e-toplum 01 TEMMUZ 2011 / 16:16

‘Mobil altyapı durur’

Panelde baz istasyonu olmazsa mobil haberleşme olmayacağını vurgulayan Tayfun Acarer, bu konunun bilimsel ve teknik bir gerçek olduğunu dile getirdi. Acarer şunları söyledi: “Mobil haberleşmede baz istasyonu olsun ama yerleşim yerinde olmasın şeklinde yaklaşımlar da var. Bu sistemin yapısına aykırı bir şey. Dünyanın hiçbir yerinde baz istasyonları kalkıp şehir dışında yüksek bir tepede toplanmaz. Mobil istasyonda limit değerin dörtte birini aldık. Bu konuda son derece hassasız. Biz ticari kuruluş değiliz devletiz. Bu kurum bu konuda son derece hassas davranıyor. Altyapıda zafiyete yer verilmemesi gerekir. Bu kararları alanlar büyük vebal içindedir. Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, uzmanlar başta olmak üzere herkes üstüne düşen görevi yapmalı. Varsayımlarla tahminlerle konuya yaklaşamazsın. Baz istasyonunu bırakın kurmayı mevcutlarını sökmesi için törenler düzenleniyor. Baz istasyonlarını söküm törenleri bilişimin kurban edilme törenleridir.”
Mobil teknolojiler artık bir yaşam biçimi
Etkinlikte konuşan İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, Türkiye’nin bilgi toplumu hedefine hızla yaklaştığını söyleyerek haberleşme teknolojilerinin bilgi toplumu olma hedefindeki etkisinin ve ekonominin büyüklüğüne olan etkisinin büyüdüğünü ve hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade etti.
Özeren “Mobil teknolojiler öyle bir hale geldi ki cüzdan, kimlik, para yerine geçiyor artık. Haberleşme yanında farklı katma değerli hizmet sunan bir yaşam biçimi oldu. Çocuk kaybolmalarında, hayat kurtarmada, acil müdahalelerde önemli bir  araç haline geldi. Afetlerde ve istenmeyen olaylarda mobil teknolojilerden faydalanılır hale geldik. Turizm sektörünün can damarı olan otellerimiz restoranlarımız ve buradaki ödeme sistemleri hepsi mobil haberleşme sistemlerinin avantajlarını kullanıyor” dedi.

Femtocell ile mini baz istasyonları evlerde olacak
BTK’nın, mobil cihazların insan sağlığı ve çevreye olabilecek muhtemel etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla, diğer kamu kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının da görüşlerini alarak gerekli teknik ve idari çalışmalar yürüttüğüne değinen BTK Kurul Üyesi Zerey, baz istasyonu olmayan bölgelerde cep telefonu ile konuşmak için cep telefonunun daha fazla enerji harcayacağını vurguladı. Femtocell teknolojisi ile dünyanın yeni bir eğilimde olduğunu ifade eden Zerey, şu bilgileri verdi: “Biz de bunları kullanmaya başlıyoruz ve Türkiye’de üretilmesini istiyoruz. Henüz düzenlemesi yapılmadı üzerinde çalışıyoruz ve testlerini yapıyoruz. Evi büyük olan geniş olanlar. Bunu evlerine kurdurabilecek. Kablosuz modem boyutunda çıkış gücü ondan çok daha düşük. Maliyeti de olmayacak. İlgili operatörle abonelik garantisi verince operatör onu evinize kuracak. Baz istasyonu daha yaygın olması ve çıkış gücü daha düşük olması anlamında çok faydalı olacak.”

Cepte kulaklık kullanın

Elektromanyetik dalgaların radyasyon ile karıştırıldığına dikkat çeken Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Tunaya Kalkan ise elektromanyetik dalgaların bugün insanların sağlığı için kullanıldığını söyledi.
Kalkan, “Bu alandaki araştırmalar 1940 yılından beri yapılıyor. Bilim insanları araştırmalarla elektromanyetik dalgaların dozunu şiddetini belirlemeyi ve kontrol etmeyi öğrendi” şeklinde konuştu.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından cep telefonlarının 2B grubu risk grubuna alındığını hatırlatan Kalkan şunları söyledi: “2B risk grubu içerisinde turşu ve kahve var. Turşu 1 küp yenir mi? Turşuyu bir küp yerseniz sindirim sisteminizi etkilersiniz. Cep telefonları da aynı şekilde çok kullanmak istiyorsanız turşu gibi değil cep telefonunda çözüm var. Kulaklık kullanın.”
ETİKETLER : Sayı:828