Görüş 20 HAZİRAN 2010 / 18:00

Avrupa’nın 7 harikası

Geçtiğimiz Mayıs ayında, Sayısal Gündem’den sorumlu Avrupa Birliği Komisyonu (European Commission) 41 sayfalık bir rapor hazırlayarak Avrupa Parlamentosu’na ve Konsey’e sundu. Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Sayısal Gündem’den Sorumlu Komisyon Üyesi Neelie Kroes’in işbaşına gelmesinden sonra ilk icraatı olan bu rapor, Avrupa 2020 Stratejini destekleyecek şekilde, internete çok-hızlı erişim altyapısı ve birbirine uyumlu uygulama ve servisler sayesinde sayısal tek pazar yaratıp, yurttaşlara sürdürülebilir ekonomik ve sosyal faydaların nasıl sunulabileceğinin yol haritasını çiziyor.
Son birkaç yıldır yaşanan finans krizi Avrupa’da yıllar süren uzun çabalar sonucu elde edilmiş ekonomik ve sosyal refahı silip attı. Yunanistan’da başlayan sıkıntılar alınan tüm önlemlere rağmen Portekiz, İspanya, İtalya, son olarak da Macaristan gibi ülkeleri kıskaca aldı. Avrupa Birliği’nin bugün en öncelik verdiği günden yoldan çıkmış bu gidişi tekrar rayına oturtmak olarak ifade ediliyor. Akıllı, sürdürülebilir ve herkesi kapsayacak büyüme reçeteleri arayışına giren Avrupa Birliği için Sayısal Gündem çıkış yolunu gösteriyor.
Mart 2010’da yayınlanan Avrupa 2020 Stratejisi Raporu’nda ele alınan acil önlemler listesi önümüzdeki on yıl için daha fazla istihdam,
üretkenlik ve sosyal uyum politikaları, daha az karbon ekonomisini kapsıyordu. Avrupa için Sayısal Gündem ise söz konusu raporun 7 temel inisiyatifinden birini oluşturuyordu.
1. İnovasyonda güç birliği ve ortak çalışma
Araştırma ve inovasyon çalışmalarında ana koşullar önceden belirlenerek güç ve kaynaklar bir araya getirilebilirse fikrin ürüne dönüşmesi daha kolay ve daha hızlı olabilir.
2. İlerleyen gençlik
Eğitim sistemlerinde iyileştirme için gerekli düzenlemeler yapıldığında genç insanların iş hayatına geçişleri daha sorunsuz gerçekleşebilir.
3. Etkin kaynak kullanımı
Düşük karbon ekonomisine geçiş, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanımı, ulaşım sektörünün modernizasyonu bir yandan tasarruf sağlarken, öte yandan daha temiz çevre sunabilir.
4. Küreselleşme için sanayi politikaları
Özellikle KOBİ’lere önem verilmesi ve onların küresel rekabette varlıklarını sürdürebilmeleri için desteklenmeleri güçlü ve sürdürülebilir sanayi yaratabilir.
5. Yeni el becerileri ve yeni işler
Yeni tür taleplere karşı iş gücünü uyumlu hale getirebilmek için el becerilerinde çeşitlilik, yenilik ve niteliğin artırılması aranılan iş gücünü her yerde bulmaya, bir başka deyişle iş gücünün her yere ulaşabilmesine yarayabilir.
6. Yoksulluğa karşı Avrupa Platformu
Sosyal ve bölgesel nedenlerle yoksul kalmış insanları varlıklıların arasına katabilmek için Avrupa’yı top yekün kapsayan ekonomi politikalar, sosyal girişimlerle sonuç alınabilir.
7. Avrupa için Sayısal Gündem
Çok hızlı internet altyapısı tamamlandığında hem ev, hem işyerinden erişimle sayısal tek pazar ekonomisinden herkes yararlanabilir.
Bugün hemfikir olunan noktada Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (ICT) tüm diğer sektörler için de kaldıraç görevi üstlenebileceğine ve iyileşmenin fitilini ateşleyebileceğine inanılıyor.
ICT’ye yüklenen bu misyon boşuna değildir. Avrupa Birliği’nin Gayrı Safi Milli Hasılası’nın yüzde 5’i doğrudan ICT sektöründen gelmektedir. Bu rakamsal olarak yılda 660 milyar avroluk bir değere karşılık hesaplamadır. Bir başka hesaplama ile üretimdeki büyümenin yüzde 20’si doğrudan, yüzde 30’u ise ICT yatırımlarından kaynaklanmaktadır. Avrupa Birliği sınırları içerisinde kalan 250 milyon internet kullanıcısı ve hemen herkesin cep telefonu olduğu düşünülürse ICT’nin nasıl lokomotif rol üstlendiği daha kolay anlaşılır.
Avrupalı ekonomistlere göre çok hızlı internet erişimi altyapısının yaratacağı devrimsel etki, elektriği icadı ya da buharlı lokomotifin icadında yaşanan etki ile kıyaslanabilecek boyutlarda olacaktır. Servisler artık bir cihaza bağımlı kalmak yerine her yerde, her cihazda, her zaman kullanılabilecek hale geliyor. 2020 yılına gelindiğinde sayısal içerik ve uygulamaların sadece çevrimiçi mecralardan elde edilebileceği iddia ediliyor.
Öte yandan, gerek Granada Deklerasyonu’nda olsun, gerekse Avrupa Parlamentosu’nun yaptırdığı bir araştırma çalışmasında olsun, ICT sektöründe beklenilen hamlelerin bir an önce gerçekleştirilmesine engel teşkil edebilecek 7 ana konu başlığının altı çiziliyor.
1. Yetersiz şebeke altyapısı
2. Şebeke, cihaz, uygulama, içeriğin kendi içlerinde ve birbirleriyle uyumsuzlukları
3. Yetersiz Ar-Ge
4. Siber suçlardaki artış ve güvenin yitirilmesi
5. Parçalanmış sayısal pazar yapısı
6. Yetenek eksikliği
7. Sayısal gelişimle ilgili sorulara verilen farklı cevaplar, farklı yaklaşımlar

Sayısal Gündem Raporu yayınlandıktan bir hafta sonra Amsterdam’da Bilgi Teknolojileri Dünya Kongresi’nde bir konuşma yapan Neeli Kroes dinleyicilere şu dört soruyu sormuştu.
l Hükümetler ve şirketler gelecekte çalışanların emeklilikleriyle ilgili yükümlülüklerini nasıl karşılayacaklar?
l 2025 yılına gelindiğinde, Avrupa Birliği’ndeki yaşlılara hizmet edecek en az 20 milyon bakıcı nasıl temin edilecek?
l Ekonomiye zarar verdirmeden karbon salınımını hızla nasıl azaltabiliriz?
l Avrupa’nın rekabetçi pozisyonunu nasıl kalıcı ve eskisinden de daha güçlü yapabiliriz?

Bu soruların hepsine ortak bir cevabının olduğunu, bunun da ‘Sayısal Gündem’ olduğunu yine kendisi söyledi. Sayısal Gündemi düşünceden eyleme dönüştürmek için öncelikli 7 aksiyon belirlediğini açıkladı.
1. e-Ticareti teşvik ederek sayısal tek pazar oluşturmak.
2. Standartları belirlemek ve yazılım/donanımın teknoloji ve servislerden bağımsız bir arada çalışabilmesini sağlamak.
3. İnternetin güvenilir bir mecra olduğunu kanıtlamak, bunu sağlayacak yeterli güvenlik önlemlerini almak.
4. İnternete daha hızlı erişimi gerçekleştirmek.
5. Ar-Ge ve inovasyona daha fazla yatırım yapmak.
6. Sayısal teknolojilerdeki mesleki el becerilerini geliştirmek, bilişim okur-yazarlığını artırmak, geniş kitlelerin katılımını sağlamak.
7. Topluma yarar sağlanabilecek alanlarda mutlaka bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanmak. Örneğin
iklim değişiklikleri ya da yaşlanan nüfus ile ilgili sorunlarda)

Amerika ile kıyaslandığında, özellikle Ar-Ge yatırımları konusunda Avrupa’nın çok gerilerde kaldığı anlaşılıyor. Tüm Ar-Ge’nin içinde ICT payı Amerika’da yüzde 29 iken, Avrupa’da yüzde 17, bir başka ifadeyle, Amerika sadece 2007 yılında 88 milyar doları ICT Ar-Ge’sine harcamışken, Avrupa bu miktarın ancak yüzde 40’ını, yani 37 milyar doları harcadı. Sonuç olarak; Avrupa’nın önünde birçok 7 bilinmeyenli denklem duruyor. Ekonomik krizden çıkmak için bu denklemleri çözmesi, bu denklemleri çözmek için ekonomik krizden çıkması gerekiyor.
ETİKETLER : Sayı:776