Yazarlar Edip Emil Öymen 22 KASIM 2015 / 10:15

Şeffaflık, yolsuzluğu çözer mi?

Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International-TI), G20 ülkelerinin; yolsuzluk, rüşvet, kara para, vergi kaçakçılığı gibi karanlık işlere karşı almayı vaad ettiği 10 önlemi alamadıklarını İstanbul’da açıkladı. “Sadece Gösterişten mi İbaret?” başlıklı 70 sayfalık raporda G20 liderlerinin geçen yıl Avustralya Zirvesi’nde kabul ettikleri 10 ilkede en hızlı adımı İngiltere’nin attığı yazıldı. Geri kalan G’ler hep geride kalmış. Türkiye en geride kalmış.
 
TI, G20’yi bu konuda iknaya çalışıyor. Çünkü G20, dünya ekonomisinin % 90’ı, nüfusunun % 75’i...  TI, dünyada her yıl 800 milyar ilâ 2 trilyon USD kara para aklandığını tahmin ediyor. Rüşvetin belgesi yok. Bu karanlık dünya hakkında veri kıt. Mevcut veriler güncel değil. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yeni yayınladığı “Yasadışı Ekonomide Durum” (State of the Illicit Economy) raporunda, bu konulardaki “en yeni” raporun tarihi 2010. Geri kalan bir düzine rapor 6-13 yıllık. Yolsuzlukla mücadele gerçek bir hedefse, mümkün olduğu kadar doğru verinin hızla toplanıp analiz edilmesi gerekiyor. Açık Veri ve Büyük Veri Analizi işte tam burada önemli.
 
Ödemelerin nakitten karta kayması, temassız ödemenin mümkün hale gelmesi, “normal” para hareketlerinin izini sürmek için pratik. Ama bu, karanlık dünyanın işine gelmez. Onlar, gizliliğin daha da artmasını ister. Oysa dünyadaki trend, açıklığa doğru gitmek zorunda. Çünkü veri hep büyüyecek. Analizini sadece hükümetler yapamayacak. İyi de, bunun için yeterli uzman var mı? RJMetrics, 236 milyon LinkedIn hesabına bakarak, kendisine “veri analisti, bilimcisi” diyenleri saydı. Ortaya çıka çıka koca dünyada 11 bin 400 kişi çıktı. Mutlaka, LinkedIn’de olmayan, oraya bu sıfatını yazmayan matematikçiler, istatistikçiler, bilimciler vardır. Ne olursa olsun, veri analisti sayısı şimdilik sıfıra yakın aslında.
 
Demokrasisi güçlü ve açık, katılımcılığı ve şeffaflığı daha yüksek, yönetişimin ne olduğunu anlayan ve önemseyen bazı ülkeler, kamu verilerini vatandaşına açarak, vatandaşın da bu verilerin analizine ortak olmasına fırsat veriyor. Bunu yapmayan, yapamayan ülkeler daha çok. Oysa çözüm belli: TI’nın G20’ye önerdiği 10 ilke uyarınca ülkelerin, kamu verilerini açmaları, büyük veri analizine para ve insan kaynağı ayırmaları. Bizim Bilgi Toplumu Stratejisi’nin 67’inci maddesinde bile şöyle diyor: “Kamu verisinin paylaşımı ve yeniden kullanımına ilişkin politikalar geliştirilecek; buna dayalı olarak kamu verisinin üçüncü taraflarca yeni katma değerli ürün ve hizmetler için yeniden kullanılmasına ilişkin yasal ve idari düzenlemeler yapılacak, ayrıca gerekli teknik altyapı oluşturulacaktır.” Süre: 2018 sonuna kadar. 
ETİKETLER : 1047