Genel 15 KASIM 2013 / 17:04

Evrensel sanatı Türkçe anlamak

İstanbul yeni bir sanat merkezine kavuştu. Geçen ay hizmete giren Zorlu Center bünyesindeki Performans Sanatları Merkezi (PSM) dünyaca ünlü bir müzikal ile açıldı.

Performans Sanatları Merkezi için Zorlu Grubu 300 milyon ABD Doları yatırım yapmış. Merkez gerek mimari tasarım ve gerekse sanatsal altyapısı ile mükemmel olmuş. Tiyatronun 30 milyon ABD Dolarına mal olan akustik sisteminin mükemmelliği ise, izlediğiniz gösteriye değer katıyor ve seyir keyfinizi artırıyor.

İstanbul’a ve ülkemize böyle bir sanat ortamını kazandırdığı için Ahmet Nazif Zorlu ve Zorlu Grubu’ nu candan kutluyorum.
Performans Sanatları Merkezi’ nin işletmeciliğini 101 yıl önce kurulan, dünyanın değişik ülkerinde 30’ dan fazla Broadway tiyatrosu yöneten Nederlander Worldwide Entertainment yapıyor.
Geçen akşam PSM’ ye 1960 ların rock’n roll grubu The Four Seasons’ ın başarı öyküsünü anlatan Jersey Boys müzikalini seyretmeye gittim. Gençlik dönemimizin dillerden düşmeyen, “Can’t Take My Eyes Off You”, “Sherry” ve “Big Girls Don’t Cry” gibi ölümsüz şarkılarını yapmış olan grubun öyküsünü ve başarılarının perde arkasını keyifle izledim.
Müzikali anlatmak ve eleştirisini yapmak niyetinde değilim. Benim anlatmak istediklerim başka.
New Jersey ABD kökenli olan The Four Seasons Grubu doğal olarak şarkılarını Jersey aksanı ile söylüyor. Bu durum İngilizce’ yi çok iyi konuşanların bile müzikali anlayarak izlemesini zorlaştırıyor.
PSM yönetimi dil sorununu çok güzel bir yöntem ile çözmüş. Sanatçıların konuşmaları ve şarkıları aynı anda, sahnenin üstüne yerleştirilmiş büyük bir ekranda Türkçe olarak veriliyor.
Sanat evrenseldir. Sanatçının kendi dilinde sanatını icra etmesi son derece normaldir. Ama izleyiciye saygı duyup, gösteriyi yerel dile çevirerek anlamasını kolaylaştırmayı düşünen PSM yönetiminin bu güzel davranışını kutlamak gerekir. Dünyanın farklı coğrafyalarında hizmet veren işletici şirketin, her ülkede bu saygın davranışı sergilediğini umuyorum.
Ülkemizde yurt dışı merkezli organizasyonlar tarafından düzenlenen, gerek konuşmacı ve gerekse katılımcıları İngilizce konuşma ve anlamaya zorlayan etkinliklere katılıyorum. Üzüntülerimi değişik şekillerde aktarmaya çalışıyorum.
İnsanlarımıza ve dilimize saygı duyan bir örneği görünce duyduğum takdir hislerimi paylaşmak istedim. Dilerim bu gibi örnekler giderek artar, evrensel sanattan daha çok keyif alan ve dünya ile bütünleşen bir toplum oluruz.