Güvenlik 10 ARALIK 2013 / 16:54

Telefonunuzu otomobilde de güvenle kullanın

Türkiye’de 1 yılda gerçekleşen ortalama 569 bin 421 trafik kazasının yol açtığı yaklaşık 4 bin ölüm ve 124 bin 988 yaralanmanın sebeplerinden biri araç sürerken telefonla konuşmak. Cep telefonlarında kullanacağınız bazı özellik ve örnek mobil uygulamalarla telefonunuz arabada da güvenle kullanabilirsiniz.

Xerox, realbusiness.com adlı sitesinde cep telefonlarının neden olduğu trafik kazalarına dikkat çeken bir açıklama yayınladı. Yayınlanan açıklamada, her yıl dünya genelinde on binlerce insanın ölümüne neden olan bu alışkanlığı azaltmak üzere geliştirilen örnek akıllı cep telefonu uygulamaları ve özellikleri tanıtıldı.

Ülkemizde de yılda ortalama 569 bin 421 trafik kazası yaşanıyor ve bu kazalarda yaklaşık 4 bin kişi hayatını kaybederken, 124.988 kişide yaralanıyor ve sakat kalıyor. Türkiye’de henüz cep telefonu kullanımından kaynaklanan kazalarla ilgili bir istatistik bulunmasa da araç sürerken cep telefonu kullanma alışkanlığının oldukça yaygın olduğu biliniyor. 

Yaratabileceği yaşamsal sonuçlardan dolayı araç sürerken cep telefonunu kapatmak ya da uçak moduna almak gerekiyor. Akıllı telefon kullanıcısı değilseniz ve araç sürerken size ulaşanları bilmek istiyorsanız, her operatörün farklı şekillerde kullanılabilen telesekreter servisleri de bu konuda bir çözüm sunuyor. Akıllı telefon kullanıyor ve sizi arayanların araç sürdüğünüz için çağrılara cevap veremediğinizi bilmesini istiyorsanız, güvenli sürüş sağlayan mobil uygulamaları kullanabilirsiniz. Güvenli araç kullanmanızı sağlayacak bu mobil uygulamalar, araba sürdüğünüz için cevap veremediğinizi ve ne zaman geri dönüş yapabileceğinizi, sesli mesaj, SMS, e-posta olarak sizi arayan kişiye iletiyor. Xerox, güvenli bir yolculuk için tercih edilebilecek örnek mobil uygulamaları şu şekilde sıralıyor:

DriveMode (Android ve Blackberry)

Aracınız etkin bir şekilde saatteki hızı en az 25 km olduğunda, size ulaşmaya çalışan kişilere yolculuk esnasında olduğunuzu haber veren, kişiselleştirilmiş otomatik bir yanıt gönderir.

DriveSafe.ly (iOS, Android, Windows Mobile ve Blackberry)

Gelen e-posta ve mesaj bildirimlerini susturur, gerçek zamanlı olarak yüksek bir sesle gelen metinleri okur ve sizin adınıza otomatik bir yanıt gönderir. Uygulamanın ücretsiz ve yükseltilmiş ücretli sürümü de bulunuyor.

SafeCell (iOS ve Android)

Aracınız saatte 5 km hızla yol almaya başladığı andan itibaren, bu uygulama telefonunuza gelecek aramaları, mesajları size ulaşmadan önce durdurur. Size ulaşmaya çalışanlara konumunuzu ve araç kullandığınızı belirten otomatik bir yanıt gönderir.

Do Not Disturb (iOS)

Apple marka cihazlarda mevcut olan bu özellik sayesinde yolda olduğunuz sırada tüm çağrılar, metinler ve uyarılar susturulur. Varacağınız yere ulaştığınızda yakaladığı çağrı ve mesajları kullanıcıya hatırlatır.

Driving Mode (Windows)

Windows Driving Mode, iPhone  uygulaması Do Not Disturb’e benzemektedir. Gelen bütün aramaları susturur, otomatik olarak konum ve yanıt gönderebilir ama giden arama ve metinler bloke olmaz.

Safe Driving Text Machine (Android)

Sürüş algılama moduyla gelen tüm mesajları otomatik bir mesajla yanıtlar, istediğinizde konuşmalarınızı metin mesajı haline çevirerek iletir.

iOS in the Car (iOS)

Aramaları sesli mesaj olarak iletme, mesajlarınızı yüksek sesle size okuma gibi özellikleri olan bu uygulama navigasyon hizmeti de sunmaktadır

Cep telefonları, trafikteyken dış dünya ile bağlantı kurmayı, iş, aile ve arkadaşlarla sürekli iletişimi sağladığı için yoğun bir şekilde kullanılıyor. Amerika’da 2011 yılında yapılan, araç sürerken cep telefonu kullanma alışkanlığının trafik kazalarına etkilerini araştıran bir çalışmaya göre; direksiyon başında cep telefonu kullanan sürücüler yüzünden 3.331 kişi hayatını kaybetti ve 400.000 kişi de yaralandı. Araştırma sonuçları, cep telefonunu kulaklığa bağlı olarak kullanmanın da, elde kullanmak kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor. Virginia Teknoloji Ulaştırma Enstitüsü tarafından yapılan başka bir araştırma cep telefonunu bulma, rehberi açıp aranacak kişiyi seçme ve arama gibi telefon görüşmesine kadar yapılan aktivitelerin, telefonla konuşmaktan üç kat daha fazla trafik kazasına sebep olduğunu ortaya koyuyor.

Dünyanın birçok yerinde, araç sürerken cep telefonu kullanmaktan kaynaklanan kazalarla ilgili ortaya çıkan istatistikler, sorumlu kişileri bu konuda harekete geçirerek, sosyal sorumluluk ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmelerini sağlıyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren cep telefonu operatörleri, araç sürerken cep telefonu kullanımını engelleyebilmek için ulusal çapta bilinçlendirme ve sosyal sorumluluk kampanyaları düzenliyor.

Ünlü Amerikan cep telefonu operatörü AT&T’nin düzenlediği “It can wait” (Bekleyebilir) adlı sosyal sorumluk kampanyası da bunlardan biri. Araç sürerken telefonla konuşma ve mesajlaşma yapılmamasını öğütleyen, sürücüleri uyaran yazılar, istatistiki rakamlar, haberler, çarpıcı belgesel filmler ve videolar kitle iletişim araçlarında yayınlanıyor, www.itcanwait.com adlı bir internet sitesi üzerinden de benzer bir şekilde toplum bilinçlendirilmeye çalışılıyor.

Araç sürerken cep telefonuyla konuşma, mesajlaşma gibi eylemlerden kaynaklanan trafik kazalarının önüne geçilebilmesi için, ilgili kamu kurumları başta olmak üzere, Türkiye’deki cep telefonu operatörlerinin de bu konuda benzeri sosyal sorumluluk projesi başlatmaları ve kullanıcılarına sürüş güvenliği sağlayacak mobil uygulama ve servisleri ücretsiz olarak sunmaları gerekiyor.

Teknolojik ürün ve çözümlerinin yanı sıra; köprü, otoyol geçiş sistemleri ve park alanları yönetimi gibi ulaştırma hizmetleri de sunan Xerox, geliştirdiği teknolojik çözümlerle trafik sorununun çözülmesine yardımcı olmaya çalışıyor. Ulaşım sektörüne yönelik olarak ABD’deki bir çok eyalette yer alan köprü, oto yol, “E-Z Pass” sistemlerini yöneten Xerox, ayrıca birçok büyük şehrin, şehir içi araç park sistemini de yönetiyor. Faaliyette bulunduğu sektörlerin ve hizmet verdiği müşterilerin iş akışlarını kolaylaştırmaya çalışan Xerox, aynı sorumlulukla toplumsal sonuçları olan konulara da sosyal sorumluluk anlayışı ile yaklaşıyor.