Görüş 18 ARALIK 2009 / 12:49

2010 dilekleri

ULUSAL
osman_coskunoglu_karikaturTÜRKİYE Bilişim Derneği, Kasım ayında yapılan Bilişim’09 etkinliğinde “2009 Değerlendirme Raporu” yayımladı. Katılımcı bir süreç sonucu tamamlanan raporda, nelerin olduğu ve olmadığı sıralandıktan sonra, nelerin yapılması gerektiği de belirtiliyor. Rapor, Eylül sonunda toplanmış olan 10. Ulaştırma Şurası’nda, Haberleşme Sektörü ana başlığı altında, 2023 yılına kadar gerçekleştirilmesi planlanan ve bilişim teknolojilerini ilgilendiren hedefleri de içeriyor. Ayrıca, AB tarafından hazırlanan “2009 Türkiye İlerleme Raporu”nda belirtilen sektöre ilişkin önerileri de içeriyor.
TÜBİSAD’ın 2007 genel seçimlerinden hemen önce, Haziran ayında yayımladığı “Türkiye’yi Yönetmeye Aday Siyasî Partilerimize ve Milletvekillerimize AÇIK ÇAĞRI” bildirisi içinde yer alan 11 hedef de hala geçerliliğini ve önemini koruyor.
Bu iki belge, beraberce, bilgi teknolojilerine ilişkin sektörlerin ülkemizde gelişmesini hızlandırmak için yasamanın (TBMM), yürütmenin (hükümet) ve devletin (bürokrasi) orta vadede yerine getirmesi gereken ödevlerin hemen hemen tamamını belirtiyor. Bu iki belgede yer alan önerilere bazı eklemeler de yaparak, 2010 yılı içinde yapılmasını dilediklerim içerisinde önde gelenleri – ve ısrarlı takipçisi olacaklarımı – sıralayabilirim (sıralama herhangi bir öncelik ifade etmiyor):
1. Katılımcılığın sağlanmasını bağlayıcı kılmak. TBMM İçtüzüğü’nde değişiklikler yapılması üzerine uzun zamandır çalışılıyor. Sivil toplum örgütlerinin ilgili yasa tasarılarına katkıda bulunmasını keyfilikten çıkarıp bağlayıcı kılacak hükümleri içeren bir içtüzüğün tamamlanması gerekiyor.
2. Önemli ve gecikmiş yasaların çıkarılması. “Türk Ticaret Yasası”, “E-Devlet ve Bilgi Toplumu Yasası”, “Kişisel Verilerin Korunma Yasası” ve “Ulusal Bilgi Güvenliği Yasası” büyük ölçüde hazır, ama, hala bazı iyileştirmeler yapıldıktan sonra çıkarılmalı. Ayrıca, internet üzerinden işlenebilecek suçlara ilişkin, 5651 sayılı yasayı gereksiz kılacak ve olumsuz sonuçlarını ortadan kaldıracak, kapsamlı bir yasa tasarısının hazırlanması da gerekli.
3. Rekabetin önündeki engellerin kaldırılması. Elektronik Haberleşme Yasası ile, TÜRKSAT bir tekel konumuna getirildi. Sektörün gelişmesi önünde engel oluşturan bu durumun düzeltilmesi gerekiyor. Ayrıca, interneti de içeren telekomünikasyon hizmetleri ve altyapısının tam olarak rekabete açılması, bunca gecikmeden sonra artık tamamlanmalıdır.
4. Sektörün önündeki engellerin kaldırılması. Bilgi teknolojileri ürün ve hizmetlerinde kamu alımları en önemli teşvik mekanizmalarından biridir. Oysa, kamu ihale mevzuatının uygun olmaması nedeniyle bu mekanizmadan yararlanılamıyor. TOBB kanununda sanayi ürünü olarak kabul edilen yazılım ürünleri, ihracat mevzuatında hizmet olarak kabul ediliyor. Böylece ihracat teşviklerinden de yararlanılamıyor. Bu mevzuatların acilen ve AB standartlarında değiştirilmesi gerekiyor.
5. Vergi yükünün azaltılması. Cep telefonu ile yapılan görüşmelerde 7 çeşit vergi ödeniyor. Toplam vergide Türkiye dünyada açık ara birinci. Arkamızdan gelen iki ülkede, Uganda ve Zambia’da bile vergi Türkiye’nin yarısı kadar. Ayrıca, zaten çok yüksek olan Özel İletişim Vergisi, işletmecinin abonesine sağladığı içerikten de alınmaktadır. Hem sektörün gelişmesi hem de tüketicinin korunması için vergilerin kademeli olarak ve acilen düşürülmelidir.
6. Vizyondan, politikadan ve stratejiden yoksunluğa son verilmesi. Hem bilgi teknolojilerine ilişkin sektörlerin hem de bilgi teknolojileri sayesinde diğer sektörlerin rekabet gücünün artırılması için, “serbest” adı altında “başıboş” piyasa sistemine son verilmeli. Somut öncelikler, iddialı ve ölçülebilir hedefler belirlendikten sonra hedeflere ulaşma stratejileri, teşvik ve destek mekanizmaları geliştirilmeli. Küresel gelişmeleri iyi izleyen, vizyoner politikalar geliştirilmelidir. Örneğin, ekonomik krizde bilgi teknolojilerine yapılan harcamaları kısmak yerine, bu teknolojileri ekonominin kaldıracı olarak kullanmanın yolları aranmalıdır; iklim değişikliği gibi küresel gelişmelerin yükümlülüklerini, bilgi teknolojileri desteğiyle yeşil ve verimli enerji teknolojileri geliştirerek, fırsata dönüştürme stratejileri geliştirilmelidir.
7. Sağlıklı veritabanının geliştirilmesi. Gerek uygulanan politikaların etki analizini yapabilmek için, gerekse zaman üzerinde ve diğer ülkelerle karşılaştırma yapabilmek için sektöre ilişkin sağlıklı verilerin toplanılması gerekmektedir.
8. Ulusal rekabet gücünün artırılması. Ucuz işgücüne dayalı rekabet anlayışını hızla terkederek, coğrafi konumumuzun sağladığı lojistik avantajdan da yararlanarak, bilgi teknolojilerini diğer sektörlerin rekabet üstünlüğü kazanması için gerekli teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi gerekir. Ar-Ge teşvik yasasını tekrar gözden geçirerek uygulama zorluklarını gidermek, belirlenecek öncelik ve hedeflere odaklamak gerekiyor. Üniversite-firmalar-devlet işbirliğinin üçlü
sarmal modeli etrafında ve somut hedeflere yönelik bir şekilde etkinleştirmek, ulusal inovasyon sistemini geliştirmek gerekiyor. Örneğin, 3 GSM operatörü, üniversiteler ve kamu ortaklığı ile 4. nesil teknolojinin geliştirilmesi başarılabilir ve bu konuda küresel rekabet gücü kazanılmalıdır.
9. Beşeri sermayenin
geliştirilmesi. Bilgi Toplumu
Stratejisi Eylem Planı’nda 2006 yılında başlayıp, 1-2 sene içerisinde bitirilmesi gerekip de henüz başlamamış olanlar içinde bilgi teknolojilerine ilişkin beşeri sermayenin geliştirilmesine yönelik eylemler de vardır.. Bu son derecede önemli ihmalin derhal giderilmesi ve genç nüfusumuzun bilgi teknolojilerinin çeşitli alanlarında yetiştirilmesi için yoğun bir program uygulanmalıdır. 3G lisansları verilirken, BTK ile operatörler arasında yapılan imtiyaz sözleşmesinde yerli Ar-Ge mühendisi kullanma koşulunun uygulanmasını izlenmeli ve sağlanmalıdır.
10. Bilgisayar okur-yazarlığı için seferberlik yapılması. Yararlı içerikler geliştirmek, atanmayı bekleyen öğretmenleri de değerlendirerek internet kafelerini üretken kullanmak, yerel yönetimlerle ortak projeler geliştirmek, e-devlet hizmetlerini özendirici kılmak, geniş bant altyapısını yaygınlaştırmak gibi somut eylemlerle sayısal uçurumu azaltırken, özellikle genç nüfusun bilgisayar okur-yazarlığı sağlanmalıdır.
Hükümetin yukarıdaki konularda yapacağı girişimlere her türlü desteği vermeye hazırız. Yeterk ki, “aynı duyguları” paylaşabilelim.

BİREYSEL
“Aynı dili konuşan değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler”
İLETİŞİM teknolojileri ne kadar gelişirse gelişsin, Mevlana’nın yukarıdaki sözü geçerliliğini koruyor. Fakat, “aynı duygular” kendiliğinden oluşmasa da tüm taraflar arasında kazan-kazan anlayışıyla sürdürülen bir diyalog süreci sonunda oluşturulabilir.
Bu sürece hizmet eden BThaber’in 15. yaş gününü kutlar, 2010’un ulusça anlaşabildiğimiz bir yıl olmasını dilerim.
ETİKETLER : Sayı:750