İnsan Kaynakları 11 KASIM 2013 / 08:25

Şirket ortamının çalışana verdiği mesajlar

Çalışma ortamları ve çalışanlar hakkında İK üzerine hizmet veren Hugent; uygun çalışma ortamının, çalışana kendisinin düşünüldüğünü ve önemsendiğini hissettirdiğini vurguluyor.

Yapılan araştırmalar, çalışma ortamının fiziksel ve ruhsal olarak çalışmaya uygun olmasının çalışan motivasyonunu artırdığını gösteriyor. Çalışanın işine odaklanması ve performansını gösterebilmesi için öncelikli temel ihtiyaçlarının karşılanması da bu konuda büyük öneme sahip. Çalışma ortamının hijyeni, düzeni ve hareket kabiliyeti en başta gelen temel gereksinimler arasında yer alıyor. Bunların üzerine eklenenler tabloyu giderek olumluya dönüştürüyor. Bunun tersi durumlarda düzenlenen şirket ortamlarında ise çalışan, kendisini çaresiz ve yaptığı işe değer verilmediğini hissediyor. Bunun sonucunda ise motivasyon kaybı, yönetime karşı ciddi tepkiler ve ileriye dönük olarak yapılanın mobbing şeklinde algılanmasına kadar sıkıntılı bir hal alabiliyor.
Şirket ortamı şirketin vermek istediği genel bakış açısını çok iyi yansıttığını belirten Hugent İK Satış Direktörü Çağlan Ünal Üzümcü, farklı ofis düzenleriyle ilgili şu açıklamaları yapıyor: “Örneğin açık ofis sistemi olan bir işyerinde masaların arasında separatör olması, çalışanların birbirleriyle iletişimlerinin kısıtlı olmasının istendiği anlamına geliyor. Bu, şirketin bireysel hedeflerin çok önemli olduğu ve yoğun rekabetin yaşandığı bir yer olmasından kaynaklanabilir veya yoğun konsantrasyon gerektiren ve çalışanların dikkatlerinin dağılmaması için yapılan bir olumlu düzenleme de olabilir. Veya ortak çalışma alanlarının fazla olduğu, birçok toplantı odası düzenlenmiş, çalışanlara gruplar halinde çalışabilecekleri alanlar ayrılmış bir ofis ortamı, bireysel başarıdan çok grup hedeflerini önemseyen bir şirketin bakış açısını yansıtabiliyor.”

Bakış açısına göre düzen oluşturuluyor
Her şirketin ihtiyaca uygun çalışma ortamı geliştirdiğini söyleyen Üzümcü, çalışma ortamlarıyla ilgili şu örnekleri paylaşıyor: “Üretim yapan şirketlerde ya da bünyesinde depo, taşıma alanı vb. bulunduran yerlerde genellikle ana alan üretim ya da depo alanı olarak planlanıyor. Geriye kalan alanlar personelin çalışabileceği şekilde tasarlanıyor. Bu da o işletmede önceliğin nerede olduğunu çok net anlatıyor. Diğer bir ofis ortamında ise çoğunlukta çalışanın temel ihtiyaçlarının karşılandığı ama fazlasını da sunmayı amaçlamayan, masa, sandalye ve bilgisayarlardan oluşan bir çalışma ortamı. Yeni nesil ofis sisteminde ise şirketin isteğine ve bakış açısına göre şekillenebilen bir düzen oluşturulabiliyor. Açık ofis sistemi ve kapalı odalar ihtiyaca göre dağıtılıyor. Ortak kullanım, dinlenme ve hobi alanları oluşturulabiliyor.”

Dinlenme alanları çalışanı motive ediyor
Mola ve dinlenme alanları, çalışanın ara verdiği kısa anlarda rahatlamasını, farklı bir ortamda nefes almasını, diğer çalışanlarla sosyalleşebilmesini ve işine geri döndüğünde çok daha enerjik ve konsantre olarak çalışmasını sağlıyor. Hugent, artık birçok şirkette masa ve sandalyelerin olduğu ya da Amerikan mutfak tarzı açık mutfakların olduğunu belirtirken; hobi alanlarının da televizyon, gazete, dergi, çay-kahve makinelerinin olduğu dinlenme alanlarıyla düzenlenmiş olduğunu dile getiriyor. Üzümcü, sözlerini şöyle bitiriyor: “Yaratıcılık ve verimlilik konusuna en çok değer veren ve ofislerini buna göre düzenleyen Google, Facebook gibi şirketlerin ofislerine baktığımızda ilk dikkatimizi çeken şey esneklik. Ofiste belirli bir tarz yok, herkesin kendine uygun bulabileceği tarzlar bir arada. Oturarak çalışmak isteyenler için masa ve sandalye, ayakta çalışmak isteyenler için yüksek masalar var. Oyun alanları, gece kendini daha üretken hissedenler için kanepeler, fiziksel aktivite ve spor alanları gibi detayları görmek mümkün. Bu kadar olmasa da yine esnek alternatifler yaratıcılık gerektiren işlerde faydalı olabilir.”
ETİKETLER : Sayı:945