Genel 12 AĞUSTOS 2012 / 11:14

Dünyanın en büyük etkinliği “Sosyal Medya Olimpiyatları”na dönüştü

Londra’da gerçekleştirilen Yaz Olimpiyatları, tüm dünyanın aynı anda ekranları başına kilitlenirken, ellerinden sosyal medya araçlarını düşürmediği bir etkinlik oldu.

Artan sosyal ağ ve mobil cihaz kullanımı Londra’da düzenlenen 2012 Olimpiyatlarının “Sosyal Medya Olimpiyatları” şeklinde anılmasına sebep oldu. 2008 Beijing Olimpiyatları’na göre 4 kat fazla veri trafiğinin yaşandığı oyunlarda, şu ana kadar saniyede 13 binden fazla Twitter mesajı (tweet) atılması olimpiyatlara bu unvanın verilmesinin en büyük sebeplerinden biri olarak gösterildi.
Bu kadar yoğun bir veri trafiği ve sosyal medya kullanımının yarattığı sorunları da göz ardı etmemek gerekiyor. Sadece açılış seremonisi esnasında 9,66 milyon tweet paylaşılırken, tarihe geçen bu rakam birtakım sorunlara sebep oldu. Aşırı yüklenme nedeniyle televizyonların izlenemediği belirlenirken, NBC internet üzerinden canlı yayınlamayı taahhüt ettiği açılış seremonisini yüklenme sebebiyle gerçekleştiremedi. Sorunlar bununla da bitmedi. GPS uyduları navigasyon sistemi üzerinden alınması gereken verilere ulaşılamadığı için bisiklet yarışındaki bilgiler izleyicilere ulaşmadı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) konuyla ilgili yaptığı açıklamaya göre, ağda yaşanan problemin sebebi olarak Britanya takımının yarıştığı sırada yüz binlerce gönderilen destek mesajı gösterildi. Yetkililerin “Acil bir durum yoksa mesaj atmayın” yönündeki uyarıları oldu.
Mobil operatörler ve altyapı sağlayıcıları da aşırı talebi karşılamak için çabaladıklarını açıkladı. 2012 Olimpiyatları’nın mobil hizmet sağlayıcıları British Telecom (BT), Vodafone ve Telefonica’nın sahip olduğu O2, hiçbir ağ problemiyle karşılaşmadıklarını vurguladı.
Oyunlar başlamadan önce 8,5 milyardan fazla cihazın internete bağlanacağı öngörüsü aslında oyunların “Sosyal Medya Olimpiyatları”na dönüşeceğinin habercisiydi. Beklenenin olmasıyla birlikte oyunlar yarattığı büyük veri trafiğinin yanı sıra sosyal medya üzerinde de oldukça büyük bir alana yayıldı. Oyunlar seremoni töreninde sırasında atılan 9,66 milyon tweet’le başlayan süreç, saniyede atılan 13 bin tweetle devam etti. Beijing 2008’de henüz 2 yaşında olan Twitter, o dönem sporcular ve sporseverler tarafından bu denli yoğun bir şekilde kullanılmamıştı. Londra 2012’ye gelindiğinde 6 yaşına giren Twitter, özellikle sporseverlerin, sporculara ulaşmasında en etkin platform oldu.

Sosyal ağlarla iç içe olimpiyatlar
Facebook ve Twitter’ın popülerleşmesiyle dünyanın en büyük organizasyonu bir araya gelince ortaya çıkanlardan biri paylaşım patlaması için yaratılan platform haline geldi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi de bu organizasyonun sosyalleşmesi için kendi web sitesi üzerinden bir kanal açarak, fotoğraflar, videolar ve yorumların paylaşıldığı bir ortam yarattı. hub.olympic.org adresi üzerinden ulaşılan siteye sosyal medya hesaplarıyla giriş yapılarak atletler takip edilebilirken, yorumlar yazılabildi. Örneğin en fazla takip edilen sporcular sıralamasında Amerika Birleşik Devletleri’nin basketbol oyuncusu LeBron James ilk sırada yer alırken, ilk beşte sırasıyla Kobe Bryant, Roger Federer, Rafael Nadal ve Neymar bulundu.
Bu durum Olimpiyatların organizatörlerinin de sosyal medyanın bilincine vardığını ve sporcularla izleyicileri yakınlaştırdığını kabul etmesi anlamına geliyor. Yine de sosyal medya kullanımının önünde birçok engel de bulunuyor. Zira sporcular kişisel sponsorlarına mesajlarında yer veremedi.
IOC sporcuları sosyal medyada yer almak, deneyimlerini yazmak, bloglarda yer vermek ve Tweet göndermek konusunda destekledi. Ancak sporculardan otokontrollü hareket etmeleri, gazeteci gibi olayları yazmamaları, kötü sözler veya fotoğraflar içeren mesajlar göndermemeleri istendi.

İlk kez bir sporcu attığı mesaj yüzünden oyunlardan ihraç edildi
Sporseverler sporculara genel olarak destek mesajlarını yollarken, İngiltere adına yarışan Tom Daley’e Twitter üzerinde hakaret eden bir kişinin gözaltına alınması dikkat çekti. 2012 Olimpiyatları, ilk kez sosyal ağ kullanımı yüzünden diskalifiye edilen sporculara da sahne oldu. Yunanistan olimpiyat kadrosunda yer alan üç adım atlamacı Voula Papachristou, Twitter hesabı üzerinden Yunan Olimpiyat kadrosunda bulunan Afrika kökenli sporculara ırkçı mesaj atınca kadrodan çıkarıldı. Yunan atlet her ne kadar şaka yaptığını söylese de olimpiyat tarihine ‘sosyal ağlar yüzünden kadrodan çıkartılan ilk sporcu’ unvanını almaktan kurtulamadı. Irkçı mesajlar bununla da sınırlı kalmadı. İsviçre Milli Futbol Takımı’nda top koşturan Michel Morganella, Pazar günü oynanan maç sonrası Güney Koreli futbolculara yönelik attığı ırkçı tweet’ler yüzünden takımdan ihraç edildi. İsviçre’nin Güney Kore’ye Pazar günü 2-1 yenildiği maçtan sonra, rakip takımın futbolcularına sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan sataşan Morganella, G.Koreli futbolculara hakaret edince, kadrodan çıkarıldı.
Olimpiyatlar için yapılan altyapı yatırımları Britanya’nın yanına kâr olarak kalırken, ihtiyaç duyulan veri aktarım miktarının önümüzdeki oyunlara örnek teşkil etmesi gerektiği görüldü. Sporcular ve izleyiciler ilk kez bu kadar etkileşim içerisine girerken, markalar sosyal medyanın desteğiyle Olimpiyatları nasıl avantaja dönüştürebileceğinin sınavını verdi. 2020 yılında düzenlenecek Olimpiyatların İstanbul’a alınması durumunda ihtiyaçlarımızı belirlemek için de bu organizasyon bir fırsat oldu. 2020’deki etkinliğin hangi şehirde düzenleneceği 7 Eylül 2013’te açıklanacak.

Teknik destek Atos’tan geldi

Olimpiyatların BT altyapısını yöneten Atos’un çalışmalarında altyapı yatırımlarının ne denli önemli olduğu ortaya çıktı. Salt Lake City 2002’den bu yana olimpiyatların dünya çapındaki ortağı olmayı sürdüren şirket, Londra’ya yaklaşık 200 bin saat süren testlerden geçirerek hazırladığı altyapıyla geldi. Toplamda 3 bin 500 teknoloji uzmanından oluşan bir takım, 900 sunucu, bin ağ ve güvenlik cihazı ile 10 bine yakın bilgisayarla altyapıyı sağlayan şirket, oyunların bilgi işlem planlaması, gerçek zamanlı sonuç takibi ve bildirimi, sistem güvenliğinin sağlanması gibi birçok teknik destek hizmeti verdi.
Ayrıca Atos kendi Facebook sayfasında yayınladığı uygulamayla sporseverlerin olimpiyatlarla ilgili aradıkları bütün bilgilere ulaşmalarını sağlayan bir platformu hayata geçirerek oyunların sosyal ağlarla yayılmasına katkıda bulundu.

Olimpiyatlardan kısa kısa

• Aberystwyth Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü araştırmacılarından James Law’ın icat ettiği ve önerdiği 90 santim boyundaki iCub adlı robotun Olimpiyat meşalesini taşıması, 1912’de doğan bilgisayar bilimleri öncüsü Alan Turing’in anılmasına da vesile oldu.
• Samsung ve Visa işbirliği ile NFC teknolojisinin kullanıldığı ödeme noktaları oluşturuldu.
“ Panasonic, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ve Olimpiyat Yayın Servisleri (OBS) 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nın 3D canlı yayını için yaptığı anlaşmanın ardından hazırlıklarını tamamladı ve oyunların yayını 3D olarak gerçekleştirildi. Ayrıca BBC yayınları HD’den resim kalitesi 16 kat daha keskin olan ultra HD yayını gerçekleştirdi.
• Olimpiyatlar nedeniyle metroda telefonla ses ve veri iletişimi sağlanması için altyapı geliştirildi.
ETİKETLER : featured Sayı:884

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics