Yazarlar Edip Emil Öymen 17 TEMMUZ 2016 / 09:22

Ceptelden sosyallik fırsatı

Ceptel, nerede olduğumuzu bilir, “gerekli” yerlere bildirir. Tanıdığımızın, arkadaşımızın adını sanını ona söyleriz, hatırlar (adres). Ona, neyi ne zaman nerede yapacağımızı da söyleriz (ajanda). Bu kadar bilgiyi ceptelin “birleştirmesi” ve tanıdıkları, arkadaşları buluşturması için niçin bekledik bunca yıl? 
Microsoft, “buluşturma” algoritmasına patent almak için başvurdu. İlgilenenler, ABD Patent Kurumu’ndan 20160189032 numarayla arayabilir. Ekrana, karınca duası gibi yazılmış sayfalarca açıklama çıkacak.
Özetle diyor ki: Madem ki A ile B’nin nerede olduklarını biliyorum, o halde bu bilgiyi A ve B’ye ileteyim. İkisi de bir kaç dakika içinde buluşacak kadar yakın bir yerde çünkü.  
Eğer, A ve B birbiriyle “sürpriz” bir şekilde buluşmak isterse, Microsoft’un bu hizmetinden yararlanabilir. Bu arada Microsoft’un patent sayısı 148,543 + 1 artar.
Demek ki neymiş? Teknoloji, bizi yalnızlaştırmıyormuş. Asosyal yapmıyormuş. Tam tersine, dünya tarihinde görülmedik ölçüde sosyal olmamız için yenilikçi fırsatlara imkan sağlıyormuş. 
Aslında bu uygulamanın ana fikri eski. BTHaber’e 12 yıl önce (2004) şunu yazmışım:
Danimarka’dan yeni bir uygulama: “Hvem er ibyen”=Kentte kim var?
Bu, bir sosyal platform. Üyelere akıllı kart verilir. Bazı bar, klüp, kafelerde bu kartları okuma aygıtları var. Kart sahibi, kartını okutunca nerede olduğuna dair bilgi, diğer kart sahiplerinin cepteline sms olarak gider. Böylece herkes, o kişinin nerede olduğunu öğrenir. Eğer isterlerse o kişiyi gidip orada bulabilirler.
Ama elbette, “Hvem” sistemine beyan edilen bilgilerin ne kadarının gerçek olduğu  bilinmez. Bu, aslında kişilerarası iletişimin de genel kuralı değil mi? “Kimse, göründüğü gibi olmayabilir. İlk izlenim hatalı olabilir. Hatta verilen bilgi yalan olabilir.” 
 
ETİKETLER : 1080