Etkinlikler 17 MAYIS 2013 / 17:24

Eski ve yeni ekonomi buluştu

Türkiye’deki internet ekosisteminin yaratılması ve gelişmesi adına girişimciler ile yatırımcılar için pazar yeri oluşturan Etohum, ilk kez TEB Özel ana sponsorluğu ile düzenlediği “Startup İstanbul”da eski ekonomiyle yeni ekonomiyi buluşturdu. Çırağan Palace Kempinski’de düzenlenen konferans, geleneksel yapıdaki kurumsal şirketlerin yeni ekonomide nasıl ayakta kaldığını ve yatırımcıların gözünden girişimcilik ekosistemini ele aldı.

İnternet ekosisteminin Türkiye’deki önemli aktörlerinin katıldığı “Startup İstanbul”, bu kez yıllarca geleneksel iş modelleriyle çalışmış, fakat internet sektörüne yatırım yaptıktan sonra başarıyı yakalamış büyük kurumsal şirketleri ve üst düzey yöneticileri ağırladı.

“İnternet sektörüne 100 milyon dolar yatırım yaptık”

Startup İstanbul’un beklenen konuşmacılarından Doğan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Hanzade Doğan Boyner, “Doğan Online olarak internet sektörüne toplam 100 milyon dolar yatırım yaptık. Bugün 1 milyar ciro yapan ve dünyadaki e-ticaret firmalarının ilk beşine girebilecek seviyeye erişen Hepsiburada.com gibi başarıyı yakalayan, bizim Doğan Holding olarak yatırım yaptığımız birçok firma var. Başarısız olan firmalarımız da oldu ama bu başarısızlıklardan tecrübe kazandık ve başka başarılar elde ettik” dedi.

“Bize önce dijital zekâ, sonra internet zenginleri lazım”

Uzun yıllar Erikli Su’da üst düzey görev yapan ve eski ekonomiden yeni ekonomiye 2011 yılında radikal bir geçiş yapan Etohum Yatırımcı Kulübü üyesi Aslanoba Gıda A.Ş. CEO’su Hasan Aslanoba, internet ekonomisine geçiş sürecinde yaşadığı deneyimlere değinerek, “yeni ekonominin geleneksel ticari zekâ ile yürümediğini, dijital zekânın ve iş modellerinin günümüzde bambaşka bir yapıyla işlediğini ve birkaç yıl içinde büyük dönüşümlerin büyük fırsatlar getireceğini” söyledi.

Erikli Su’dan ayrıldıktan sonra biri yurtdışında olmak üzere toplam sekiz farklı yatırımla sekiz milyon dolar yatırım yaptığını belirten Aslanoba, “Büyüme fonunda sıkıntıyı aşabilmemiz için bizim internet zenginlerine ihtiyacımız var. Bundan böyle ancak bu ortamı yaratanlar, ekosistem içindeki farklı paydaşlarla mükemmel kombinler yaratmak için harekete geçenler internet sektöründe başarıyı yakalayabilecek. Bu bağlamda en geç 2015’te kırılma dönemine gireceğimizi, bu kırılma sayesinde de girişimlerin büyük şirketlere dönüşeceğini düşünüyorum. Tek yapmamız gereken cesur adımlar atmak ve benim gibi eski ekonomi dünyasından kopup gelenlerin yarattığı kaynaklarla ortak yatırımlar yapmak” dedi.

“Altı haftada lider şirketlerin cirolarına ulaştık”

1996 yılında yaptığı ilk yatırımla yeni ekonominin öncülerinden olan Doğuş Planet İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi İzi Adato ise, yeni ekonomide ağırlıklı olarak e-ticarete odaklandıklarını, Bonubon, Enmoda, Euromessage ve N11 gibi girişimlere yatırım yaparak bu girişimleri kısa sürede büyüttüklerini belirtti. “İnternet sektörü, Doğuş Grubu’nun yatırım yaptığı sekiz farklı sektörden biri çünkü gözardı edilemeyecek büyük fırsatlar sunuyor” diyen Adato, sözlerine şöyle devam etti: “Biz, bu sektörde sıfırdan başlamayı hedeflemiyoruz. Bu nedenle etkilendiğimiz girişimlere şimdilik fon mantığında yatırım yapıyoruz. Yeni ekonomide zamanlama, teknoloji ve insan kaynağı en önemli parametreler olduğu için, yatırımlarınızı portföy yönetir gibi yönetebiliyorsanız ve doğru ortak ile doğru teknolojiyi yakalamışsanız, büyümeye açıksınız demektir. Biz, yalnızca altı haftalık bir girişim olan N11 yatırımımızla şimdiden sektörün lider şirketlerinin aylık cirolarına ulaşmış durumdayız.”

Yatırımcıların gözünden ekosistem

Moderatörlüğünü Webrazzi.com Kurucusu Arda Kutsal’ın yaptığı “Yatırımcının Gözünden” başlıklı panele Intel VC Direktörü Barış Aksoy ve Revo Capital Yönetici Ortağı Cenk Bayrakdar konuşmacı olarak katıldı.

Şubat ayında uzun yıllar çalıştığı Turkcell’den ayrılarak 50 milyon dolarlık bir fon ile internet sektörüne giriş yapan Bayrakdar, Türkiye’nin fiber ve 3G altyapısıyla dünyanın ilk yedinci ülkesi olmasına rağmen, sahip olduğu 950 milyon dolarlık yazılım rakamlarının çok düşük olduğunu vurguladı: “Yatırımcı olarak bizim hedefimiz Türkiye’den dünyaya mal olacak etkili bir özgün teknoloji firması çıkarmak. Bu nedenle de parlak bir geleceği olacağına inandığımız Makineler Arası İletişim sistemleriyle, e-ticarette ödeme sistemleri ve tavsiye motorları gibi işin daha çok teknolojisiyle ilgileniyoruz. Bu altyapılar da kısa sürede kurumsal yazılımları geliştirerek SaaS yatırımlarını artıracak.”

54 ülkede toplam 10 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirten Intel VC Direktörü Barış Aksoy ise, “Yurtdışından teknolojiyi Türkiye’ye getirip buraya uyarlayan, Türkiye’nin altyapısına göre ölçeklendiren girişimlere yatırım yapmaya devam edeceğiz çünkü teknolojinin dünyanın herhangi bir yerinden, herhangi bir kişiden ve herhangi bir aşamada çıkacağına inanıyoruz. Bu nedenle 250 bin dolar da yatırıyoruz, 200 milyon dolar da. Bu konuda çok esnek davranıyoruz” dedi.

“Başarısızlık başarı getirebilir”

Startup İstanbul’un konuşmacılarından Doany & Partners CEO’su Paul Doany ise, bir yabancının bakış açısıyla Türkiye’deki internet pazarını ve yatırımcılara sunulan vergi teşvikleri konusunda kamu desteğini değerlendirdi. Türkiye’nin, genç ve eğitimli nüfusu, tüketicilerin yüksek harcama kapasitesi ve girişimcilerin cesareti nedeniyle yabancılar için cazibe merkezi haline geldiğini belirten Doany, melek yatırımcılığın ve özel sermaye yatırımlarının her geçen gün daha da büyüyeceğini öngördüğünü söyledi. “Başarısızlığımız en büyük başarımız olabilir” diyen Doany, daha çok başarısızlıklardan etkilendiğini, yapılan hataların daha büyük başarıları getirebileceğini belirterek girişimcilere umut verdi.