Genel 10 ARALIK 2012 / 11:09

Bilgi Toplumu Stratejisi’nin yeni yaklaşımı ekonomiyi güçlendiriyor

2006 yılından bu yana, yaklaşık altı yıl süren uygulama dönemi itibarıyla Bilgi Toplumu Stratejisi’nin izleme ve değerlendirme sürecini canlı tutmaya gayret gösterdiklerini açıklayan Emin Sadık Aydın, “2006 yılı sonrasında özellikle farklı politika alanlarında çok sayıda politika ve strateji dokümanı oluşturulmaya başlandı. Ancak şeffaf bir izleme ve değerlendirme mekanizmasının aynı ölçüde yaygınlaştığını söylemek zor. Biz stratejideki gelişmeleri takip etmek üzere şu ana kadar beş adet ilerleme raporu, üç adet de istatistik yayını hazırladık. Bu yayınları herkesin ulaşabileceği şekilde internet sitemizde de yayımladık. Bugünlerde altıncı ilerleme raporunu tamamladık. Bu son rapor Bilgi Toplumu Stratejisi’nin kapanış raporu olarak hazırlandı. Kapanış raporumuzdaki verilere bakıldığında stratejinin; 2012 yılı Haziran ayı itibarıyla yüzde 60-70 seviyelerinde bir tamamlanma oranına ulaştığını görüyoruz. Bilgi Toplumu Stratejisi gibi farklı alanlarda çok sayıda hedefin belirlendiği bir çalışma için tek bir başarı oranı ortaya koymak oldukça zor. Zira strateji; 7 eksende, 38 kamu kurumunun sorumlu olduğu 111 eylem, gelişmelerin takip edildiği 36’sı temel gösterge olmak üzere 117 göstergeden oluşan bütüncül bir programı ifade ediyor” açıklamasını yaptı.

Stratejinin makro ve mikro etkileri
Emin Sadık Aydın, Bilgi Toplumu Stratejisi’nin uygulandığı dönem itibarıyla, bilgi toplumu çalışmalarına ilave katkısını şu şekilde dile getirdi: “2003 yılından bu yana bir adet strateji ve üç adet eylem planı hazırlayan ve uygulamasını takip eden birisi olarak rahatlıkla işaret edebileceğim faydalar olduğunu görüyorum. Her şeyden önce konunun taraflarının ortak bir vizyon etrafında bir araya gelmelerine vesile oluyor. Bunlar arasında siyaset kurumu da var, kamu kurumları, özel kesim, üniversiteler ve STK’lar da. Hatta strateji sınırlarımızı aşarak uluslararası arenada bilgi toplumu gündemimizi temsil eden temel referans oluyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, OECD gibi yapılar ilk aklıma gelenler. İkincisi ise; strateji, bilgi toplumuna yönelik çalışmaların bir arada gerçekleştirildiği ve görülebildiği bir platform mahiyetine bürünüyor. Bu da farklı kesimlerin birbirinden güç almasına, çalışmalar arasında etkileşimin artmasına imkân sağlıyor. Bir anlamda bir sinerji yaratıldığını ve çalışmalara sistematik bir bütünlük kazandırıldığını ifade edebiliriz. Üçüncü bir etki; normalde birbirinden bağımsız ve dağınık biçimde yürüyen bilgi toplumu çalışmalarının tek başına bir politika alanı olarak ön plana çıkması sağlanıyor. Bu neden önemli. Ülkemiz eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, savunma, ulaştırma, enerji, çevre, tarım, sanayi, ticaret, sosyal güvenlik gibi pek çok politika alanını büyük bakanlıklarla ya da büyük kamu kurumları ile yönetiyor. Bilgi toplumu alanında ise böyle bir kurumsal yapı yok. İşte bu eksikliği kapatan yapı ‘Bilgi Toplumu Stratejisi’ oluyor. Strateji etrafında tanımlanan hedeflerin takibi ve çalışmaların yürütülmesi etrafında farklı kurumlar ve toplum kesimleri seferber oluyor. Bir anlamda bu yapı; bilgi toplumu gündemimizin kurumsal yapısını teşkil ediyor. Yani hiyerarşik bir düzen oluşturup bütün çalışmaları bir kurumun inisiyatifine bırakmak yerine belirli bir dönem için yapılacak çalışmalar için çeşitli toplum kesimlerini sevk eden koordinasyona ve işbirliğine dayalı bir işleyiş. Tabii ki mikro düzeydeki etkilerine de değinmek gerekir. Bizim geçmiş deneyimimiz, kurumlarımızın yürüttüğü azımsanmayacak sayıda çalışmanın stratejiden destek bulduğunu, normalde daha yavaş yürüyecek çalışmaların hızlandığını, hiç gündeme gelmeyecek bazı konuların gündeme geldiğini, normal akışına bırakılırsa yanlış yöne gidecek bazı büyük projelerin doğru yöne kanalize edildiğini çok net biçimde ortaya koydu. Sadece bu fayda bile Bilgi Toplumu Stratejisi’nin varlığına bizim açımızdan büyük anlam katıyor.”

e-Devlet’i bilgi toplumu çalışmalarının odağından çıkardık
Aydın, yeni strateji için daha önceki deneyimlerden bazı tespitler yaparak yol haritası oluşturduklarını vurgulayarak, “Tespitlerimiz içerisinde en fazla ön plana çıkanlardan birisi şuydu: Bizim bugüne kadar bilgi toplumu adına yürüttüğümüz çalışmalarda daha ziyade e-devlet ön planda. Bu bir tespit. Olumlu ya da olumsuz bir anlam yüklemeksizin bunu ifade ediyoruz. Yani kendi dönemi itibarıyla bu yaklaşım pekâlâ doğru olduğu gibi ülkemiz için belki de kaçınılmazdı. Fakat mevcut durumu da değerlendirerek önümüzdeki dönem için e-devlet’i bilgi toplumu çalışmalarının odağından çıkarmamız gerektiğine karar verdik ve buna göre bir tasarım yaptık. Yeni yaklaşımda; bilgi toplumunun ekonomik ve sosyal durumuna çok daha fazla eğileceğiz. Büyüme ve istihdama özel önem vereceğiz” açıklamasını yaparak stratejinin yeni aşamalarını aktarmış oldu.
ETİKETLER : Sayı:899