Dosya Eğitim Teknolojileri 14 EYLÜL 2015 / 00:20

Elektronik içerikler en can alıcı role sahip

Günümüzde eğitim teknolojileriyle birlikte bilgiye ulaşma yolları da çok farklılaşıp değişti. Bu çeşitlilik ve hız, hayatın her alanına dokunduğu gibi eğitimi de yakından ve ciddi bir şekilde etkiledi. Dolayısıyla araçlar, öğrenme şekilleri, öğrenme stilleri, öğrenciler de sürekli farklılaşmakta. MEB YEĞİTEK Genel Müdürü Dinçer Ateş, e-Devlet dergisinin haziran sayısında; elektronik çağın gerektirdiği bilişim teknolojilerini ve stratejik amaçlara ulaşmada katkı sağlayacak tüm araçları etkin bir şekilde kullanmaya gayret ettiklerine dikkat çekmişti. Ateş, şu bilgileri paylaşmıştı: “Bakanlığımız tarafından, dünyada birçok ülkeye örnek olan; MEBBİS, e-Okul, ‘Veri Bilgilendirme Sistemi’, e-Akademi gibi birbirinden farklı amaçlara hizmet eden, her biri alanında öncü sistemler daha önce oluşturulmuştu. MEB’in son 3 yıldır bunlarla birlikte en önemli yatırımı hiç şüphesiz ki; eğitim ve bilişim teknolojilerinin bütünleştirilmesi konusunda, ‘FATİH Projesi’ oldu. Bu proje kapsamında gerçekleşecek teknoloji yatırımlarıyla; yerli bilişim sektörünün geliştirilmesi, dünya bilişim sektöründe de Türkiye’nin diğer ülkelerle rekabet edebilmesi, hatta öncülüğe ulaşması hedeflendi. Bu yönüyle Türkiye yerli bilişim sektörünün kaderini de bir anlamda belirleyecek, hızlandıracak veya yavaşlatacak bir projeden bahsediyoruz. Projenin, bilişim teknolojileri araçlarından başka öğretmen ve öğrenciler için eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini temin etmek, okullarda teknolojik altyapıyı iyileştirmek hedefleri de var. Ayrıca eğitimciler olarak bizler, BT araçlarının, öğrenme-öğretme süreçlerinde daha fazla duyu organına hitap edecek şekilde derslerde etkin bir şekilde kullanılmasını istiyoruz. Bu hedefler doğrultusunda; dersliklerde etkileşimli tahtaların kurulması, öğretmenlerimize ve lise öğrencilerimize tablet bilgisayarın verilmesi, altyapı ve erişim çalışmaları süreçleri, hızlı bir şekilde ivme kazanarak devam ediyor. Eğitim içerikleri ise, tüm bunlar arasında biz eğitimciler için apayrı bir yere ve öneme sahip. Nitekim eğitimde kullanılan donanım ve teknolojiler diğer alanlardan çok fazla farklılık göstermiyor. Aslında bunu eğitime uyarladığımız zaman asıl farklılığı gösteren şey; eğitim içerikleri oluyor yoksa bizim şu anda dağıttığımız tablet bilgisayar setleri de, etkileşimli tahtalar da, aslında birer ‘PC’ görevi görüyor. İçerik ve kullanılan sistemler onları bir eğitim aracı haline getirebiliyor. Bu anlamda en önemli nokta da ‘içerik’ oluyor.”  Dolayısıyla eğitim alanında yapılan teknoloji yatırımlarının hedeflere ulaşmasında; elektronik içerikler en can alıcı role sahip durumda.

İçerik temini ihaleleriyle sektörün gelişmesi hedefleniyor

2015’te ‘Fatih Projesi’ kapsamında 700 bin tablet bilgisayar setinin dağıtımı yapılacak. Büyük tablet ihalesi olarak adlandırılan ihale; 10.6 milyonluk değere sahip. Bu yıl içinde tablet ihalesinin sonuçlandırılması ve yerliliğin sağlanması hedefleniyor. Yerlilik oranı yüksek bilişim teknolojisi araçlarının üretilmesi, dünyaya, en azından bölgemize; Orta Doğu’ya, Orta Asya’ya, Balkanlar’a bu ürünlerin ihraç edilmesi amaçlıyor. Ateş, yine e-Devlet dergisinde; etkileşimli tahtalar kurulumunun devam ettiğini söyleyerek şunları aktarmıştı: “Etkileşimli tahta sayısı 180 bini buldu. Günde ortalama 1000 - 1500 adet kurulum Türkiye sathında sürdürülüyor. Bu etkileşimli tahtaların yurt dışına satıldığını görmek ve bütün dünyada etkileşimli tahta kavramını da, sektörünü de tetikleyen ülke olmak çok sevindirici. Patentinin de milli olması ve tamamen yerli olarak mühendislerimiz tarafından tasarlanması, bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Bu da madalyonun hep öbür tarafında taşıdığımız nitelik sonuçlarından bir tanesi. Erişim için fiber optik altyapı kablolaması konusunda; bugüne kadar 310 bin dersliğimizi kapsayacak ihale süreçlerini bitirdik. Paydaşlarımız hızla bu işleri yapmaya devam ediyor. Yaklaşık 120 bin derslik ihtiyacı kaldı, onu da bu yıl içinde sonuçlandırmak istiyoruz. Şimdiye kadar 3363 okulun altyapısı tamamlandı. 4462 okulun altyapısının kısa bir süre içinde bitmesi ve son yapılan 9052 okulun altyapı alışmalarının da 2016’ın ilk çeyreğinde tamamlanması planlanıyor. Bu teknolojik yatırımları eğitimde anlamlı kılacak en önemli çalışma dijital eğitim içerikleridir.” EBA’nın dünyanın en büyük eğitim içeriği platform olduğunu aktaran Ateş, şu detayları vermişti: “Fatih Projesi ile ilgili, projeyi bir tablet projesi gibi sunan kısır polemiklerin dışına çıkılması gerekiyor. Bunun ulusal anlamda bizim göğsümüzü kabartan, önemli etkileri olan bir proje olduğunu vurgulamak istiyorum. EBA, her geçen gün içeriğini geliştiren bir öğretim listesi havuzu konumunda. Dijital eğitsel içeriklere duyulan önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. EBA ile, sadece dijital materyal sunan bir sistem değil, öğretmenlerin kendi eğitsel içeriklerini de oluşturabilecekleri bir platform sunuluyor. Öğretmenler için ayrı bir projemiz daha var; onları içerik geliştiricisi olarak yetiştirebileceğimiz, böylece telif hakkı ödeyebileceğimiz ve motive edebileceğimiz bir eylem planı üzerinde çalışıyoruz. Bu gerçekleştiğinde; dünyada ve Türkiye’de eğitimcilerin ürettiği eğitim içerikleri çok daha önemli bir yere sahip olabilir. 900 bin öğretmeni olan devasa bir bakanlığız, içerik geliştiricileriyle hücre yenilenmesini sağlayabilirsek sistem içerisinde proje kendi kendini besleyen, ilerleten bir hale dönüşecek. EBA’da, önümüzdeki süreçte bu anlamda ciddi yatırım ve gelişmelere birlikte şahitlik edeceğiz. Bu süreçler olgunlaştıkça da paylaşacağız. İçerik temini ihaleleri yaparak eğitim sektörünün de, dijital eğitim yayıncılığı sektörünün de, Türkiye’de gelişmesini amaçlıyoruz.  Bu yayıncılık sektörünün bizim öğretmenlerimizle birlikte eş zamanlı olarak değişmesine ihtiyaç var. Bunu tek ayaklı olarak sadece öğretmenlerimizden eğitim içeriği almak gibi düşünmüyoruz. Şu ana kadar 5 tane ayağı oluştu ve hepsinin de beraber gelişmesi arzusundayız. Bu ayaklar; öğretmenler, TÜBİTAK, üniversiteler, dijital eğitim yayıncılığı sektörü ve diğer kamu platformları. Bu 5 ayağı beraber tutarsak, birbirlerini destekleyen bir şekilde yükselmeleri mümkün olacak.” Bu kapsamda, Türk Telekom/Sebit ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde hazırlanan eğitim programına seçilen öğretmenler, Mersin’de 20 Temmuz-12 Eylül tarihlerinde 125’er kişilik gruplar halinde, altışar günlük eğitimlere tabi tutuldu. Eğitime katılanlar arasından 100 öğretmen, Fatih Projesi e-İçerik geliştirme çalışmalarında görevlendirilecek.

Z-Kütüphane Projesi ile toplam 49 ilde 269 okul kütüphanesi zenginleştirildi

Diğer yandan MEB, 23.07.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ‘2015-2016 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Görecek Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ’de yer alan okul türlerine göre toplam 230 bin öğrenciye 2015-2016 eğitim öğretim yılında geçerli olmak üzere eğitim ve öğretim desteği verdi. Okul öncesinde 77.616, ilkokulda 125.128, ortaokulda 161.335, ortaöğretimde 297.154 öğrenci başvuru işlemini gerçekleşti. Bu arada MEB içindeki önemli bir protokolden söz etmek gerek: MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü arasında, Z-Kütüphanelere etkileşimli tahta ve internet altyapısı kurulması konusunda protokol imzalandı. Sayısal dünyaya bağlanan Z-Kütüphanelerde ( Zenginleştirilmiş Kütüphaneler ) sınıf ortamında olduğu gibi öğrencilerin gruplar halinde ders işlemeleri, araştırma yapmaları, yerli ve yabancı yayınları takip etmeleri için gerekli ortam sağlanmış olacak. ‘Fatih Projesi’ kapsamında fiber optik internet kablolama altyapısı tamamlanmış okullarda Z-Kütüphanelere etkileşimli tahta kurulacak. Etkileşimli tahta aynı zamanda bir PC görevi görecek. Bu sayede, öğrenciler, etkileşimli tahtada toplu kitap okuyabilecek. Öğrenciler, ayrıca Z-Kütüphanelerde aynen bir sınıf ortamında olduğu gibi toplu ders işleyip araştırma yapabilecekler. Okullar, bu teknolojilerle kütüphanelerinde bulunmayan çok sayıda yerli ve yabancı kaynağa ulaşma imkânına da sahip olacak. Z-Kütüphane çalışmalarına 2011´de başlayan MEB, bu kütüphanelerle okulların öğrenciler ve yetişkinler için birer hayat boyu öğrenme merkezi ve eğlenme-dinlenme etkinliklerine imkân veren yaşayan güvenli alanlar haline dönüştürülmesini amaçlıyor. Altyapı çalışmalarına 2011´de başlanan Z-Kütüphane Projesi ile toplam 49 ilde 269 okul kütüphanesi zenginleştirildi. Millî Eğitim Bakanlığı 2015 yılının sonuna kadar ülke genelinde 300 Z-Kütüphane daha kurulmasını hedefliyor.

 
ETİKETLER : 1038