Dosya Giyilebilir Teknolojiler 09 KASIM 2015 / 06:00

Giyilebilir teknolojilerin iletişiminde merkez: Akıllı telefonlar

Günümüz giyilebilir teknoloji ürünlerinin pek çoğu büyük oranda sensörlerden oluşuyor. Üreticiler hemen hemen herkesin cebinde bulunan akıllı telefonların işlem ve bağlanabilirlik güçlerinden faydalanarak akıllı telefonları bir merkez haline getiriyor. 
Günümüzde tüketici odaklı büyük elektronik şirketlerin giyilebilir teknolojiyi hayata geçirmeleri sonucu bu ürünler tüketicileri de kendisine çekmeye başladı. Örneğin şu an büyük firmaların her biri kendi akıllı saatlerine sahipler. Bu teknoloji şu an için her ne kadar çoğunlukla kullanıcıların akıllı telefon deneyimini desteklemek üzere tasarlanmış dijital saatlerden oluşmuş olsa da bu, giyilebilir teknolojinin ilk adımıdır diyebiliriz. İleride bu yönde birçok yeni ürün ile karşılaşacağız.
Asus Sistem İş Grubu Türkiye Ülke Müdürü Bora Aras’a göre giyilebilir ürünlerin hayatımıza yeni yeni girmeye başladığı son zamanlarda dahi bazı sektörler bu değişimden etkilenmeye başladı. Gelecekte bu değişimin yarattığı etki bazı sektörlerde daha fazla hissedilecek. Örneğin perakende sektöründe ödeme sistemleri yeniden şekillenecek, bu sektörde akıllı saatlerin ekranlarına kolay erişim, konum tabanlı bildirimler ile birleştiğinde müşteri deneyimini geliştirmek için yeni çözümler sunulabilecek. Bunun sonucu olarak alışveriş deneyimi müşterilerin kullandığı cihazlar merkezli olacaktır. Moda algımız baştan aşağı yenilenecek. Giyilebilir aksesuarların pazarda kendi potansiyellerini gösterebilmeleri için işlevlerinin haricinde çekici de olmaları gerekmektedir. Bu tarz araçlar, daha farklı bir elektronik gereç olmalarının yanı sıra, kullanıcılar için tarz ve kişisel ifade olarak kabul edilebilir. Bu giyilebilir aksesuarların üretimi için teknoloji odaklı şirketlerle üst sınıf moda şirketlerinin giyilebilir saat, gözlük gibi diğer aksesuarları üretmek için ortaklıklar kurmaları kaçınılmaz bir sonuç olacaktır. Vücudumuza bağlı, her zaman çalışan ve internete bağlı bir cihazla sağlığımızı anlık olarak takip edeceğiz. Piyasadaki akıllı saatlerin çoğunun ana satış noktası kullanıcının genel aktivite ve kalori takibine yönelik olduğunu görüyoruz. Giyilebilir ürünlerin işlevselliğindeki artış, daha doğru hayati ölçümü yapılabilmesini sağlamasının yanı sıra bu tarz gelişmiş giyilebilir aksesuarlar çok yakında kişilerdeki potansiyel rahatsızlıkları tespit edebilir ve bu da sağlık primlerinin düşmesine neden olabilir.
 
Günümüzde akıllı telefonlar sayesinde mobil olmanın zirvesine çıktık. Hayatımızın her alanına giren bu cihazlar ile birlikte, çok değil birkaç yıl sonra giyilebilir teknolojiler de en az cep telefonları kadar hayatın içinde yer alacak. Ancak şunun da altını çizmekte yarar görüyorum. Giyilebilir ürünlerin beyni yani merkez noktası akıllı telefonlar olmaya devam edecektir. Aslında akıllı telefonları da bir çeşit giyilebilir teknoloji olarak tanımlayabiliriz. Akıllı telefonlar cebe girer, her daim kişinin yanındadır, elindedir. Akıllı telefonların şekli, kasası gelecekte bugün tahmin edemeyeceğimiz şekilde değişebilir, daha da küçülebilir belki daha da büyüyebilir ancak akıllı telefonlar giyilebilir teknolojideki merkezi rolünü daha da artıracaktır.
 
Bugün piyasadaki giyilebilir cihazların hemen hemen hepsi akıllı telefonların bir aksesuarı niteliğinde. Akıllı telefonları bu nedenle giyilebilir ürünlerin beyni olarak görebiliriz. Giyilebilir cihazlar kişilerin akıllı telefonları ile birlikte çalışırken aynı zamanda ikinci bir telefon ekranı görevi görüyor. Bu cihazlar “daha da akıllandıkça” ve geliştikçe akıllı telefonlar ile etkileşimleri de o derece artıyor ve artacaktır. Örneğin bu karşılıklı etkileşim sonucu gelecekte en büyük ilerlemelerden biri akıllı saatlerin ekran kalitesinde olacaktır. Akıllı saati üzerinden epostalarına ya da bir Excel dosyasına ulaşmak isteyen bir kişi için ekranın tepkime süresi oldukça önem kazanıyor.  Diğer yandan akıllı saatlerdeki ekranın küçük olması inovatif yaklaşımları da beraberinde getirebilir.
 
Giyilebilir ürünlerin akıllı telefonların yerini almayacak olsa da gelecekte akıllı telefonlardan sonra en çok kullanılacak ürün kategorisi olabileceğini gösteren araştırmalar da mevcut. Pazar araştırma şirketi Euromonitor’ın bu yıl yayınlanan araştırmasına göre giyilebilir akıllı cihazların satışının 2020 yılında 305 milyon adede ulaşması bekleniyor. Bu da gelecek beş yıl içerisinde yıllık yüzde 55’lik bir büyüme anlamına geliyor.
 
Sonuç olarak günümüzün hızla değişen teknoloji dünyasında değişimin hızı da artarak devam edecektir. Tıpkı akıllı telefonların hayatımızın her alanına girmesi gibi gelecekte de giyilebilir akıllı cihazlar hayatımıza daha derinden yerleşecektir. Bu değişim içerisinde akıllı telefonlar merkezi rolünü sürdürecektir. Giyilebilir akıllı cihazlar ile en uygun şekilde entegre edilebilen veya edilecek akıllı telefonlar tüketicilerin ana ilgisi olmayı başaracaktır.
 
ETİKETLER : 1045