Genel 28 NİSAN 2014 / 08:00

Anlamlı bir gelecek için ‘Futurium’

Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri, 21. kez gerçekleştirildi. Türkiye’nin akıllı büyüme ve BT ile ilgili çok büyük hedeflerinin bulunduğunu belirten Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Şahinoğlu, bu hedeflere ulaşmada en büyük rolün özel sektöre düştüğünü belirtti.

Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri, 21. kez gerçekleştirildi. Türkiye Bilişim Derneği tarafından Antalya’da yapılan seminerde, yeni bilişim stratajileri tartışıldı.

Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılımıyla Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri – BİMY’21, Türkiye Bilişim Derneği tarafından 17-20 Nisan tarihleri arasında Antalya’da düzenlendi. Açılışı TBD Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Menteş’in yaptığı seminerde, Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Dijital Türkiye Platformu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Huawei Türkiye Genel Müdürü Zhao Gang konuşma yaptılar. Menteş, 21 senedir aralıksız düzenlenen bu etkinliğin gurur kaynakları olduğunu söyledi ve “Bu seneki etkinliğimizin ana teması ‘Futurium’ ki bu bir Avrupa Birliği inisiyatifi; gelecek öngörülerinin yapıldığı bir platform. Bu platform tamamen ‘Sayısal Gündem’ hedefleri için yapılıyor. TBD olarak bu inisiyatifi kullanmaya, AB ‘Sayısal Gündem’ini Türkiye gündemine taşımaya karar verdik. Yapacağımız her şey ‘gelecek’ ile ilgili olmalı” açıklamasını yaptı.

Hedef; 2019’da tüm kamu hizmetlerinin elektronik olarak sunulması
Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Avrupa Birliği en demokratik birlik. Böyle bir kıtada bulunmak Türkiye için şanstır. AB’nin 2020 stratejisinde, istihdam, Ar-Ge, eğitim, yoksullukla mücadele gibi hedefler ortaya konulmuştur. Türkiye’nin 2023 hedeflerine baktığımızda AB’nin hedefleriyle örtüştüğünü hatta Türkiye’yi daha ileriye götürecek hedeflerin olduğunu söyleyebiliriz. Akıllı büyüme ve BT ile ilgili çok önemli hedeflerimiz bulunuyor. 2019 yılında tüm kamu hizmetlerini elektronik olarak sunmak istiyoruz. Hedeflerimize ulaşmada en büyük rol özel sektöre düşüyor” şeklinde konuştu. Faruk Eczacıbaşı da, orta gelir tuzağından çıkılması için her yıl yüzde 8 büyümenin ortaya konulması gerektiğini kaydederek Türkiye’nin akıllı, sürdürülebilir ve katılımcı büyümeyi gerçekleştirmesinin şart olduğunu vurguladı ve “Dijital Türkiye Platformu olarak Türkiye’nin ilerlemesine katkıda bulunmak istiyoruz” ifadesini kullandı. Zhao Gang, Huawei olarak Türkiye’yi desteklemeye hazır olduklarının altını çizdikten sonra, Alcatel-Lucent Enterprise Global Başkan Yardımcısı ve Veri Ağları Bölümü Genel Müdürü Stephane Robineau, Samsung Electronics Türkiye Kurumsal Çözümler Direktörü Tansu Yeğen, IBM BT Mimarı Şevket Volkan Erdoğan ve Huawei Singapur Yeterlik Merkezi Direktörü ve Başdanışmanı Nigel Bruin sunumlarını yaptılar.

Her bölge için ayrı teknolojik hedefler koymak gerek
Yöneticiliğini Murat Pehlivan’ın yaptığı ‘Geleceğin Bilişim İhtiyaçları’ paneline; TV Yayıncıları Derneği Başkanı Zahid Akman, RTÜK Lisans Dairesi Başkanı Muhsin Kılıç, Kalkınma Bakanlığı Daire Başkanı Kamil Taşçı, Aselsan Bilgi Güvenliği Müdürü Ali Yazıcı konuşmacı olarak katıldı. Ülkelerin orta gelir tuzağına düşme nedenlerini; teknoloji açığı, zayıf bilgi stoğu ve üretim kapasitesi olarak gösteren Taşçı, “Üretim çeşitliliği ne kadar çoksa ekonomik yapı o kadar güçlüdür. Cari açığın temel nedenlerinden biri de enerji ithalatıdır. Her bölgenin farklı dinamikleri bulunuyor. Her bölge için ayrı teknolojik hedefler koymak lazım. Türkiye’nin kaçırdığı nokta bu” ifadesini kullandı.
“3G’den 4G’ye keskin bir geçiş yok” şeklinde konuşan Yazıcı, kamu güvenliğinde güvenlik sistemlerinin önemine vurgu yaptı ve “Devletin ekosistemi, Ar-Ge’yi bir plan dahilinde desteklemesi gerekir” şeklinde ekleme yaptı. Kılıç da, LTE’nin ihtiyaç duyduğu spektrumun önemine değinerek yeni bir yayıncılık türü olan OTT’yi hatırlattı ve yayıncılığın klasik yöntemlerden çıkarak etkileşimli bir hale dönüştüğünü söyledi. Akman, “2020 yılında nasıl bir TV yayıncılığı olacak? Hem yürütme hem yasama sürecinin sorunsuz olması konusunda bir çaba göremiyorum. Hükümetin bu konuda çok ciddi planlama yapıp hukuki altyapısının da yasalarla doldurulması gerekiyor. 20 yıl önce özel TV’lere geçişte sağlam hukuki altyapı kurulamadığından biz bugün bu sorunları yaşıyoruz” eleştirisini getirdi.

Yapay zekânın hayalleri bilişimle gerçeğe dönüyor mu?
‘İnovasyon Ar-Ge’de Yeni Yönelimler’ panelini ODTÜ Enformatik Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Nazife Baykal yönetti. ‘Sağlığa Fütüristik Bir Yaklaşım” sunumunu yapan Bewell Danışmanlık Genel Müdürü Dr. Cenk Tezcan, “Geleceğin planlanabilir olduğunu düşünüyoruz, anlamlı bir gelecek kurmak istiyoruz. Gelecekle ilgili plan yapan herkes fütürüsttir. Gelecekle ilgili plan yapabilmek için de geçmişi bilmek, günceli takip etmek gerekir. Yüzyılın sonunda doku mühendisliği ve kök hücre çalışmaları sayesinde yeni organlar yaratabileceğiz” dedi. 3 boyutlu yazıcılarla ilgili ilginç gelişmeleri paylaşan Burak Pekcan, katmanlı üretim teknolojisinin geldiğini aktardı ve katmanlı üretim uygulamalarından örnekler verdi. Pekcan, “Bu teknoloji insansız hava aracında da kullanılıyor” açıklamasını yaparak “2040’da herkesin bir 3 boyutlu yazıcısı olacağı öngörülüyor. Şu anda bile 3 boyutlu et üretiliyor” dedi. ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nden Yrd. Doç. Dr. Cengiz Acartürk, ‘Bilişsel bilimler gözüyle yapay zekâ ve bilişim’ sunumunu gerçekleştirdi. Acartürk, “Yapay zekânın hayalleri bilişimle gerçeğe dönüyor mu?” sorusunu gündeme getirdi ve akıllı evler, göz hareketi algılayıcıları, beyin makine arayüzleri gibi örnekleri aktardı. Yrd. Doç. Dr. Buğra Koku da “Robotlar gelecek mi? Hayatımızın bir parçası haline gelecek mi?” sorularından sonra “Farklı bir ortama kayış var. Biz bunu nasıl yöneteceğiz? Çevresi ile iletişim kuran makineler üzerinde çalışılmalı. İnsan odaklı üretmek ve satmak gibi bir hedefimiz olmalı. Ülkemizde özgüven artırılmalı” şeklinde konuştu.

Bilgide disiplin için öncelikle Ulusal Veri Sözlüğü olmalı
Yöneticiliğini TODAİE e-Devlet Merkez Müdürü Prof.Dr. Türksel Kaya Benghsir’in yaptığı ‘Büyük Veri – Kamu Veri Merkezi’ paneline TÜBİTAK BİLGEM e-Dönüşüm Proje Yöneticisi Mustafa Afyonluoğlu ve Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Doğan Nadi Leblebici katıldı.
Benghsir, sürdürülebilir ekonomi için büyük devletlerin verileri anlamlandırarak büyük arayışlar içinde olduğuna vurgu yaparak panele başladı ve sözü Leblebici’ye verdi. Leblebici, “Kamu büyük veriyi yönetmek ve işlemek durumunda. Kurumlarda yeterli insan kaynağına sahip olunmadığı doğrultusunda bazı eleştiriler bulunuyor. Verileri bilimsel yöntemlerle analiz eden personelden söz ediliyor. Şu anda 96 bin akademik personele sahibiz. Durumu koruyabilmek için 2023 yılında 300 bin rakamına ihtiyaç var” şeklinde konuştu. Afyonluoğlu da, büyük veri ve açık veri kavramlarından söz ederek “Bilgi işlem yöneticileri zamanlarını daha verimli geçirmeli, zamanlarının büyük kısmı veri merkezlerinin çalıştırılmasıyla geçiyor. Müstakil veri merkezlerinin problemleri hayli çok. Enerji verimliliği fazla ölçülmeyen ama ürkütücü değerleri masamıza koyan bir yapı. Küresel enerji harcamasının yüzde 10’luk kısmı BT’de. Veri merkezine sahip olmak bir güç değil bir yük. Aynı bakanlık altında 2 farklı birimin bile uzalaşamadıklarını görüyoruz. Kamu Entegre Veri Merkezi kurulması konusu gündeme geldi; görev UDHB’na verildi” bilgisini verdi. Afyonluoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Büyük veride başarılı analiz yapmamız için bazı önşartlarımız var. Bilgide disiplini sağlamak için öncelikle Ulusal Veri Sözlüğü’nün olması gerek. Veri sahipliğini tanımlayan bir mevzuat bulunmuyor. Kurumlarda çok farklı teknolojiler mevcut. Ulusal Veri Merkezi’nde bu veriler ne kadar verimli çalışabilir? Uyumluluk ön hazırlıkları gerek.”

Sorun tehlikenin farkında olmamamız

‘Siber Güvenlik ve Sosyal Medyada Gelecek Öngörüleri’ panelini yöneten Gazi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Mustafa Alkan ancak gezi olaylarından sonra sosyal medyayı fark ettiğimizin altını çizdi. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Zakir Avşar, kendimizi yeniden düzenlememiz gerektiğini söyleyerek “Gençlerin önünü açalım” dedi. TÜBİTAK Siber Güvenlik Enstitüsü Müdürü Atilla Hasekioğlu, siber atakların geçmişteki analizlerinin yapılarak geleceğe dair tahmin yürütülebileceğini kaydetti. Gelişmiş Israrcı Tehditler (APT) için güvenlik uzmanları arasında dahi farkındalığın düşük olduğunu belirten Biznet Genel Müdürü Neşe Sayarı, “Genellikle organize yapılardır. Saldırı kodları çalıştırmazlar; bu sebeple de geç fark edilirler. Saldırgan, sosyal medyadan ve sosyal mühendislik özelliklerinden güzelce faydalanır. Sorun tehlikenin farkında olmamamız, olmadığımız için de önlem almamamız” şeklinde konuştu. ISSA Türkiye Kurucu Başkanı Batuhan Tosun, “Sosyal medyada siz yoksanız, sizin yerinize bir başka kurum vardır” yorumu yaparak “Facebook ve twitter gibi üst seviye olan sosyal ağlar, güvenlik zafiyetleri oldukları için eleştiriliyorlar” dedi.