Genel 02 EYLÜL 2013 / 08:00

Bir bulut isterim, ille de yerel olsun

NSA skandalı sonrasında dünyadaki eğilim “yerel bulutlara” kayarken, Türkiye’deki özel ve kamu sektörü için dev bir bulut pastası pay alınmasını bekliyor.

Dünya bulut bilişim piyasasını domine eden ABD şirketlerinin yaşadığı güven kaybı, tüm dünyanın kendi bulut çözümlerini geliştirmesi için çalışmalara başlamasını sağladı. Öncelikle iç piyasadaki ihtiyacı karşılayacak Türkiye, hızla Kuzey Afrika, Asya ve Avrupa’nın önemli bulut sağlayıcısı konumuna gelebilir.

“NSA skandalının ardından Avrupalı şirketler ABD’nin bulut sağlayıcılarıyla çalışmayı bırakabilir.”
Sayısal İşlerden Sorumlu Avrupa Komisyoneri Neelie Kroes
ABD’nin Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) tüm dünyadaki verileri topladığı, ABD merkezli şirketlerin sunucularına doğrudan eriştiği hakkında belgelerin ortaya çıkmasının ardından tüm dünyadan tepkiler yükseldi. Bulut bilişime güvenin azaldığıyla ilgili raporlar ortaya çıkarken, ABD’nin Bilgi Teknolojileri ve İnovasyon Vakfı’nın (ITIF) NSA skandalından sonra yaptığı araştırma, ABD’li bulut sağlayıcıları zor günlerin beklediği sonucuyla yayınlandı.
Avrupa’daki birçok ülkeden sert açıklamalar gelirken, Avrupa Komisyoneri Neelie Kroes, kullanıcıların verilerini tehdit altında hissetmeleri durumunda bulut bilişim pazarında önemli bir kayıp yaşanabileceğini söyledi ve ekledi:
“Neden birileri size, başkaları tarafından görüntülendiğinden şüphelendiği verilerini saklaması için para versin ki? Eğer Avrupalı kullanıcılar ABD hükümetine güvenmezse, bulut sağlayıcılarına da güvenmez. Yanılmıyorsam bu da Amerikan şirketleri için milyarlarca avroya mâl olur. Eğer ben ABD’li bir bulut sağlayıcısı olsaydım, hükümetime karşı biraz hayal kırıklığına uğramış olurdum.”

ABD şirketlerinin güvenilirliği sorgulanıyor
Kroes’in sözünü ettiği nokta aslında -Türkiye’nin de içlerinde bulunduğu- Avrupa ve Asya piyasaları için fırsatın kapıyı çaldığını özetliyor. Daha önce ABD ve Britanya’nın önderliğinde Çin şirketlerinin ajanlıkla suçlandığı ve ürünlerinin kullanımının sorgulanması gerektiğine çok defa tanık olundu. Şimdiyse benzer bir sorgulama ABD için yapılıyor. AB ülkeleri arasında geçerli olacak yeni yönetmeliklerin hazırlanması gündemin ilk sırasında yer alıyor.
“Eğer bir Büyük Birader olacaksa, yabancı bir Büyük Birader’dense yerel bir Büyük Birader’i tercih ederim” sözlerinin sahibi internet güvenlik şirketi F-Secure adına konuşan Mikko Hypponen, ABD yerine kendilerine yakın ülkelerin veri merkezlerini kullanmayı tercih edeceklerini açıkladı. Fransa, kendi kamu bulutunu oluştururken, aralarında veri merkezi sağlayıcısı Cloudwatt’ın da bulunduğu iki yeni girişim için 150 milyon avroyu gözden çıkardı. Avrupalı operatörlerden Orange ve Deutsche Telekom endişeleri gidermek için kendi bulutlarını oluşturuyor. Almanya’da birçok kamu kuruluşu şimdiden yerel bulut sağlayıcılarından hizmet almaya başlarken, bu sağlayıcılar “Bulut Hizmetleri: Almanya’da üretildi” ibaresini ekleyerek reklam kampanyalarını yürütüyor. İsveç, kamu sektöründe Google uygulamalarının kullanılmasını yasakladı.

Fırsat kapıda bekliyor
Dış piyasadan istediği hizmeti alamayan ülkelerin kaderinde, “iş başa düşer” ve kendi girişimlerini oluşturur ya da destek verirler. Bu da iç piyasanın hızla büyümesi anlamına gelir. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünya çapındaki bulut bilişim pazarının yüzde 100’den daha fazla büyümesi beklenirken, kuvvetli iç piyasalardaki gelişmenin bölgede ihracata dönüşmesi kaçınılmaz görünüyor. Hemen hatırlatalım, 2016 yılında dünyadaki bulut bilişim pazarının 207 milyar dolara çıkması bekleniyor.
Türkiye, hem sermaye hem de yetişmiş eleman gücü, -her zaman akıllara gelen- jeopolitik konumu sayesinde Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya’da önemli bir bulut sağlayıcısı olabilir. İç piyasadaki ihtiyacın da arttığı düşünüldüğünde, ihracat yapana kadar piyasada tecrübe edinen ve para kazanan şirketler bölgeye açılmak için hamlelerini yapabilir. Türkiye’nin bu dönemde Avrupa Birliği ve bölge ülkelerle ticari ilişkilerini geliştirmesi, özel sektörün önünü açması için hayati bir önem taşıyor.

Kamunun hedefi özel sektörü de harekete geçirmeli
Temmuz ayı sonunda İnterpromedya tarafından düzenlenen e-devlet yuvarlak masa toplantılarının 20.’si SGK’nın ev sahiplğinde gerçekleştirildi. Bu toplantıda SGK Hizmet Sunumu Genel Müdürü ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bilişim Koordinatörü Adem Onar, bölge ülkelerden gelen taleplerin de göz önüne alındığını belirterek SGK’nın bölge bulut bilişim merkezi olacağını söylemişti. Yeniden görüşlerine başvurduğumuz Onar, NSA skandalının ardından ortaya çıkan güven sıkıntısının tüm dünyaya açılmak için bir fırsat olabileceğini ifade etti.
Ülkemizi bekleyen en büyük fırsatın genç ve kabiliyetli, yazılım ağırlıklı ve hizmet sektörü deneyimi yüksek genç bilişimciler olduğuna değinen Onar, “SGK olarak ürettiğimiz çok sayıda yazılımla başta Avrupa olmak üzere dünyadaki birçok bölgeye Batıkent’te yer alan veri merkezimizde hizmet verebiliriz. Güven problemi yaşayan ABD bulut altyapıları yerine özel sektör bulut altyapılarıyla konsolide olarak SGK Batıkent bulut mimarisiyle birlikte tüm dünyaya açılabiliriz” dedi. Onar, kendilerinin özel sektörle işbirliği içinde çalışmaya hazır olduğunu dile getirdi.
Türkiye’deki özel ve kamu kurumlarının önümüzdeki dönemde en fazla büyüyecek sektöre yatırımları ve işbirlikleri, Türkiye’nin bölgedeki rolü ve ekonomik geleceğini belirleyecek en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
ETİKETLER : Sayı:936
YORUMLAR
T.C. 05 EYLÜL 2013 / 10:52 0 0
yukarıdaki görüşlerden yerel buluta yönelik olanlarına katılmak bana mantıklı gelmiyor. Çünkü bizim gibi demokrasinin D sinin olmadığı ülkelerde, telefon dinlemesi, twitter gözlemlemesi, google, facebook'a hükümetimizce baskı yapılması sözkonusu. Bunların hepsini Gezi olayları sırasında ve öncesinde biröok örnekle gördük. Telefon dinlenirken, yerel telefon operatörleriyle işbirliği içinde dinleniyorsunuz. istersen hükümet ile işbirliği yapma. hemen maliyeciler üzerine gelir, bir savcı iddianamesine konu olabilirsin. O nedenle ben şirket sahibi olsam, özellikle yerel bulut operatörlerinden kaçınırım. ama global olanları da değindiğiniz gibi. Bu durumda, public bululut'lara geçmiş olsun diyorum. Bundan böyle private bulutlar revaçta olacaktır. Bunların maliyeti ise, ancak büyük kurumların kurmasına olanak tanır. KOBİ'ler ise, eğer bilgileri ve bulutta sakladıkları bilgi önemli değilse, veri ve uygulamalarını istedikleri yerde saklayabilir. Önemli ise, o zaman makul bütçelerle eski geleneksel yöntemlere giderek buluttan uzak durabilirler. Bu arada Almanya gibi Demokrasinin gelişmiş olduğu yerler için daha temkinli konuşmak gerekiyor. Aslında Nato ülkesi veya ABD ile işbirliği içindeyseniz, bilgileriniz tamamen ABD'ye açık demektir.