri karşısında bilinç tutulması yaşayanlar, “duvara dayanayım” derken yere düşüp yaralandılar. Duvar sandıkları şey, ışıktı. Kolunu kıran bir izleyici, müzeye ve sanatçıya 10 bin dolarlık tazminat davası açtı. Bileği burkulan bir başkası müzeye 250 bin dolarlık dava açtı. Ama sorunlar, mahkeme dışında çözüldü. Turrell, “müthiş yaratıcılığı”nın, kendisine 30 bin dolara mal olduğunu açıkladı sadece. Gerisini bilmiyoruz. Ama, onu üzen, ödemek zorunda kaldığı tazminat değil, “eserinin anlaşılmamış olması.”
Yazının başlığındaki “volkan”a yer kalmadı. Haftaya, bu sayfada Turrell’in diğer alelacaip ama dünyada eşi benzeri olmayan eserini tanımak için buluşabiliriz. İlginizi çektiyse...
ETİKETLER : Sayı:931

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics