Dosya İş Sürekliliği 25 MART 2013 / 08:36

Ayakta kalmak isteyen, devamlılığını da garantiye alır

Her türlü risk karşısında, iyi ve kötü günde ‘iş sürekliliğini’ sağlamak artık asıl meziyet halini aldı. Öyle ki, elde edilen kâr, dış pazarlarda elde edilen başarılar, tüketici sadakatini yakalamak bu sürekliliğin birer sonucu. Çünkü süreklilik ‘istikrar’ demek. Yani öngörülebilirlik demek, yeniliklere hızlı ve başarılı uyum demek, dahası BT yatırımlarıyla bu yapıyı otomatik bir hale, kurumsal bir reflekse dönüştürmek.

Gartner Yönetici Ortağı Halil Aksu’nun da dikkat çektiği gibi, ‘iş’ BT’yi aşan, kurumun kurmaylarını ilgilendiren, herkesin sorumluluğu olan bir konu. Aksu’nun örneği bu tanımı destekliyor: “Deprem olunca, sadece BT personeli ve sistemleri hasar görmüyor, fabrikalar, mağazalar, hatlar, aileler de zarar görüyor.” İkinci kelime ‘süreklilik’ ise itibar sürekliliği, gelir sürekliliği, faaliyet sürekliliği, istihdam sürekliliği gibi kavramları çağrıştırmalı.
Bu konuda kendi yazdığı ‘BT Yöneticisinin El Kitabı’ndan alıntı yapıyor Aksu: “Süreklilik denilince benim aklıma hep güvenlik ve risk yönetimi gelir. Zira bunlar da işin sürekli kılınması için gerekli unsurlar. Bunların tümünü de sigorta şirketi analojisiyle anlatmayı severim.” Aksu’nun söz ettiği sigorta şirketi analojisine göre, riski devralan sigorta şirketi, risk gerçekleşirse söz verdiği bedeli karşılar. Sigortalı bir kayba uğramıştır. Ama en azından karşılığında maddi bir bedel almıştır ve zararını ödeyebilir, giderebilir. Sigorta şirketi ise bu hesapları çok ince bir şekilde yapar ve gerçekleşmeyen riskler için elde etmiş olduğu sigorta primleriyle kâra geçer. Sigortalı da hasarın gerçekleşmesini ve bu hizmetin hayata geçmesini pek ümit etmez, ama buna rağmen sigorta yaptırır.
Aksu’nun tabiriyle iş modeli böyle olan pek az iş kolu var ve bu anlamda iş sürekliliği bir harcama, bir güvence faaliyeti. Bir felaketin gerçekleşmesi tercih edilmez, ama yine de ciddi miktarda kaynak bu konuya aktarılır. Aksu’ya göre bu normal. Çünkü korunmaya çalışılan ‘risk x olasılık’, çok daha büyük bir bedel. Soru bu bedelin ne kadar olduğunu tespit etmekse, işte o zaman tüm bu işlerin en önemli olan çalışması akla gelir, yani iş etki analizi. Bu tanımlar zinciri, iş sürekliliği konusundaki yatırımların bir tercih değil, gereklilik olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu gerekliliğin, ölçek ve sektörle doğrudan bir ilişkisi olmadığını da söyleyen Aksu, şöyle devam ediyor: “Bu konu kurumsal olgunluğun artmasına bağlı olarak daha büyük ve daha olgun kurumlarda gündeme geliyor. Örneğin bankacılık sektöründe bu konudaki yatırımlar çok yaygın. Zira bu konuda eksiklik, doğrudan gelir ve itibar kaybı demek. Ayrıca düzenleyici kuruluş BDDK tarafından zorunluluklar ve denetimler var.”
Aksu, benzer biçimde telekom sektöründe de kritik olan faaliyetler ve şebekenin yönetilmesi için iş sürekliliği ve felaket yönetiminin hayata geçirildiğini ifade ediyor. Dahası, Aksu’ya göre risk iştahı düşük olan ve yönetsel olgunluk seviyesi müsait, yabancı ortaklığı olan kurumlarda bu daha sık görülüyor. İşini tüm risk unsurlarını gözeterek emniyete alan, böylece sürekliliği daimi kılan da kazanıyor.
ETİKETLER : Sayı:914