Güvenlik 21 HAZİRAN 2013 / 17:57

Mühendisler dijital delili tanımladı

Adlî hataların ve mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için adlî soruşturma ve kovuşturmalarda bir süredir önemli rol oynayan "dijital deliller" hakkında akademisyenler bir açıklama yayınladı. Açıklamada dijital belgenin ne olduğu, aidiyeti ve hukuken delil sayılabilmesi ile ilgili detaylar paylaşıldı



Açıklamada dijital belgenin tanımı şöyle yapıldı: “Elektronik ortamda oluşturulan dijital belgelerin gerek içerikleri, gerekse de "yaratılma ve son kaydedilme tarihleri" ile "yaratan ve değiştiren kullanıcı ve bilgisayar adları" gibi üstveri bilgileri kolayca ve genelde iz bırakmadan istenildiği gibi kurgulanabilir ve tahrif edilebilir. Bu nedenle, başka kesin bulgularla desteklenmeyen bir dijital belge, tıpkı sıradan bir kağıda basılı imzasız bir metin gibi, içeriği veya üstverisinde adı geçen kişileri bağlayamaz.”

Dijital belgenin aidiyeti ile ilgili şu detaylar var: “Dijital bir belgenin bir kişiye ait bir veri depolama ortamında bulunduğu, sadece sözkonusu belgenin daha sonra denetime olanak sağlayacak teknik önlemler alınarak çıkarılmış güvenilir bir örneğinin elkoyma sırasında ilgili kişiye verilmesi halinde kabul edilebilir. Ancak bu koşulun yerine getirildiği durumlarda elkoymadan sonra herhangi bir değişikliğe uğradığından kuşku duyulamayacak, sağlıklı bir delilden söz edilebilir.”
Zararlı yazılımları, “Bir bilgisayara kullanıcısının bilgisi olmadan yerleşip çalışmasını aksatmak veya imkânsız kılmak, ya da içindeki bilgileri değiştirmek gibi kimi işlevler gerçekleştirmek üzere hazırlanmış programlar” olarak tanımlandığı açıklamada, zararlı yazılımlarla ilgili kimi zararlı yazılımların özellikle yerleştikleri bilgisayarlara belge ekleyecek şekilde tasarlandığından, bu türden bir zararlı yazılımın yerleştirildiği saptanan bir bilgisayarda bulunan belgelerin o bilgisayarın meşru kullanıcıları tarafından oluşturuldukları veya içeriklerinin tahrif edilmediği iddiaları şüphe ile karşılanması gerektiğinden bahsedildi.
Açıklamada Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Can Özturan, Prof. Dr. Cem Ersoy, Prof. Dr. Cem Say, Prof. Dr. Fatih Alagöz, Prof. Dr. Lale Akarun; Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Sankur; İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Emre Harmancı, Prof. Dr. M. Bülent Örencik, Prof. Dr. Sema F. Oktuğ; Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Coşkun Sönmez, Prof. M. Yahya Karslıgil; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Fatoş Yarman Vural, Prof. Dr. Göktürk Üçoluk; Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Borahan Tümer’in imzası bulunuyor.
ETİKETLER : dijital delil
YORUMLAR
Tahsin Yılmaz 23 HAZİRAN 2013 / 14:17 0 0
Biliyor musunuz, 17.yy'dan bu yana ülkemizde, "hoca" tabiri hürmet sigasıyla değil tezyif ve tahkir sigasıyla kullanılır bir kelime olagelmiş. Daha önce hürmetten başka hiçbir içlemi olmayan bu kelime, "güya hoca, sureta hoca" kişiler dolayısıyla kıymetinden kaybetmiştir.
Aynı durum "hirfet, herif" kelimesinin de başına gelmiştir. Şuraya bakabilirsiniz: http://nedemekoluyor.wordpress.com/12-turkce-carpsin-sizi-carpti-da/

Türkçe çarpar adamı. Bu haberden öğrendiğimize göre Türkçe çarpmaya devam ediyor. Böyle söylüyorum çünkü, "dijitalleşmenin nemize ne bir şey" olduğunu hiç umursamamış adamların beyanlarına muhtaç kalmışız. Demeç vereni de haber vereni de umursamamış belli ki. Zira bu haberden öğrendiğimiz tek şey var ki; delil, beyan, ibraz, ispat, kayıt, zabıt, mevcut, istismar, tahrif, hezil, batıl, burhan nedir bilmeyen adamlar bu meselelerin "dijital tarafını açıklamaya" kalkışmışlar. Ayıptır kardeşim, ayıp.

Tahsin Yılmaz