Görüş 18 ARALIK 2009 / 17:11

Mobil operatörler internet rekabetinde

90’LARIN sonunda Superonline’ın kullanmaya başladığı bir slogan vardı: “Türkiye’de İnternet=Superonline”. Bu slogan pazardaki hakim internet servis sağlayıcının, gücünü kullandığı akıllı bir iletişim örneğiydi. Peki 10 yıl sonra geldiğimiz noktada internetin etki alanı ne kadar yayıldı, hangi sektörlere uzandı?
İnterneti, iş arenasında, sadece sektörlerden biri gibi görenlere rastlamak halen mümkün. Bununla beraber teknolojiye yakın duran finans, telekom, medya, eğlence gibi sektörler interneti temel bir iş kanalı olarak tamamen benimsemiş durumda. Yine de, internetin yeni bir iletişim devrimi başlattığını hissederek yol haritasını oluşturan kurumlar henüz çoğunlukta değil.
Google, TTNET, Facebook ya da yine Superonline gibi şirket örnekleriyle internetin sadece ticari çerçevesini bile açıklayabilmek çok mümkün sayılmaz. İnternet bir yandan da hayatımıza yeni terimler ve teknolojiler sokmaya devam ediyor; moda kavramlarımız sosyal medya, webiner, podcast gibi. Bu işlevler internetin iletişim evrimindeki devriminin ilk çıktıları olmaya başladı, gündelik yaşamdaki.

Mobil operatorler2Mobil operatörler internete kur yapıyor..!
Telekom sektöründe yenilik (inovasyon) kavramı bugünlerde “yakınsama” ile elele ifade ediliyor. Yakınsamayı özetle, bağımsız birimlerin aynı yönde bir noktaya doğru birbirine yakınlaşması ve sonunda da bileşke bir işlev/anlam oluşturması şeklinde açıklayabiliriz...
Telekomdaki bu yakınsama sürecinin odak noktasına, paylaşımlı kitlesel iletişimin platformu “internet”i koymak yanlış olmaz. Her ne kadar telekom, iletişim altyapılarından donanımına kadar ayrı bir teknoloji kulvarı olsa da internet; nihai tüketicinin yakınsama işlevlerini tecrübe ettiği ve paylaştığı yeni coğrafya olacak. Hatta son noktada yakınsamayı telekom sektörünün internete öykünmesinin bir aracı olarak ifade etmek bile mümkün olabilir.
Şu ana kadar cep telefonuyla ortaya çıkan bir sektör ve bu işlevselliğe gönülden bağlanmış bir tüketici kitlesi var. Biz 2G ve 2,5G (WAP, GPRS, EDGE) cep telefonlarımız ile iletişim kurarken mobil telefon hattı (GSM) operatörleri de başta kabul ettikleri vizyonlarına paralel olarak faaliyetlerini yürütüyorlar. Aynı zamanda, bir önceki teknolojiye ait, zamanının semirmiş sabit hat operatörlerinden sürekli müşterileri tırtıklamaya da devam ediyorlar. Türkiye’de halen 16,8 milyona düşmüş sabit hat kullanıcısı varken mobilde nüfus penetrasyonu yüzde 90’a ulaşmış ve mobil hat kullanıcısı 64 milyona gelmiş durumda.
Diğer taraftan, 3G’ye geçişi takip eden birkaç ay içinde bile toplam mobil hat kullanıcıları içinde 6 milyona yakın 3G kullanıcısına ulaşıldı. Türkiye’deki  toplam internet abonesi de 6,4 milyona ve toplam internet kullanıcısı da 26,5 milyona ulaştı ki bu da nüfusun yüzde 35’inde internet erişimi var anlamına geliyor. 3G ile tanışmamızdan itibaren muhtemelen kimi zaman öngörülerin de ötesinde gelişmeler yaşanmaya başlayacak. Sadece mobil hat operatörleri değil interneti mobile uydurmak için kapıda bekleyen internet şirketleri de bu alanda oynamaya başlıyorlar. Hatta bant genişliği izin verdikçe ve vizyon oluşmaya başladıkça buradaki büyük potansiyel tüm iş alanlarından aktörleri harekete geçirmeye başlayacaktır. 3G ile mobil hat operatörleri internet şirketi olarak konumlanacak.
Bugünlerde 3G ile büyük bir internet içinde yer alma rekabeti başlıyor. Tabi buradaki rekabeti birbirinden müşteri çalmakla sonuçlanacak basit bir ticari dinamikle değerlendirmek doğru olmaz. Yaşanacak süreç daha ziyade kitle iletişimde nasıl bir yöntemin insan türüne daha ergonomik geleceğinin arayışı olarak ifade edilebilir. Bu ergonomiyi de hem fiziksel hem de zihinsel bir ergonomi anlamında iki grupta görmek bütünü anlamak için faydalı olacaktır. Coğrafyadan sıyrılan mobil araçlarla kitle iletişimin çoklu ve açık katılımla yürütülmesinin ergonomik evrimi olacak bu süreç. Bu süreçte hangi İşlevler WiFi/WiMax ile veya hangi hizmetler 3G/4G ile toplumda ön planda yer tutacak göreceğiz.
Mobil hat (GSM) operatörleri ise interneti iş vizyonlarına bütünleştirebildikleri ölçüde sonuca ulaşabilecek. Bu aşamada internet, kitle iletişime konu tüm içeriklerin depolandığı, yayınlandığı ve paylaşıldığı ortam olarak operatörler için temel bir odak noktası olmak zorunda. Örneğin, bir GSM operatörünün iş planında FCT kullanımını artırmaktan daha çok Google Googles ile nasıl hizmet entegrasyonu yaratacağını kurgulamak yer almak zorunda. (Google Googles, cep telefonu kamerası ile çektiğiniz görüntüyü Google’da aramanıza olanak veren bir arama yöntemi). Bu basit bir örnek tabi. Bant genişliğinin izin vermesi internetteki lider şirketlerin daha iddialı işlevleri hedeflemesini sağlayacaktır. 4G veya WiMax ile 3 boyutlu sanal gerçeklik son derece güncel ve yakın bir gelecek olarak görünüyor...
Mobil operatorler3Dolayısıyla, mobil hat operatörlerinin, mevcut faaliyetleri yanında internetin de neresinde olduklarını ve olmak istediklerini belirlemeleri gerekiyor. Hatta iddialı görünse de bu şirketlerin kendini “Türkiye’de İnternet=Mobil Internet Servis Sağlayıcı” olarak konumlamaları uzun vadede çok daha rasyonel görünüyor. Bu şirketlerin sokaktaki adı, “GSM operatörü” olmaktan ne tarafa doğru taşınacak hep beraber göreceğiz. Sonuç olarak mobil operatörlerin kendilerini bir internet şirketi olarak görmeye başlamaları hem şirket içi manevralar hem de tüketiciye erişim açısından büyük etkinlik sağlayacaktır. Tabi böylece internet evriminde yerlerini almalarını da sağlayacaktır.
Veriler: BTK, Eylül 2009;
internetworldstats.com, Aralık 2009
emresay@superonline.com
ETİKETLER : Sayı:750