Eğitim 09 MAYIS 2014 / 17:11

Bilişim hukukunu öğreniyoruz

İstanbul Ticaret Üniversitesi Bilişim Hukuku Eğitimi Programı açtı.  3 Mayıs’ta başlayan programda, katılımcılara toplamda 90 saatlik içeriğe sahip teorik ve pratik bilgi veriliyor.

Bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin etki alanı oldukça geniş. Yeni donanımlar ve teknolojik uygulamalar iş süreçlerimizi etkiliyor. Hızla değişen iletişim teknolojileri; sosyal medya uygulamaları, dosya paylaşımları ve artan veri üretimi ile gelen depolama gereksinimi de gündelik hayatımıza yön veriyor.

Gelişen teknolojileri uygulamaya adapte olurken bilişim teknolojilerindeki gelişmeler hayatımızda domino etkisi yapıyor. Ancak bizler kullandığımız teknolojilerin temelinde yatan hukuki yapıyı gözden kaçırıyoruz.

Bilişim hukuku, teknoloji alanında her tür gelişmenin hukuki ve sosyal risklerini öngörme, iş, eğitim, medya, ticaret gibi internet teknolojilerine paralel dönüşmüş¸ yeni çalışma modellerini hukuksal anlamda kurgulama ve bu alanda çıkması muhtemel hukuksal uyuşmazlıkları öncelikle önleme ve çözme aşamalarında hayati bir önem taşıyor.

Bilişim avukatı ve Bilişim Hukuku Eğitim Programı kurucularından Gökhan Ahi "Bilişim Hukuku’nun diğer hukuk dallarına göre farklı olduğu bir özellik de uluslararası nitelikte olması. Örneğin, tüm dünyada merakla beklenen Aereo davası veya olay yaratmış Prism skandalının etkileri  yakın zamanda Türkiye’de de hissedilecek. Fransa’da çok eleştirilen telif yasasının benzerini Türkiye’de meslek birlikleri de yapmaya çalışıyor. Artık birçok bilişim davasında küresel nitelikteki emsal kararlar Türk hakimlerinin dikkatine sunuluyor. Dolayısıyla, genel bilgiden öte, bu eğitim Türkiye uygulamasına da yön ve vizyon verecek nitelikte."
 Bir Tweet attık diye tutuklanılır mıyız? Ya da bir çevrim içi sözleşmeyle icralık olmak mümkün mü? Evet mümkün! SMS’ler boşanma davalarında, sosyal medya paylaşımları insan kaynaklarında kanıt olarak değerlendiriliyor.

Bu ihtiyacı gören İstanbul Ticaret Üniversitesi Bilişim Hukuku Eğitimi Programı açtı.  3 Mayıs’ta başlayan programda, katılımcılara toplamda 90 saatlik içeriğe sahip teorik ve pratik bilgi veriliyor. Özellikle hukuk fakültesi mezunları ve bilişim profesyonellerinin ilgi gösterdiği programa haftasonları günde 6 ders üzerinden 7 hafta sürecek eğitimin yüzde 70 devam zorunluluğu var.  Ayrıca, bilgi güvenliği uzmanları, sosyal medya içerik danışmanları, internet girişimcileri, adli bilişim konusunda uzmanlaşmak isteyenler, bilirkişiler, marka danışmanları ve reklamcılar eğitim programına katılabiliyor. Programa hukuk fakültesinin 2. sınıfı bitirmiş olmak şartı ile lisans öğrencileri de alınıyor.

Bilgi Teknolojilerini sadece yerel düzlemde düşünmek olanaksız. Dolayısıyla, bu program kapsamında dünyadaki son gelişmeler de işlenecek. Örneğin, dijital diplomasi, arama motoru hukuku, yeni nesil ödeme sistemleri, kitlesel fonlama, büyük veri gibi bir çok yeni kavramın hukuksal temelleri ve temel hukuki sorunları işlenecek. Eğitici kadrosu bilişim, telekom, bürokrasi alanlarında uzman avukatlar, bilgi güvenliği, sosyal medya ve maliye konularında uzman isimlerden oluşuyor.

Ahi, programa ilginin beklenilenden fazla olduğunu belirterek şunları söyledi: “Özellikle stajyer avukatlardan çok yoğun ilgi geldiğini söyleyebiliriz. Program, avukatları, hakimleri, savcıları kapsadığı gibi adli bilirkişileri, bilgi güvenlik uzmanlarını ve şirketlerin BT yöneticilerini de kapsayan nitelikte hazırlandı.

Sadece Türkiye’de değil, dünyanın bir çok ülkesinde de yeni hukuki sorunlara yeni çözümler aranıyor. Şu an için bu alanın oturmuş olması da beklenemez, zira bilişim hukuku kendisini sürekli yenileyen ve sürekli olarak ihtiyaç duyulan bir alan. Teknoloji geliştikçe hukukun bu alanı da gelişiyor.”

Teknolojinin kullanıldığı her yerde bilişim hukuku da var aslında. En basit e-posta kullanımından, nefret suçlarına,e-ticaretten, sanal mülkiyet haklarına kadar pek çok alanda hukuki bilgiye ihtiyacımız var. Ancak ne yazık ki bilişim hukuku konusunda uzman sayısı halen çok az. Üstelik her sektörün bilişim hukuku uzmanlarına doğrudan ihtiyacı var. Son gelişmeler bilişim hukuku uzmanlarına olan ihtiyacı gözler önüne seriyor. Dijital aktivizm, kişisel verilerin korunması, elektronik ticaret, dijital alanda fikri ve sınai haklar, sanal mülkiyet, bilişim suçu, dijital delil ve benzeri kavramlarla gün geçtikçe daha çok karşılaşıyoruz.  Birçok şirket bu çerçevede, geleneksel hukuk dallarında çalıştıkları hukuk bürosunun yanı sıra artık ayrıca bir danışmanlık hizmeti desteği gereksinimi duyuyor.Bu nedenle  uzmanlar; akademik programlar ve açılan özel eğitimlerle  sektörün danışmanlık ihtiyacını karşılamak üzere bilişim hukukunu öğreniyor.