İnsan Kaynakları 03 OCAK 2016 / 15:41

Tehditler artarken, siber güvenlik istihdam ihtiyacı da gelişiyor

Dış Politika Araştırmaları Merkezi (EDAM) ile Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi’nin (MARC) birlikte gerçekleştirdiği Siber Güvenlik Araştırması’nın sonuçlarını açıklayan MARC Müdürü Doç. Dr. Salih Bıçakcı, siber güvenlik konusunda daha etkin olabilmek için 1 milyon BT uzmanına ihtiyaç olduğunu söyledi. “Türkiye’de Siber Güvenliğin Açmazları’’ paneli Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasını NATO Yeni Güvenlik Tehditleri Bölümü Siber Savunma Direktörü Süleyman Anıl yaptı.

Stratejiyi bilen eleman önemli
Türkiye’de siber alanı saldırı amaçlı kullanan aktörler ve kabiliyetleri, siber suçlar ve nükleer tesislerde siber güvenliğin boyutu gibi konuların araştırıldığı çalışmanın sonuçları Kadir Has Üniversitesi Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi (MARC) Müdürü Doç. Dr. Salih Bıçakcı tarafından paylaşıldı. Siber gücün bir ülkenin bütün siber altyapı tesisleri ile ayakta durmasını sağlayan bir unsur olduğunu ifade eden Bıçakcı, Türkiye’nin siber güvenlik alanında daha ileri gidebilmesi için 1 milyon BT uzmanına ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Bilişim sektörü ile politikacılar arasında boşluk bulunduğunu dile getiren Bıçakcı, “Stratejinin ne olduğunu bilen, BT’den anlayan, ikisi arasındaki ilişkiyi kurabilen, bilişim dilini politikacıya tercüme edebilen, bunun üzerine strateji geliştiren ara elemana ihtiyaç var’’ dedi. Türkiye’nin ağırlıklı olarak özel sektöre dayanmış bir güvenlik sistemine işaret eden Bıçakcı, “Devlet kurumları için var olan yerler üzerine bir iyileştirme planı var. Ancak iyileştirme gerektiği kadar planlı yapılamıyor. Bu koordinasyonlar yapılamadığı için problemler yaşıyoruz’’ dedi. Türkiye’de siber güvenlik tehditlerinin artması nedeniyle hem devlet kurumlarını hem de kritik altyapıyı ilgilendiren tehditlerin derinleştiğini söyleyen Bıçakcı, şunları söyledi:

Dış politik gündem, hassasiyet gerektiriyor
“Türkiye’nin son yaptığı siber güvenlik kurulundan aldığı eylem planı dışında yaptığı yeni bir şey yok. Oysa hem Suriye meselesi, hem İran’ın güçlenmesi hem Rusya ile olan ilişkilerimiz bizi bu konuda daha hassas davranmaya itiyor. Yaptığımız değerlendirmenin temelinde, siber güvenlik nedir ve nasıl anlaşılmalıdır, devletler buna göre nasıl organize olmalıdır, siber suç nasıl anlaşılmalıdır, siber suçla siber terörizm arasındaki unsurlar nerede değişir, siber savaş olursa nerede başlayıp nerede biter, siber casusluğu nasıl anlamalıyız, Türkiye böyle bir saldırıya ne kadar hazır, olası bir krize karşı nasıl davranılmalı sorularına cevap aramak var. Akkuyu’da yapılacak nükleer tesisin siber saldırı ya da siber bir hazırlık için yeterli olup olmadığını da araştırmaya dahil ettik. Rusya ile bu işbirliğinde onları nereye koyacağımızı ve milli güvenliği ilgilendiren bu konuda onlarla nasıl ilişki kuracağımızı irdelemeye çalıştık.”
NATO Yeni Güvenlik Tehditleri Bölümü Siber Savunma Direktörü Süleyman Anıl da, terör örgütlerindeki artışın siber saldırılara yansıdığını ancak bunun zorlayıcı olmadığını dile getirdi. Siber savunma konusunda ülkelerin kendilerini iyi yetiştirmesi gerektiğinin altını çizen Anıl, siber saldırıların dışarıdan geldiğini, bu nedenle ülkelerin diğer partnerleriyle iyi ilişkileri olması gerektiğini söyledi.