Genel 20 KASIM 2011 / 12:18

Mobil iletişimin kaderini makineler belirleyecek

BTK verilerine göre 2007-2011 yılları arasında mobil penetrasyon oranı yüzde 90 civarında yatay bir seyir izliyor. Ağustos 2011 itibariyle taşınan numara sayısı ise 32 milyondan fazla. Sonuç? Türkiye mobil pazarında bir iç hareketlilik var ama pazarın geneline baktığınızda neredeyse yaprak kıpırdamıyor. Peki bu pazar nasıl büyüyecek? Akıllı makinelerin istilası bir çözüm olabilir mi?

Dünya nüfusu geçtiğimiz haftalarda 7 milyarı geçerken mobil hat sayısı 5 milyarın üzerine çıktı. Nüfusun 75 milyona dayandığı Türkiye’de ise mobil penetrasyon oranı BTK verilerine göre 64 milyon, yani nüfusun neredeyse yüzde 87’sine karşılık geliyor. Gerçekten de etkileyici rakamlar, tabii makineleri işin içine katmadığınız sürece.
Mobil teknolojilerin gelişimine bağlı olarak mobil hatlar üzerinden aktarılan veri miktarının sürekli artması ve telekomünikasyon altyapısında yaşanan hızlı fiyat düşüşleri, aygıtlar arası bağlantı kavramını geliştirecek ve yaygınlaştıracak en önemli faktörlerin başında geliyor. Frost & Sullivan’ın “Dünyayı değiştirecek 50 büyük mega trend” çalışmasının bir parçası olan M2M (makineden makineye iletişim) araştırması, 2020 yılında birbiriyle iletişim kurabilen cihaz sayısının 80 milyarı bulabileceğine işaret ediyor. Deloitte tarafından yayınlanan “Elektronik Haberleşme ve Eğilimler 2011” raporu da bu rakamı 50 milyar olarak öngörüyor.
Hastalara dair yaşamsal verileri sürekli takip altında tutarak doktoruyla paylaşan akıllı sağlık sistemlerinden sipariş verebilen buzdolabına, kısa mesajla kumanda edilebilen klimalardan tüketim miktarını kendisi raporlayan enerji sayaçlarına kadar hemen her aygıt bu iletişimin bir parçası olmaya aday.
Bu öngörüler eşliğinde telekomünikasyon pazarı büyük bir sıçramanın eşiğinde ve sürecin doğru yürütülmesi halinde 2020 yılında M2M sayesinde mobil penetrasyonun yüzde 800’e kadar artış gösterme potansiyeli var. Dolayısıyla bu alan geleceğe yönelik iş ve gelir modelleri açısından önemli bir potansiyel ortaya koyuyor.

Öncülüğü yine mobil operatörler üstleniyor
Doğal olarak operatörler de bu konunun farkında ve mevcut pazarı genişletmek adına M2M prensibine dayalı hizmetler geliştiriyorlar.
Vodafone Grubu’nun M2M alanında sahip olduğu 20 yılın üzerindeki tecrübeyle M2M’in dünya çapında yaygın şekilde kullanılması sürecinde önemli rol üstlendiğine değinen Vodafone Türkiye Kurumsal İş Biriminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Phil Patel, kurumların farklı ihtiyaçlarına özel olarak kurgulanmış M2M çözümleri üretmeye odaklandıklarını söylüyor. “Artık sadece kişilerin ve cep telefonlarının ötesinde, tüm cihazların birer SIM kart ile donatılarak mobil telekomünikasyon şirketlerinin müşterisi haline gelmesinden bahsediyoruz” diyen Patel, Doğuş Çay ile gerçekleştirdikleri projeyi örnek gösteriyor: “Doğuş Çay işbirliğiyle Telemetri Sistemi ile Çay Ölçümü uygulamasını hayata geçirdik. Çay nakliyatında uzaktan ölçümleme avantajıyla çay üreticilerine daha pratik bir iş yapma deneyimi sağlayan Telemetri Sistemi ile Çay Ölçümü Uygulaması, çay nakliyatı sürecinde meydana gelebilecek aksaklıklar ve gecikmelerden doğan zararı minimuma indiriyor. Böylece çay üreticilerine zamandan tasarruf, kaliteli ürün, düşük maliyet ve hız gibi pek çok avantaj sağlıyor.”
Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş’a göre de M2M yatırımları tüm dünyada yapılması gereken ilk 10 teknoloji yatırımı arasında. “Aygıtların bu işe girmesiyle insan sayısının 5-10 katına varan miktarlarda yeni kullanıcı oluşacak” diyen Kocabaş’ın paylaştığı bilgiler şöyle: “Pek çok alanda veri toplayan ve paylaşan cihazların uzaktan izlenmesini ve yönetilmesini sağlayan M2M teknolojisi, toplamda ülke ekonomisinin verimliliğini artıracak bir çözümler bütünüdür. Türkiye pazarı, yaklaşık 150 milyon uzaktan yönetilebilir cihaz potansiyeline sahip. Bu cihazların kullanım alanları taşıtlar, elektrik, gaz ve su sayaçları, seralar, kümes ve çiftlikler, gıda muhafazası için soğuk zincirler, asansörler, POS cihazları, konutlar ve beyaz eşyalar var. M2M uygulamalarıyla, hizmet verdiğimiz şirketlerin büyük oranda tasarruf etmelerini sağlıyoruz. Aynı zamanda operasyonel verimlilik, enerji kaynaklarının planlanması, çevre sağlığına pozitif etki gibi unsurlar da M2M uygulamalarının yan faydaları. Örneğin Akıllı Araç çözümümüzle yüzde 15’e varan yakıt tasarrufu ve araç bakım masraflarında düşüş sağlanabiliyor. Akıllı Enerji sayesinde kayıp ve kaçağın önüne geçiliyor.”
Avea Ar-Ge Direktörü Egemen Kurdoğlu bu akıma paralel olarak hayata geçecek olan uygulamaları elektronik ölçüm, takip ve uzaktan kontrollü otomasyon olmak üzere üç sınıfa ayırıyor. Kurdoğlu şunları söylüyor: “M2M uygulamaları sayesinde elektrik, doğalgaz, su gibi sayaçların yanına gitmeden GSM altyapısı üzerinden izlenmesi, şirket sahiplerinin araç ve filolarının yönlendirilmesi, evlerin veya işyerlerinin güvenlik kamerasından sistem odalarına, hatta atık su depolarına kadar birçok konumu takip etmesi ve tüm bu işlemleri otomasyon sistemleriyle uzaktan gerçekleştirmesi mümkün. Böylece tasarrufun yanında zaman, para ve gereksiz iş gücü harcamasının de önüne geçmek mümkün oluyor. Şirketler bu tip uygulamalarla en büyük kazancı maliyetlerde yaşıyor. Sağlık, araç kiralama ve filo yönetimi şirketleri bu sisteme en fazla ilgi gösterecek alanlar arasında yer alacak. Avea’nın sağlıkta bir devrim olarak nitelendirebileceğimiz uzaktan tansiyon, şeker ölçümlerine izin veren M2M sistemleri sadece hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından değil, bireyler tarafından da oldukça tercih edilen bir örnektir. Adı M2M olsa da, son kullanıcılar da bu gelişmelerden her zaman olumlu etkilenecek.
ETİKETLER : featured Sayı:846