İnsan Kaynakları 26 EYLÜL 2010 / 18:00

İşverenler markalaşmaya bakıyor

Küresel markalar için öne çıkan kavramlardan biri işveren markalaşması. Bugüne kadar yüksek satış, etkin pazarlama, kârlılık gibi kavramları tüm stratejilerinin eksenine alan şirketler, artık onlara bu başarıyı getirecek yetenekli işgücünü bulmaya ve daha da önemlisi o yetenekleri elinde tutmaya yöneldiler. Bu kapsamda 7 Ekim’de Türkiye’ye gelecek dünyaca ünlü analist ve danışman Simon Barrow, İşveren Markası başlıklı atölye çalışmasında Türkiye’deki birçok markanın yöneticileriyle buluşacak ve ‘Nasıl marka işveren olunur’ sorusunun yanıtlarını paylaşacak.
İşveren markalaşması kavramının yaratıcısı Simon Barrow’a göre Google ve Microsoft’un başarısının en büyük nedeni yine bu kavram. Çok sayıda dünya markasına danışmanlık yapan Barrow, çalışanlarının kurumiçi mutluluğuna yönelerek sıra dışı uygulamalara giden bu kuruluşlarda yaşanan işveren markalaşması sürecini, birçok şirketin genel müdür seviyesinde katıldığı atölye çalışmasında anlatacak.
İşveren markalaşması en kısa ifadesiyle, şirket çalışanlarında bağlılık oluşturma, onları organizasyona çekme ve hepsinden önemlisi de yetenekli işgücünü kurum içinde tutabilmek için uygulanan stratejiler bütünü… Bu süreçte önemli olansa, yalnızca nitelikli çalışanı bulabilmek ve onları işe alabilmek değil, aynı zamanda o nitelikli personeli kaybetmemek.
Uzmanlar, işveren markalaşmasının son yıllarda bu kadar popüler olmasının en büyük nedenlerinden birinin krize bağlı işgücü hareketliliği olduğunu belirtiyor.
Gelişen iletişim teknolojileri ve pazarın, şirketleri yeni arayışlar ve rekabet yöntemlerine iten yapısı sonucunda artık yetenekli işgücü çok çabuk yer değiştirebiliyor. Şimdi şirketler, işe alım alanında gösterdiği titizlik kadar bünyesine aldığı personeli elde tutmanın da yollarını arıyor.
Etkinlik programına ve kayıtla ilgili ayrıntıya www.realta.com.tr adresinden ulaşılabiliyor.
ETİKETLER : Sayı:789
YORUMLAR
bedir çayı 43 07 EKİM 2010 / 23:31 0 0
İyi bir buluş.Bazı iş çeşitleri için yetenekli iş gücüne zaten gereksinim var.Şirketlerde şirket sahipleri en uygun kişileri işe almak istese bile bu bir çok yerde ince hesapla engelleniyor.şöyleki:danışmanlık firmasından görüşmek üzere bir eleman geldi.İ.K yetkilisi ve ilgili bölüm yetkilileri ile görüştü.eleman çok deneğimli ,bilgili üstün vasıfları varsa ,engellenir.işe alınmaz..mevcut yetkililer kendilerinden üstününü istemezler.fazla iddialı olmayanı tercih ederler.es kazara işe alınanlarında öne çıkmaları bi şekilde engellenir.İşverenler markalaşmak istiyorsa tavsiyem:eleman seçiminde mevcut bölüm yetkilisi yerine başka uzmanların bu seçimi yapması.Çalışanların ise yetenek,kavrama .çabukluk ve uygun karar verme gibi konularda senede bir defa sınava tabi tutulması iyi olur.