Gezi Parkı ve sosyal medya

Özgür Uçkan

ozguru@bilgi.edu.tr

Yazar Hakkında

Yazara Ait Tüm Yazılar

Bir ayı aşkın süredir inişlerle çıkışlarla devam eden ve tüm Türkiye’ye yayılan Gezi Parkı eylemleri, sadece Türkiye değil tüm dünya için, sosyal hareketler ve sosyal medya arasındaki ilişki açısından dönüm noktası oldu. 2008’den bu yana, İran seçim protestolarından başlayarak Arap Baharı’ndan, tüm Avrupa’yı etkisi altına alan Öfkeliler (Los Indignados) hareketinden geçerek, tıpkı Türkiye’de olduğu gibi bir parkta (Zucotti Parc) başlayan İşgal Et (Occupy) eylemlerine varana kadar, sosyal medya toplumsal hareketliliğin asli unsurlarından biri olduğunu gösterdi. Türkiye bu ilişkinin zirvesini oluşturdu. Şimdi bu dinamik Brezilya’dan Şili’ye, Mısır’dan Bahreyn’e, Çin’den Bulgaristan’a etki ve kapsamını artırarak sürüyor (http://goo.gl/svA7v).
Gezi eylemleri sırasında sosyal medya kullanımı gerek yoğunluk gerekse inovatif kullanım bakımından benzersiz dersler sundu (http://goo.gl/5hFvJ): Kullanıcılar çok dilli ve çok yoğun içerik üreterek sosyal medyanın çarpan etkisiyle protestoları dünya gündemine taşıdı. Üstelik sosyal medyada içerikleri kategorize etmeye yarayan etiket (hashtag) kullanımı farklı içeriklerin ilgili hedef kitlelere ulaşmasını sağladı. Anaakım medyanın ulusal ölçekteki acizliği sosyal medya etkisiyle herkes için algılanabilir hale geldi. Bu, anaakım medya ile internet ilişkileri ve yurttaş medyasının kimliğini kazanması bakımından bir dönüm noktasıdır.
Sosyal medyanın aktivizm amaçlı inovatif kullanımı konusunda da önemli örnekler gördük: Sağlık yardımı, hukuki destek, kolluk kuvvetlerinin coğrafi konumu, polis şiddetinin belgelenmesi gibi pratik bilgilerin dolaşıma sokulması; çok katmanlı ve çok kimlikli eylemcilerin hızlı tartışmalarla konsensüs sağlayabilmesi; sade, etkili ve ironik protesto dilinin kitleselleşmesi; dezenformasyonun boşa çıkarılması; görsel hafızanın oluşması gibi konularda Gezi dersler verdi. Özellikle kolluk suçlarının, sivil saldırıların, tacizlerin “#delilimvar” etiketiyle işaretlenerek bir uygulama yardımıyla derlenmesi ve Barolara ulaştırılarak suç duyurularına kaynak oluşturması benzersiz bir örnek oluşturdu.
Önümüzdeki yıllarda Türkiye ve Gezi anahtar sözcüklerinin uluslararası akademik yayınlarda bolca karşımıza çıkacağından, tüm dünyada aktivistlerin Gezi deneyiminden yeni uygulamalar üreteceklerinden emin olabilirsiniz. Benzeri şekilde iktidar odaklarının sosyal medyaya yönelik tehdit algısının patlayacağından da: İkilik Hipotezi…

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-postanız (Yayınlanmayacak)
Mesajınız