Görüş 22 TEMMUZ 2012 / 14:39

Avrupa Birliği fiberi esnek koşullarla destekleyecek

12 Temmuz Perşembe günü Avrupalı operatörlerin Avrupa Birliği Komisyonu’ndan uzun zamandır beklediği haber geldi. Bilindiği gibi, Avrupa Birliği bir yandan 2020 için Sayısal Avrupa planları yapıyor ve bunun için bakır şebekesi olan operatörleri yatırıma çağırıyor, öte yandan bakır hatların toptan satış bedellerine sınırlama getireceğinden dem vurarak aba altından sopa gösteriyordu.
Bakır şebekesi olan operatörler ise her iki yılda bir yüzde yüz artan veri trafiğini karşılayabilmek için altyapının fibere dönüşmesi gerektiğinin altını çiziyor, ancak içerik sağlayıcıların taşın altına ellerini sokmaktan kaçınmaları neticesi bu pahalı yatırıma kendi başlarına kalkışmanın sonu belirsiz maceraya sürüklenmek olacağını dilleri döndüğünce anlatmaya çalışıyorlardı. Hal böyleyken, zaten gelirleri düşmekte olan sabit hat operatörlerinin toptan bakır ücretlerini daha da aşağılara çekmek işi altından kalkılamaz noktalara çekiyordu.
Sabırla ve ısrarla anlatılan bu gerçekler sonunda Sayısal Gündemden Sorumlu Komisyon Üyesi ve Başkan Yardımcısı Neelie Kroes’in kulağına gitti. Yaptığı bir basın toplantısıyla hazırlamakta oldukları bir paketin ana hatlarını kamuoyu ile paylaştı.
Neelie Kroes’in açıklamalarına göre “Avrupa Birliği büyük operatörleri yeni nesil iletişim teknolojilerine yönelik altyapı yatırımlarına zorlamak için ücretlerde indirim yapmak üzere düzenleme yapma fikrinden vazgeçti.” Çünkü, uzun zamandır yapılan analizler gösterdi ki; böyle bir yola başvurulduğunda operatörlerin değil fiber yatırımı yapması, günlük mevcut operasyonları çekip-çevirebilmek için bile elleri-kolları bağlanmış oluyordu. Neticede, fiber yatırımı yapan operatör bu altyapıyı geliştirip, yaygınlaştırırken toptan satış ücretlendirmelerinde herhangi bir düzenleme ile zora koşulmayacaktı. Ancak Neelie Kroes bu esnekliğin başka şartlara bağlı olduğunu vurguladı. Konuşmasında önem verdiği satır başları şu şekilde özetlenebilir.
“Avrupa’da güçlü bir sayısal endüstrinin varlığı çok önemlidir. Önümüzdeki dönemde Avrupa’nın bulut bilişim, eSağlık gibi sektörlere dayanarak büyümeye gereksinimi var. Yeni ortaya çıkan ve heyecan veren içerik türleri ve servislere her Avrupalı istediği zaman erişebilmeli. Veri ağırlıklı yeni tip işlerin büyümede itici güç olması bekleniyor. Bütün bunların gerçekleşebilmesinin ön koşulu çok hızlı genişbant altyapısının bir an önce kurulmasından  geçiyor. Açıkçası; hayati önem arzeden fiber altyapısını sağlayacak sektörü yani telekom şirketlerini güçlendirmekten başka yol yok.”
Kroes’e göre,” Avrupa bugünkü görünümüyle ABD ve bazı Asya ülkelerinin çok gerisinde kaldı. Sadece 2012 yılında, Çin’de 35 milyon eve çok hızlı genişbant bağlantısı yapılmış olacak. Avrupa eğer böyle bir dünya ile rekabet etmek istiyorsa, daha iyisini, daha fazlasını yapmak zorunda. Bunun için fiber altyapısına harcamak üzere daha şimdiden 270 milyar avroya ihtiyaç var.”
Kroes, on yıldan daha fazla bir zaman önce, Avrupa’daki telekom şebekeleri arasında başarılı bir rekabet ortamını tesis edildiğine işaret ediyor. Ona göre, “Bugün sonuçlara bakıldığında, hem yapılan işler açısından, hem de tüketici memnuniyeti açısından olumlu sayılabilecek yerlere gelindiği anlaşılıyor. Şimdi artık, pahalı altyapı yatırımı gerektiren yeni nesil yüksek hızlı iletişim şebekelerine geçiş zamanı geldi. Ancak, bunu eskiyi de muhafaza ederek yapmak lazım. Ancak o zaman yeniliğe yavaşca ama emin adımlarla ve sağlam temellere otuırtarak geçiş daha kolay olacak. Kroes’in aklında kamu kaynaklarını kullanılarak destek vermek de var. Ne var ki; her durumda yatırımın aslan payı özel sektör tarafından gerçekleştirilecek. Bu da, yatırılan paranın ne zaman geri kazanılacağının iyi hesaplanması gerektiğini ortaya koyuyor.”
Komisyon üyesi, basın toplantısında geçtiğimiz yılın Ekim ayından bu yana bir yandan da rekabetçi pazarın yararlarını da gözetecek şekilde bu konuya kafa yorduğunu söyledi. Vardığı sonuçlara göre, kutuplaşmış tartışmalarla hiç bir politik çaba rekabet eden tarafların tümünü yüzde 100 tatmin edemez. Ama bugün ana hatları ortaya konulan paket ile herkesin istediği bir şey yapılabilecek, yani 2020 yılına kadar mevcut düzenlemelere hiç dokunulmayacak.
Paket 2012 yılının sonuna dek hazırlanıp, bitirilmiş olacak ve kamu oyuyla paylaşılacak. Yıl sonuna kadar bitirilmesi planlanan paketin üç tane temel anahtarı var. Bunlar zaman içerisinde daha da detaylandırılacak.
1) Ayrımcılığı engelleyen kuralların daha sıkı uygulanması:
Böylece yerleşik (incumbent) operatörlerin kendi çıkarlarına yönelik üstünlük sağlamalarının önüne geçilecek. Rekabet eden operatörlerin tümü (yerleşik operatörün parakende hizmet veren birimi de dahil olmak üzere) aynı olanaklara, eşit sürelerde ve eşit kalitede sahip olabilecek. Kar marjları yapay olarak düşürülmeye zorlanamayacak. Sonuç olarak, alternatif operatörler de ücretlerin yanı sıra kalite ve serviste rekabet etme gücünü elde edebilecek.
2) Kalıcı bakır şebeke fiyatları:
Kesinlikle, toptan alış yapan rakiplere yerleşik operatörlerin uyguladığı bakır hat bedellerinin bugünkü ortalamasını düşürmeye yönelik müdahale yapılmayacak. Eldeki veriler açıkca gösteriyor ki; şu anda aylık ortalama 9 avro olan bakır hat fiyatlarını daha da aşağıya indirirseniz çok hızlı genişbant altyapısına yapılacak yatırımı motive etmiş olmuyorsunuz. Ne var ki; üye ülkelerdeki fiyatlandırmalara ilişkin mevcut düzenlemelerin uygulanması hususunda Neelie Kroes’e göre daha fazla ısrarcı olmak gerekiyor.
3) Yeni nesil ürünlerin toptan satışında daha fazla esneklik:
Artık hiçbir koşulda ulusal otoritelerin maliyete dayalı fiyat düzenlemeleri yapması istenmeyecek. Ancak, yeni nesil telekom teknolojisinin fiyatlandırılmasındaki esneklik rakiplerin gerçekten eşit muameleye maruz kalmalarını ve LTE ile TV-kablosu gibi alternatif genişbant altyapıları ve bakır şebekelerle dengeyi sağlayacak şekilde ve ayrımcılık yapmayı engelleyen (non-discrimination) kuralların uygulanmasına bağlı olacak.
Bütün bunlar ne anlama geliyor? Bu paket ile oyun alanındaki belirli bir katmana daha iyi odaklanabilmek için mevcut düzenlemeler denge oluşturacak. Çok gerekmedikçe düzenlemelerin araya girip, müdahil olması sınırlandırılacak. Bu süreçte hep bakırdan fibere geçişin zahmetli ve yavaş olması hesaba katılacak.
Neelie Kroes, bu haber ile piyasalara güçlü ve olumlu bir mesaj vermiş olduğuna inanıyor. Onun için, “Telekom sektörünün geleceği güçlü ve kalıcı olmalıdır. Tek sayısal pazar oluştururken daha fazla içerik ve servisten yararlanıp geleceğin yolları açılmalıdır. Avrupa Birliği yerel ve ulusal hükümetlere yardım ederek onların planlama ve mühendislik çalışmalarını hızlandırabilir. Bu plan yürürlüğe konulduğunda, telekom sektörü ileriye doğru emin adımlarla yatırım planlamaları yapabilecektir. “
ETİKETLER : Sayı:881