Dosya Finans ve Bankacılık 18 ŞUBAT 2013 / 08:35

Mobil uygulamalar bankalar için zorunluluk haline geldi

Türkiye’de hızla gelişen mobil alanda bankalar etkinliklerini hızlar artırıyor. Bu durum hem bankalara yeni fırsatlar yaratırken, hem de geliştiricilere gelir kaynağı oluyor.

Akıllı telefonların yarattığı devrimle birlikte, hepimiz birer mobil kullanıcıya dönüştük. Bireylerin bu kadar kısa sürede uyum sağladığı mobil yaşama yönelik kurumların da çözümleri hızla geliyor. Bu çözümleri gerçekleştirmek için finans sektörü de öncülük etme görevini yine üstleniyor.
Bankacılık sektörü sürekli olarak değişen ve gelişen müşteri taleplerini karşılayabilmek için mobil teknolojilerde oldukça inovatif ve yenilikçi çözümler talep ettiğini dile getiren Pozitron Kurucu CEO’su Fatih İşbecer, “Türkiye’nin ilk mobil bankacılık uygulamasını İş Bankası için geliştirdik. 2007’de Java bazlı telefonlar üzerinden hizmet veren IŞCEP şimdi 9 farklı platformda hizmet veriyor. Akıllı telefonların yaygınlaşması ile mobil sınır tanımaz hale geldi. Şubelerden ya da internet üzerinden yapılan para transferleri, kredi kartı borcu ödeme gibi işlemlerin yanı sıra QR kodla para çekme, faturaların barkodunu scan ederek saniyeler içerisinde ödeme yapma, zenginleştirilmiş gerçeklik gibi başka hiçbir platformda mevcut olmayan inovatif özellikleri mobil üzerinden sunabiliyoruz” dedi. İşbecer’e göre, Türkiye’de başlangıçta lüks olarak görülen mobil bankacılık uygulamaları artık temel ihtiyaç haline gelmiş durumda, bu kanal bankalara gelir kazandırdığı gibi maliyetlerden tasarruf ve mutlak müşteri memnuniyeti de sağlıyor.
Rekabet mobil taleplerin karşılanmasını sonucunu doğurdu
Mobil hayata adımı hem müşteri hem de çalışan ayağını incelemek gerektiğini ifade eden IBM Küresel İş ve Teknoloji Danışmanlığı, Finansal Hizmetler Sektörü Lideri Ümit Altınay, “Mobil cihazların, akıllı telefonların ve dijitalleşmenin popülerleşmesi tüketicinin müşterisi olduğu kurumla ilgili ihtiyaçlarını değişik kaynaklardan karşılama isteklerini artırdı. Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bankacılık sektöründe ise farklı kanallardan gelen müşteri taleplerini karşılamak kaçınılmaz” şeklinde konuştu.
Mobil iş gücünün önümüzdeki yıl 1.19 milyara ulaşması beklendiğini aktaran Altınay, IDC’nin rakamlarını hatırlattı:
“2010 yılında 303.4 milyon olan akıllı telefon satışları,  2011 yılında 450 milyona ulaştı. Akıllı telefon pazarının mobil telefon pazarının dört katı hızında büyümesi bekleniyor. Bu ortamda şirketler mobil uygulamalar gibi eğilimleri işbirliklerini hızlandırmak, müşteri ilişkilerini derinleştirmek, hızla yeni fikirler üretmek ve daha etkin bir iş gücüne sahip olmak adına iş yapış şekillerine daha iyi bütünleştirmenin yollarını arıyorlar. Çalışanlar için ise kurumsal mobil uygulamalar çalışanların yoğun tempolarında günlük hayatlarına sınırsız kolaylıklar sağlıyor ve gelen taleplere daha hızlı yanıt verebilmelerinin önünü açıyor.”
Yeni nesil için tek iletişim kaynağı mobil uygulamalar
Kullanıcıların en hızlı ve kolay şekilde ihtiyaçlarını gidermek istediklerinden dolayı şube ve internet bankacılığının yerine mobil bankacılığa yöneldiklerini kaydeden Mirsis Genel Müdürü ve kurucu ortağı Gül Dizgider, “Özellikle yeni nesil için mobil uygulamaların bankacılıkla nerdeyse tek iletişim kanalı olduğunu gözlemliyoruz. Bankalar tarafında ise mobilin avantajları sayesinde bankacılık işlemleri ve süreçler, çok daha hızlı bir hal aldı. Ayrıca işgücü maliyetleri açısından değerlendirildiğinde de mobil bankacılık daha tercih edilebilir bir durumda” şeklinde konuştu.
Mekân ve zaman bağımsızlığı geliyor
“Artık zaman çok değerli ve özellikle çalışan kesim için kısıtlı zamanını en verimli şekilde kullanmak önemli” diyerek sözlerine başlayan Anadolu Bilişim Satış Müdürü Sibel Bilgin, mobil uygulamalar sayesinde bankaların, müşterilerinin ihtiyaç ve taleplerini, mekan ve zamandan bağımsız olarak çok daha hızlı bir şekilde karşılayabildiklerini ifade etti. Bu durumun da müşteri memnuniyetini maksimum seviyeye çıkardığını aktaran Bilgin, “Artık müşteriler her an her yerden fatura ödemesi, para transferi yapıp, yatırımlarını yönetebiliyor. Bu hizmetleri güvenli platformlar üzerinden kullanıcı dostu uygulamalar ile yapılması sağlayan bankalar müşterileri ile daha iyi bağ kurabiliyor” dedi.

Mobil ile ATM tasarım prensipleri benziyor
Mobil bankacılık uygulamaların sunduğu en büyük değer  bankacılık hizmetlerine konum ve zamandan bağımsız ulaşma imkanı olduğunu belirten UXservices Yönetici Ortağı Emrah Yayıcı, “Mobil bankacılıkta yapılan en büyük hata mobil uygulamaların internet bankacılığı uygulamalarının minyatürize edilmiş hali olarak tasarlanması. Doğru olan ise kullanıcıların genellikle para transferi, bakiye görüntüleme, fatura ödeme gibi anlık işlemlerini kolaylıkla ve hızla yapabilecekleri bir platform oluşturmak” açıklamasında bulundu.
Yayıcı’ya göre, mobil tasarım prensipleri temel olarak ATM tasarımlarında uyguladığımız prensiplere benziyor. İnsanlar ATM’leri sunulan onca işleme rağmen fiziksel para çekip, yatırabildikleri bir ortam olduğu için tercih ediyor. Bu işlemi hızla ve kolaylıkla yapabilme özelliği müşteriler için sunulan diğer tüm özelliklerden daha önemli. Mobil tasarımda da hangi işlemlerin uygulamaya dahil edileceğini belirlerken önceliklendirmeyi doğru yapmak gerekiyor.
“Finans sektörü teknolojideki yenilikleri yakından takip ediyor” diyerek sözlerine başlayan QlikView Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Müjde Işım, “Amaç bilgi sistemlerini kullanarak müşterilerin ihtiyaçlarına daha hızlı ve çabuk cevap verirken rakiplerin de bir adım ilerisinde yol alabilmek. Mobil bankacılık  da, bankaların müşterilerine daha yakın hizmet verebilmeleri için kullandıkları önemli bir kanal haline geldi” dedi.
Yapı Kredi Mobil Uygulaması pazarda yerini aldı
Yapı Kredi mobil bankacılık uygulamalarını “Yapı Kredi Uygulama Marketi”nde birleştirerek ve müşterilerine tek bir platformdan hizmet veriyor.
Banka, tüm mobil bankacılık uygulamalarını ayrı bir sitede tek çatı altında topluyor. Uygulamalara ait detaylı bilgilerin, ekran görüntülerinin, kullanıcı yorumlarının ve hızlı yükleme talimatlarının yer alacağı site ile Yapı Kredi Mobil Uygulamaları’na ulaşma imkanı sunulacak. Yapı Kredi Uygulama Marketi’ne “ykb.com/market” gibi kısa bir alan adıyla erişilebilecek.
Yapı Kredi Alternatif Dağıtım Kanalları Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, “Mobil tarafa verdiğimiz önem neticesinde bu konudaki en kapsamlı uygulamaları hayata geçiren öncü banka konumundayız. Uygulama Marketi ile yine bir ilki gerçekleştirerek Yapı Kredi tarafından sunulan tüm mobil uygulamalara hızlı ve kolay bir şekilde ulaşılabilmesini sağladık” dedi. Mobil bankacılıkta hızlı bir ivme yakaladıklarını ve bu alandaki pazar paylarının, internet bankacılığı pazar payından yüzde 50 daha fazla olduğu bilgisini veren Doğan, “Türkiye’de internet bankacılığı belli bir doyum noktasına ulaştı. Bundan sonra sıra mobil ve sosyal medyada” şeklinde konuştu.
Yapı Kredi olarak Mobil Bankacılık uygulamalarını hizmete sundukları 2011 yılından bu yana, müşterilerin yoğun ilgisi ve beğenisi ile karşılaştıklarını dile getiren Yakup Doğan, “Mobil bankacılık uygulamalarımızı kullananlar arasında 93 yaşında bir müşterimiz bile var. Mobil uygulamalarımızı yükleyen kullanıcı sayımız ise 1 milyonu aşmış durumda ve hızla artıyor. En popüler fonksiyonlarımızdan biri ise ‘IBAN gönder’”dedi.
Yapı Kredi olarak mobil uygulamaların yanı sıra sosyal medyayı da çok iyi kullandıklarını kaydeden Yakup Doğan, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya mecralarının bankaların CRM altyapısını desteklemeye başladığını vurguladı.
Garanti Bankası, Fjord ile beraber geliştirilen Cep Şubesi uygulamalarını yayına aldı
Türkiye’de hızlı şekilde yükselen akıllı telefon kullanımına paralel olarak, Garanti Bankası, Fjord işbirliği ile iOS ve Android cihazlarda Cep Şubesi’ni devreye aldı. İşbirliğiyle ortaya çıkan uygulamalarla beraber, akıllı telefon kullanıcıları hareket halindeyken de tüm finansal işlemlerini gerçekleştirebilecek, hesaplarını kontrol edebilecek, finansal durumlarını görüntüleyebilecek, kısaca anlık olarak tüm bankacılık işlemlerini hızlı şekilde gerçekleştirebilecek.
Kullanıcılar tarafından yoğun rağbet gören uygulamalarla beraber mobildeki pazar paylarında da yükselişler görüldü. Garanti Bankası’nın sene başında yüzde 30 olan 3. çeyrek itibarıyla pazar payı müşteri adedinde yüzde 39’a, işlem hacminde ise yüzde 41’e yükseldi.
Garanti Bankası Şubesiz Bankacılık Birim Müdürü Deniz Güven, “Akıllı telefonların özelliklerinin sürekli gelişmesiyle beraber mobil cihazların hayatımızdaki yeri artıyor. Yaptığımız araştırmalarda görüyoruz ki mobil artık kullanıcılarımızın hayatındaki ilk ekran. Yola çıkmadan trafiği kontrol etmek, çektiğimiz fotoğrafları paylaşmak, gündemi takip etmek, yemek sipariş vermek için artık farklı kanallar kullanmak yerine hepsini mobilden gerçekleştirebiliyoruz”dedi.
Fjord İstanbul Ofisi Genel Müdürü Iñaki Amate ise görüşlerini şöyle ifade etti:
“Mobil teknoloji son dönemde Türkiye pazarını inanılmaz bir hızla değiştiriyor, bunu görebiliyoruz. Biz de son projemizle kullanıcıyı tasarımın merkezinde tutan yaklaşımı kullanarak Garanti’nin mobil bankacılıktaki gerçek potansiyelini ortaya çıkarmasını sağladık”
iOS ve Android uygulama mağazalarında bulunan, kişisel finans yönetimi yapılabilmesini sağlayan Cep Şubesi uygulamasının renkli veri grafikleri ile kullanıcılar hesap geçmişini görüntüleyebiliyor, para transferi ve ödeme gibi işlemleri gerçekleştirebiliyor ve yatırım fırsatlarını öğrenebiliyorlar. Yeni mobil bankacılık deneyimi tüm cihazlarda kusursuzca çalışırken, kullanım kolaylığı ile dikkat çekiyor.

Bankacılık sektörü kendi işiyle ilgilenmeli

“Biz BT şirketleri kendi finans kurumlarımızı veya bankalarımızı kursak sizce faydalı olur mu?” diyerek soruyla sözlerine başlayan Siztek Kurucusu Elzer Hara, “Bence her kurum kendi uzman olduğu konuya odaklanmalıdır. Bankacılık sektörü de kendi iş alanı olan bankacılık ve finans üzerine yoğunlaşmalı, burdaki süreçleri tekrar tekrar gözden geçirmeli, teknolojiyi sadece işlerini hızlandıran, yardımcı olan ve kolaylaştıran bir etken olarak görmeye devam etmelidir. Piyasada gerçekten yeteri kadar bilgi ve birikime sahip BT şirketi mevcut ve tüm teknolojik gelişmelere paralel olarak bankacılık sektöründe çeşitli ürün ve çözümlerle hizmet verebilmektedir” dedi.
Hara’ya göre, bankaların teknoloji departmanlarını şirketleştirmesi doğru değil ve BT sektörüne bu şekilde yeni oyuncu kazandırmak sektöre zarar verecek.

Bankalar öncelikle kendi verilerini çok iyi yönetebilmeli

Veri odaklı organizasyonların ağırlıklı olduğu finans ve bankacılık sektöründe bilgi teknolojilerine yön veren 3 temel eğilimin söz konusu olduğunu dile getiren KOMTAŞ Bilgi Yönetimi Genel Müdürü Yüksel Çomak, “Mobilite, bulut bilişim, sosyal medya eğilimlerinin yarattığı değişim, finans sektörünün eskiden gelen mevcut sistemlerden çıkıp, daha çevik daha teknolojik gelişmeleri destekleyen sistemlere geçmeleri konusunda zorluyor” dedi.
Önümüzdeki dönemde sektörü en fazla zorlayacak konunun iki soruya cevap vermek olduğunu ifade eden Çomak sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Çok büyük maliyetlerle mevcut durumu devam ettirmek mi, yoksa modernizasyon projeleri ile birlikte kullanılan teknolojileri ve altyapıları yenilemek mi? Sorularına cevap vermek en önemli aşama olacak. Yenileme projelerinin yüksek başlangıç maliyetleri olsa da rekabet gücünü taşıyacak doğru bir yatırım olacak.”
Veri yönetimi konusunda bankalara tavsiyelerde bulunan Çomak, “Herhangi bir banka, öncelikle sahip olduğu veriyi çok iyi yönetebilmeli. Daha sonra mobilite ve sosyal medyanın oluşturduğu dünyanın verisini yönetme konusundaki becerilerini geliştirmelidir. Bunu yaparken de en doğru teknoloji altyapılarına sahip olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Platform uygulamalarının sayısı hızla artıyor

“Bankacılık hizmetlerinin 7/24 ve her yerden, her kanaldan erişilebilir olması gerçek anlamda mobil uygulamalarla hayata geçti” diyerek sözlerine başlayan Asseco SEE İş Birimi Yöneticisi Osman Özdemir, “Başlangıçta web tarayıcı uygulamaları olarak geliştirilen uygulamaların mobil cihazlarda henüz web 2.0 ve html5 uyumu genellikle yetersiz olduğundan, ‘platform’ uygulamaları sayısı hızla artmakta. Ancak mobil bankacılık uygulamalarının en büyük eksiği, kullanıcı deneyiminin ölçülememesi ve yönetilmemesi. Mobil platformlardaki güvenlik ise hala büyük tehdit olmaya devam etmekte” şeklinde konuştu.

Bankalar mobil ile tasarruf sağlıyor

Bulut bilişim teknolojisi yardımı ile tüm banka müşterilerinin artık şubeye gitmeden mobil uygulamalar ile işlem yapabilmesinin günümüzde şubecilik anlayışını değiştirdiğine işaret eden Navigator İş ve Bilgi Yönetim Hizmetleri İş Uygulamaları Hizmet Yöneticisi Melike Ayköse, “Artık bankalara ait şubelerin sayısında ve büyüklüklerinde azalma olmasıyla birlikte, bankalar bu yönden yaptıkları tasarrufu mobil uygulamaların gelişmesi için yeni yatırımlar yaparak kullanıyorlar” dedi.

Durakta beklerken neden fatura ödenmesin?

Dünyanın değişim hızına ayak uydurmak için insanların artık beklemeye tahammülleri olmadığına dikkat çeken Software AG Türkiye Başkan Yardımcısı Gökhan Arıksoy, “Bir kişi aklına estiği anda bir arkadaşını cep telefonundan arayıp sinemaya davet edebiliyor, tabii bundan hemen önce akıllı telefondan nerede hangi filmin oynadığına bakmış oluyor. Peki neden kredi kartıyla o anda bilet de alamasın? Neden ay sonunda bu kredi kartının ödemesini durakta otobüs beklerken yapamasın?” sorularını yöneltti. Arıksoy’a göre, bu gibi hizmetleri sağlamak bankalar için bir zamanlar lükstü, şimdi ise bunları sağlamayan geride kalıyor.
ETİKETLER : Sayı:909