Görüş 22 HAZİRAN 2015 / 06:31

Araç takip sistemlerinin kısa tarihi ve bugünkü Türkiye pazarı

Türkiye’de hemen her gün pazara yeni oyuncular girmekte, bunların bir çoğu yeterli birikime ve teknolojik altyapıya sahip olmadan basit bir yazılım ve bir kara kutu ile işe başlamakta, başta çok düşük marjlarla müşteri temin ettikleri için büyüyen sistemin gerek teknolojik gerekse yatırım ve satış sonrası destek altyapılarını sağlayamayarak müşterilerini mağdur etmektedirler.

Levent Aydoğan

Araç takip sistemlerinin dünyada ilk örnekleri GSM gibi hücresel sistemler ve internetten de önce 1980 sonlarında görülmeye başladı. İlk sistemler, konum belirlemede yine GPS veya karasal bazlı transponder türü telsiz sistemlerinden yararlanılırken, aracın konumunun bir merkeze gönderilmesi uydu ve VHF/UHF telsiz sistemleri üzerinden yapılmaktaydı. GPS uyduları Amerikan Savunma Bakanlığı’nın kendi ihtiyacı için atıldığından, bugün 10 metrenin altında olan konum hassasiyeti sivil uygulamalar için o zamanlar 200 metre civarında sağlanıyordu. Internetin olmayışı, bugünkü web tabanlı sistemler gibi araçlarınızı dilediğiniz yerden izlemek yerine sadece şirkette yer alan bilgisayardan izlemenize olanak veriyordu. Haritalar bugünkülerden oldukça basit ve ilkeldi. Yine de araçlarınızı oturduğunuz yerden izlemek o zaman da insanlara bilim kurgu gibi geliyordu.

Bugün araç takip sistemlerinin geldiği en son durum, GSM/GPRS/3g, GPS/GLONASS/Galileo, yüksek hızlı internet, POI zengin harita altlıkları, bulut teknolojileri gibi en son ve en yeni teknolojileri kullanan web tabanlı sistemlerdir. Bir alt uygulaması olduğu M2M (Makinalar arası iletişim sistemleri) 2004 yılında yayınlanan bir raporda, gelişmiş ülkelerin önümüzdeki 10 yılda yatırım yapmaya karar verdiği en gelişmiş 10 teknoloji arasında sayılmıştı. Bugün aynı zamanda IoT’nin (Internet of Things) öncüsü olma özelliği ile M2M’in ne kadar önemli bir teknoloji olduğu, GSM operatörlerinin de verdiği önem ile kendini ispat etmiştir. Temel faydaları şirketlere verimlilik, tasarruf, güvenlik, çevrecilik gibi konularda oluşurken, sektörel uygulamalarda örneğin soğuk zincir kontrolu ile insan sağlığı, hazır beton kontrolu ile bina güvenliği gibi sayısız konularda yan faydaları oluşmaktadır. Bugün, mahkemelerin pek çok suç olayında şirket araç takip kayıtlarına başvurduğu ve adaletin gerçekleşmesinde bu sistemlerden yararlandığı olağan bir uygulama haline gelmiştir. En son olarak dünyada araç sigortası sektöründe, sigorta şirketlerinin bu teknolojiyi kullanarak sürücülerin sürüş davranışlarını değerlendirmesine, genellemeler yerine bireysel risk analizi yaparak en doğru ve en uygun poliçelendirmeyi oluşturmasına olanak sağlayan sektörde devrim niteliğinde bir değişikliğe yol açmıştır.

Araç takip sistemleri, M2M uygulamaları içinde belki de en kompleks uygulama olma özelliğine sahiptir. M2M uygulamalarında genel olarak uç noktalar, kablolu veya kablosuz sabit lokasyonlarda ve tipik olarak merkezin sorgulaması sonucu bir düzen içerisinde bilgi iletirler. Araç takip sistemlerinde ise mobil ortamın değişken sinyal koşulları altında araçlardan rasgele düzende gelen dakikada 100 binlerce mesajın gerçek zamanlı işlenme zorluğu ve bir mesajın dahi kaçırılması durumunda o araçla ilgili raporlarda hata oluşma durumu, iyi bir sistem tasarımı için birçok konuda ciddi bir “know-how” gereksinimi doğurmaktadır. Türkiye pazarında durum maalesef biraz düzensiz gelişmektedir. Pazarda bugün itibariyle 35 civarında firma rekabet etmektedir. Hemen her gün pazara yeni oyuncular girmekte, bunların bir çoğu yeterli birikime ve teknolojik altyapıya sahip olmadan basit bir yazılım ve bir kara kutu ile işe başlamakta, başta çok düşük marjlarla müşteri temin ettikleri için büyüyen sistemin gerek teknolojik gerekse yatırım ve satış sonrası destek altyapılarını sağlayamayarak müşterilerini mağdur etmektedirler. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan 24 ay bedelsiz hizmet yine Türkiye’ye mahsustur. Abone gelirlerinin toplam gelir içindeki payı  dünyada yüzde 56 seviyelerinde iken, bu gelir Türkiye’de yüzde 10-15 seviyesinde kalmakta ve başlangıçta müşteriye cazip gelen bu uygulama daha sonra yeterli gelir oluşmadığı için müşterilere kaliteli hizmet seviyesini sağlamakta firmaları zorlamakta ve müşteri memnuniyetsizliklerine dönüşmektedir.

Tüm bu koşullar altında Türkiye pazarı, kullanım nedeni olarak yakıt tüketimini düşürmek ve filo disiplinini sağlamak motivasyonları başta olmak üzere çeşitli nedenlerle yıllık yaklaşık yüzde 30 büyüme hızı ile Avrupa’nın en hızlı büyüyen pazarların başında gelmekte, bugün itibariyle aktif 750 bin civarında araçta kullanılmakta olduğu tahmin edilmektedir. 2018 yılında bu rakamın 2 milyon adedi geçmesi beklenmektedir. Araç takip sistemlerinin ekonomiye bugüne kadar sağladığı maddi katkı, sadece Türkiye’de 5 milyar TL’nin üzerinde olduğu ve her yıl da yaklaşık 1,5 milyar TL ve artan bir şekilde katkı sağlamaya devam ettiği hesaplanmaktadır. Tüm dünyada sağlamakta olduğu tasarruf ve verim artışı ise yılda 10 milyar doların üzerinde olduğu söylenebilir. Bu hesaplar, sistemi kullanan araçlarda ortalama yüzde 15’lik bir yakıt ve verimlilik artışı varsayımı ile gerçekleştirilmiştir.

 
ETİKETLER : 1027