Genel 09 EYLÜL 2013 / 08:00

2023 hedefleri yenileniyor, 2035 vizyonu çiziliyor

Tarihinin en kalabalık açılışını yaşayan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şurası, bölge ülkelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti.

Şûra için hazırlanan raporla birlikte 2023 hedeflerini yenileyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, 2035 vizyonu doğrultusunda yapılabilecekleri masaya yatırdı. Açılış konuşmalarında teknolojinin topluma etkisi ve bundan sonra alınması gereken yol üzerinde duruldu.

Dört yıl aradan sonra 11.’si düzenlenen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şûrası, tarihinin en kalabalık katılımıyla kapılarını açtı. Dünyanın dört bir yanından katılımcıları ağırlayan şûranın açılışında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım açıklamalarda bulundu.
İlk olarak söz alan Şûra Sektör Raporları Koordinatörü Prof.Dr. Oral Erdoğan, ulaşım ve haberleşme yatırımlarının ülkelerin gelişimine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek sözlerine başladı. Yapılan yatırımlarla vatandaşların çağdaş uygarlık seviyesine çıkmasının hedeflendiğini belirten Erdoğan, “Bin 557 kişilik ekiple 2 bin 500 sayfalık rapor hazırlandı ve 400 sayfalık bir özeti çıkarıldı. Rapor için 100’e yakın yurtdışından gelen uzman da destek verdi” şeklinde konuştu.

“Her dönem iletişimin merkezi İstanbul”

Şûranın evsahibi konumunda olan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, 2002 yılından bu yana siyasi istikrar sayesinde hedeflerin bir bir gerçekleştirildiğini anlattı. Daha önce bu süreçte 192 milyar liralık yatırımda bulunduklarını açıklayan Yıldırım, daha çok ulaşım sektöründeki kat ettikleri mesafeden söz etti:
“Havacılıkta 26 aktif havaalanı sayımız 52’ye çıktı. Yüzde 100’lük bir artış sağladık. Yine son on yılda bölünmüş yol ağımızı 6 bin 100 kilometreden 22 bin 313 kilometreye çıkardık. Burada 2,5 kat bir artıştan bahsediyoruz. Yine son 10 yılda ülkemiz hızlı trenle tanıştı. Mevcut demiryolu ağının yarıdan fazlasını 7 bin 600 kilometrelik mevcut demiryolunu yeniledik. Sinyal çalışmalarına hız verdik. Elektrikli hatların uzunluğunu artırdık. Denizcilikte kabotaj taşımacılığında bir artış meydana geldi. Özellikle ÖTV’nin kaldırılması ile birlikte burada ciddi bir yolcu ve yük taşımacılığında artış oldu. Daha da çarpıcı olan kruvazör taşımacılıkta aşağı yukarı 3 kattan fazla bir artış yaşadık.”
Atatürk’ün işaret ettiği stratejiyle Cumhuriyetin 100. yılında projelerin hayat bulduğunu belirten Yıldırım, “Ülkemizi bilgi otobanlarıyla donattık. Milli Eğitim Bakanlığı ile yüzyılın projesi FATİH’e başladık. Marmaray ile İpek Yolu’nu günümüzün bir gerçeği haline getirdik” dedi.

2023 genişbant abone hedefi 45 milyona yükseldi
Etkinlikte, Türkiye’de karayolu yatırımları, karayolu trafik güvenliği, AB Karayolu altyapısının gelişimi, 2020 ve sonrası için Birleşmiş Milletler’in 10 yıllık eylem planı, demiryolu sektörünün geleceği ve sosyal etkileri gibi konu başlıklarına yer verildiğine değinen Yıldırım, bilişim teknolojileri konusunda şu bilgileri verdi:
“10. Şûra’da 6 milyon olan genişbant abone sayısı bugün 21 milyonu buldu ve toplam internet abone sayısı 50 milyona ulaştı. 2023 için genişbant abone sayısı hedefi 30 milyondu, bu hedefi 45 milyona yükselttik. 3G kullanıcıları ise şimdiden 44 milyonu buldu.” 11. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Şurası’nın ana temasının “Herkese ulaşım, hızlı erişim” olarak belirlendiğini söyleyen Yıldırım, “Burada kastımız ulaşımı yurdun her tarafına yaymak. Hatta bölgesel anlamda ulaşım altyapısının kalitesini standardını aynı düzeye getirmek. Kendi ülkenizde mükemmel ulaşım altyapısı yapabilirsiniz. Ama komşu olduğunuz ülkeden başlamak üzere başka ülkelere giden ulaşım ağları aynı standardı sağlayamazsa, burada amaca erişmiş olmayız. Bunun için uluslararası nitelikte şûra topluyoruz. Bölge ülkelerini, komşu ülkelerini, onların bağlantılı olduğu ülkeleri de bu şûraya özellikle davet ediyoruz ki burada aynı kaliteyi, aynı emniyet faktörlerini, aynı erişebilirliği sağlayalım” dedi.
OECD ülkelerine kıyasla 2002 yılında oldukça geride olduklarına değinen Yıldırım, şu anda altyapı yatırımlarının milli gelire oranının yüzde 1 seviyesinde olduğunu aktardı. OECD ülkelerine yetiştiklerinin altını çizen Yıldırım, 2023’e kadar bu oranın korunması için çalışacaklarını vurguladı.

“Teknoloji toplumların kimyasını değiştiriyor”
Sosyal medya dahil olmak üzere teknolojiyi yoğun bir şekilde kullandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gelişen teknolojiyle birlikte dünyanın küresel bir köy olarak tanımlanabileceğine işaret ederek, insanın zaman ve mekân bağımlılığının ortadan kalktığı bir döneme girildiğini aktardı. Ulaştırma ve haberleşme altyapısının küresel sekonominin parçası olması açısından önemli olduğunu belirten Gül, “Bilim, teknoloji ve inovasyonla ekonomi üst seviyeye çıkabilir. Türk bilim insanlarının mucit yönüne güveniyorum” dedi. Abdullah Gül, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Teknoloji toplumların kimyasını değiştiriyor. Sosyolojik ve siyasi etkileri doğrudan görülüyor. Olumlu etkilerinin yanı sıra bir ilaç gibi yan etkileri de oluyor. İnsanların, ürünlerin ve sermayenin özgürce dolaştığı bir ortam hedefliyoruz.”
ETİKETLER : Sayı:937
YORUMLAR
merih ışın 11 EYLÜL 2013 / 14:16 0 0
Yol ayrımı

Evet! Görülmeye ve hatta yaşanmaya başlandığı gibi ülke olarak bir yol ayrımındayız. Uluslararası konumumuz yeniden çiziliyor bugünlerde. Ve tabiri caizse üzeri çiziliyor.

Türkiye’nin ilk aylık Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri dergisi Telepati’nin 19.yılını idrak ettiği bugünlerde sizlerle mutlu ve umutlu bir yazı ile birlikte olmak isterdim. Ancak maalesef gündem öyle bir birlikteliğe izin vermiyor.

Birleşmiş Milletler’de, UEFA’da şimdi de Olimpiyatlarda. Yalnızlaşıyoruz... Hükümet’in izlediği politikalar bizi yalnız adamı oynamaya doğru hızla götürüyor. Başvekilin ziyaret ettiği son ülkelerde; Afrika’da, Ortadoğu’da ve Güney Amerika’da hep olumsuz tepkiler gördük. Bu daha başlangıç. Bunların yansıması ekonomide, turizmde ve ihracatta bizi çok daha fazla rahatsız edecek. Küresel bir köy haline gelen Dünya’mız, içerisinde yaşamakta olduğu her şeyin detaylarıyla farkında artık.

Ülke olarak hedefler konuldu 2023 için… Bilişim ve haberleşme sektörümüz için de hedeflerimiz var. Ve bu hedefler, altı ayda bir sürekli ve olumlu olarak revize ediliyordu. Daha büyük hedeflere hazırlanılıyordu.
Kamu olsun özel sektör olsun elbirliğiyle çalışıyordu. ARGE ve inovasyon destekleri hem ulusal hem de uluslararası platformlarda bir biri ardına geliyordu. Yazılım ve donanımdaki gelişmeler ümit vadediyor yeni hedefler belirleniyordu. Gelinen bu noktadan sonra nasıl gerçekleştirileceği düşünülüyor bu hedeflerin? İçeride ve dışarıda yaşanmakta olan bu nahoş olaylar ve gelişmeler derhal bir son bulmazsa hepsi hayal.

Yaklaşan seçimler ve doğuracağı düşünülen sonuçlar, içeride çığ gibi büyüyen inatlaşmalar, ekonomideki olumsuz gelişmeler, ‘siz’ ve ‘biz’ler, uluslararası arenadaki her dalda başlayan genel sıkıntılar bana hep bunun daha bir başlangıç olduğunu ve çok daha vahim olabilecek sonuçlara doğru hızla koştuğumuzun göstergeleri gibi geliyor. Allah sonumuzu hayır etsin…

Bu yoldan derhal dönülmesi ve yaşanabilecek çok daha büyük sıkıntılarla karşılaşmamak adına herkesin üzerine düşeni hemen yapması gerekmekte. ‘Görünen köy kılavuz istemez’ demişler. Çok da doğru söylemişler. Tüm dünyanın açık ve seçik olarak izlemekte olduğu bu acayiplikleri ve tutarsızlıkları bir yana bırakıp on yıldır düzelmek için çok şeyler feda edilen konumumuza hemen geri dönmeliyiz.
Yoksa, dediğim gibi: 2023 hedefleri ve özlenen ve saygın bir Türkiye bir hayal…

Bir an evvel istikrarlı ve barışçı bir ortama kavuşabilmemiz dileğiyle.
Saygılarımla.