Görüş 09 EYLÜL 2012 / 15:40

Şebeke performansında son nokta

Beytullah Üsküdar
Ericsson Türkiye

Kalite algısı operatörlerde müşteri kaybını önleyen, işletme (OPEX) ve sermaye giderlerini (CAPEX) azaltan en önemli unsurlardan birisidir. Mobil genişbant kullanımı günden güne tahminlerin de ötesinde artmaktadır. Hal böyleyken şebeke kapasitesi, kapsaması ve kalitesinin yine bir şekilde iyileştirilmesi gerekliliği kaçınılmazdır.
Operatörlerin gelirleri için en önemli tehdit abone kaybıdır. Abone kaybına faturalandırma farklılıkları, katma değerli servisler, müşteri hizmetleri, görüşme ücretleri ve şebeke kalitesi gibi sebepler yol açmaktadır. Bunlar içerisinde yapılan araştırmalara göre şebeke kalitesinden dolayı başka operatöre geçen kullanıcıların oranı yüzde 40-45 civarında görülmüştür. Şebeke kalitesinden dolayı olan kayıplar, aslında kapsama kaybı, yoğunluktan dolayı şebekeye erişememe (Şebeke meşgul), konuşmanın düşmesi ve ses kalitesinin iyi seviyede olmaması gibi temel faktörleri içermektedir.
Operatörler sürüş testleriyle yollardaki hareket halindeki abonelerin şebeke performanslarını ölçebilmektedirler. Ancak bu durum bina içi ölçümü açısından pek kolay değildir. Şebeke performansı her ne kadar alışveriş merkezleri gibi kamuya açık alanlarda yürüyüş testleri ile ölçülebilse da ikamet edilen yerler için bu uygulanabilir değildir ki özellikle bina içi kapsama problemlerinin müşteri memnuniyetini olumsuz etkilediği anlaşılmıştır. Bu problemlerin tespitleri birtakım şebeke istatistikleri ve farklı yazılımlarla oluşturulan araçlarla yapılmaktadır. Genelde yeni saha montajıyla sorun çözülebiliyorsa da mevcut sahalarda radyo antenlerine yapılabilecek açı, tilt, yükseklik veya anten tipi değişikliği ile BTS/Node-B güç parametre optimizasyonu özellikle bu bina içi kapsama problemlerinin bir kısmını çözecektir. Dolayısıyla yeni saha yatırım maliyetinden çok daha düşük olan ve aslında kaynakların verimli kullanılmasını sağlayan optimizasyona gerek finansal açıdan gerekse müşteri memnuniyeti açısından gereken önem verilmelidir. Mevcut kaynakların azami şekilde kullanılması gerek işletme giderlerini, gerekse sermaye giderlerini azaltır. Bu anlamda şebeke performansına yapılacak yatırımların geri dönüşü de operatörler için olumlu şekilde yansıyacaktır.
Abone kaybına sebep olan konulardan biri de abonenin yoğunluktan dolayı görüşmesini ya da internet kullanımını gerçekleştiremediği, kapasitenin yetersiz olduğu durumlardır. Yine bu durumlarda saha ilavesi seçeneğinden önce mevcut trafiğin dengeli bir şekilde komşu sahalarla paylaşılması sağlanabilir. Bu trafik paylaşımı hücre komşuluk optimizasyonuyla birlikte yapılacak birtakım parametrik değişikliklerle de sağlanabilir. Bu işlemler, bir nevi mobilite yük dengeleme olarak da adlandırılabilir.
Gerek kapsama gerekse kapasite optimizasyon işlemlerinin otomatik olarak yapılmasını sağlayan özellikleri içeren Ericsson’un dünya çapında sunduğu çözümlerden birisi olan SON (Self Organising Network - Kendi kendini Düzenleyen Ağ) fonksiyonu ile operatörler önemli bir yükten kurtulmakta ve farklı alanlara yoğunlaşarak hem finansal hem de işgücü kaynaklarını daha verimli kullanabilmektedirler. Yukarıda bahsettiğimiz gibi mobil genişbant kullanımının yoğun artışı aynı zamanda son kullanıcının da en iyiye ulaşma isteğini tetiklemektedir. SON fonksiyonunun kullanılmasıyla, operatörler çok karmaşık görünen sorunları daha kolay ve hızlı bir şekilde çözebilmektedirler. Böylece operasyonel verimliliğin artması sonucu olarak da müşteri memnuniyeti artmaktadır. SON ile amaçlanan kendi kendine yapılandırma, kendi kendine iyileştirme ve kendi kendine optimizasyondur; başka bir deyişle daha az çabayla başarılı sonuçlar elde etmektir.
Kalite algısı ayrıca kullanılan telefon tiplerine göre de farklılık göstermektedir. Özellikle akıllı telefonların (smartphone) pazar paylarının sürekli artması ve akıllı telefonlara sahip kullanıcıların ARPU’larının diğer kullanıcılara oranla 2 ila 3 kat daha fazla olması operatörlerin akıllı telefon optimizasyonuna da yönelmelerine sebep olmuştur. Ericsson, özellikle akıllı telefon penetrasyonunun yoğun olduğu ABD gibi ülkelerde verdiği optimizasyon hizmetiyle bu alandaki ihtiyaçlara da cevap vermektedir.
Şebeke performansını en iyi seviyelere getirmek bu alanda çalışan herkesin hedeflerinin başında gelmektedir. Bu hedefe ulaşmak için analizler doğru yapılmalı ve ihtiyaçlar belirlenerek önceliklendirilmelidir. Daha kaliteli bir şebekeye sahip olmak, aynı zamanda son kullanıcı olarak hepimizi memnun etmez mi?

beytullah.uskudar@ericsson.com
ETİKETLER : Sayı:887