Dosya İş Sürekliliği 25 MART 2013 / 08:40

En doğru çözümün yolu kurumu tanımaktan geçer

Her sektörde her ölçekte şirketin kendine en uygun iş sürekliliği çözümünü konumlandırması gerekiyor. Bu da şirketin bütününe ayna tutması, en doğru ve bütünsel ihtiyaçlara uygun çözümü konumlandırması demek.

Şirketler iş sürekliliğinin önemini ve gerekliliğini kavradıkça bu konuda kurumsal analizlerini yaparak, en önemlisi de BT şirketlerinden gerekli rehberliği alarak kendilerine en uygun çözümleri konumlandırma yoluna gidiyor. BT sektörü temsilcilerine göre belli sektörlerde belli şirketler bu konuda oldukça yol aldı, diğer sektör temsilcileri ve özellikle de KOBİ’ler ise geride kalmaya hiç niyetli değil. Herkes ihtiyacın bilincinde ve herkesin derdi, doğru çözümü en doğru rehberlikle kurumda yapılandırmakta.
TurkNet Ürün Yönetimi ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Rana Karaküçük’ün de dikkat çektiği gibi, içinde yaşadığımız çağda bilginin ve verinin değeri tüm maddi kaynaklardan fazla. Durum böyle olunca bu değerin bir felaket anında bile korunması önem arz ediyor. Bu tabloda gerçek bir ‘iş sürekliliğinden’ bahsedebilmek için felaket kurtarma projeleri de, Karaküçük’e göre mutlak hale geliyor.
Anadolu Bilişim Strateji ve Pazarlama Müdürü Övgü Güneri, dünyada oldukça yaygın olan iş sürekliliği ve felaket yönetimi kültürünün Türkiye’de de kurumlar arasında yaygınlaşmaya başladığını belirtti. Güneri’ye göre kurumlar, özellikle felaket yönetimi konusunda üçüncü parti şirketlerden yoğun dışkaynak kullanma eğilimindeler. Büyük şirketler için iş sürekliliği yatırımları daha geniş düşünülen bir kavram olduğu için bu noktalarda seçimler üst seviyede teknik altyapı ve destek sunan şirketlere doğru kayıyor. KOBİ’ler için iş sürekliliği yatırımları söz konusu olduğunda ise Güneri, önümüzdeki dönemde özellikle bulut teknolojileri temelli çözümlerin ön plana çıkacağını tahmin ettiğini söyledi. Böylece KOBİ’ler ilk yatırım maliyeti yüksek olmayan, esnek ve hızlı çözümler elde edecek ve Güneri’nin tabiriyle bu teknolojiler, KOBİ’leri hem finansal hem de operasyonel olarak rahatlatacak, iş sürekliliği konusunda çözüm üretmelerini sağlayacak.
“Kurumların tüm bilgilerini barındırdıkları veri merkezleri, iş sürekliliğini sağlama konusunda en kritik noktalardan biri” diyen Microsoft Türkiye İş Platformu Ürün Yöneticisi Gökben Utkun’a göre geleceğin veri merkezlerinde hızlı büyüyebilme, maliyet kontrolü ve iş sürekliliği en önemli konular olarak öne çıkacak. Veri merkezlerinde ortaya çıkması beklenen esneklik, küresel rekabeti farklı bir platforma taşıyarak, hızla değişen iş hedefleri doğrultusunda ihtiyaç duyulan iş uygulama ve altyapı servislerinin de yapısını değiştirecek.

EMC Kıdemli Teknoloji Danışmanı Emin Çalıklı da konuya bulut bilişim ve maliyet avantajı kanadından yaklaşarak, “Bulut bilişim karmaşıklığın giderilmesi, verinin öncelik sıralamasına göre segmente edilip organize edilmesi, veri merkezinin kapladığı alanın küçültülmesi, kurumların enerji tüketiminin azaltılmasına kadar uzanan bir avantajlar listesini beraberinde getiriyor. Bu faydalar sayesinde kuruluşlar, BT altyapısının bakımına daha az harcama yaparak ana işlerine daha fazla yatırım yapabiliyor” bilgisini paylaştı.
Bu tablo karşısında GlassHouse Türkiye Ankara Satış Yöneticisi Neşe Bayar, iş sürekliliği konusunda yükselen eğilimin ivmelenerek devam etmesini kaçınılmaz olarak gördüğünü belirtti. Özellikle sektörel bazda etkili olan kanun, yönetmelik ve yeni uygulamalar da bu konuda yol gösterici olacak. Bayar ekledi: “Sertifikasyon aşamasını geçip, kendi iş sürekliliği planlarını yapan şirketlerin, ekosistemini oluşturan daha küçük boyutlu alt yüklenicilerden de benzer standartlara uymalarını talep etmesiyle, bu konudaki bilincin ve istekliliğin geometrik dizi şeklinde arttırması beklenebilir.” Tüm bu çalışmalarda ön plana çıkan konu ise Bayar’ın dikkat çektiği gibi, her zaman kurumun yanında olacak çözüm ortakları ile hedefe yönelmek olmalı.

Her başlıkta maliyet avantajı geliyor
Mirsis Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Gül Düzgider’e göre şirketler iş sürekliliği konusunu iki perspektiften ele almalı. Yani hem iç sebeplerden kaynaklı aksaklıklara, hem de doğal felaketler nedeniyle yaşanabilecek duraksamalara karşı oluşabilecek felaket senaryoları için gerekli önlemlerin alınarak işleyişin hiçbir şekilde duraksamamasını sağlayacak çözümler uygulanmalı. Düzgider, “Özellikle kısıtlı kaynakları olan KOBİ’lerin bilişim tarafına kaynak ve maddi anlamda çok fazla yatırım yapma şansları olmayabilir” derken, bulut bilişim ile KOBİ’lerin altyapı ve yönetim maliyetine maruz kalmadan ihtiyacı olduğu kadar hizmeti, ihtiyacı olduğu zamanda ve ihtiyacı olduğu sürede sağlayabildiğini de hatırlattı. Bu yapı, kaynak ve maliyet tasarrufunu beraberinde getiriyor.
Planlı ve plansız tüm kesintileri adreslemek üzere “Maksimum Süreklilik Mimarisi” adını taşıyan bir mimari çözüme sahip olduklarını belirten Oracle Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Satış Danışmanlığı Direktörü Sedat Zencirci’ye ek olarak, Software AG Türkiye Başkan Yardımcısı Gökhan Arıksoy da şu bilgileri paylaştı:
“Önümüzdeki dönem iş sürekliliği açısından büyük değişimlerin yaşanacağı bir dönem olacak. Artık bütün şirketler ve teknoloji üreticileri, bulut bilişim, SaaS gibi inovasyonun dizginlerinin serbest bırakılacağı ve etkileşimin artacağı bir yaşam tarzına hazırlık yapıyorlar. İş sürekliliği temin etmeyen veya iş sürekliliğine yönelik bir özellik, yenilik içermeyen hiçbir teknolojinin artık yaşama şansının olmadığını söyleyebiliriz. Biz de sadece 360 derece bütünleşik çözümler ve danışmanlık hizmeti sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’de güçlü bir altyapı ve kültür oluşturmaya çalışıyoruz.”
Analizin önemine vurgu yapan KoçSistem Veri Merkezi Altyapı Çözüm ve Hizmetleri Grup Yöneticisi Murat Saraçoğlu, felaket kurtarma projeleri seçerken en önemli adımın, risklerin gerçekçi ve doğru olarak hesaplanması olduğuna işaret etti. Saraçoğlu, “Felaket kurtarma projelerini yaparken, kurumlar için risk oluşturan tüm kriterleri göz önüne alarak analizlerimizi oluşturuyor ve çıkarılan risk haritası üzerinden önceliklerin belirlenmesi noktasında yönlendirmelerimizi yapıyoruz” bilgisini verdi.
Geçtiğimiz yıllarda başlayan artış eğiliminin daha da hızlanmasını beklediklerini vurgulayan StorageCraft Türkiye Ürün Müdürü Can Erginkurban ise kendilerinin de mümkün olduğunca her ölçekten şirkete ve sektöre hitap etmeye çalışarak, yalnızca ‘çözümü alın ve kullanın’ demenin ötesinde, süreçler ve planlamalar konusunda da yardımcı olduklarını belirtti.

ÇÖZÜMÜ DOĞRU ANALİZ ETMEK GEREK

Bu yıl iş sürekliliği yatırımlarında ciddi bir büyüme olmasını öngördüklerini belirten Double-Take Availability Türkiye Dağıtıcısı Stratus Teknik Müdürü Erkan Tuğral, “Yılın ilk aylarında gerek bize gelen proje talepleri, gerek gerçekleşen satışlar bu beklentimizi doğrular nitelikte görünüyor” yorumunu yaptı. Tuğral, kurumlardan gelen doğrudan talepler dışında, yaptıkları etkinliklerle, oluşturdukları internet aktiviteleri ve sektörün önemli oyuncularıyla kurdukları iş birliktelikleriyle şirketleri bilgilendirmeye çalıştıklarını söyledi. Tuğral, “İş sürekliliği çözümü arayışında olan kurum ve kuruluşlara, önlerine gelen çözümlerde RTO ve RPO ölçeklerini iyi analiz etmelerini tavsiye ediyoruz” hatırlatmasını da paylaştı.

İŞ SÜREKLİLİĞİ YATIRIMLARI ARTACAK

Telekom ve finans sektörünün büyük yatırımlar yapmayı gündemlerine aldıklarını söyleyen 4G İletişim Teknolojileri Genel Müdürü Yusuf Gökhan Gülal, kamu sektörünün de 2012 yılında yaptığı yatırımlarla iş sürekliliği alanında farklılıklar oluşturduğunu vurguladı ve ekledi: “2013 içinde hayata geçmesi beklenen projelerle beraber bir adım daha ileriye gidecek.” Gülal’a göre, 2013 yılı ve sonrasında kesintisiz hizmet talebinin artışı ile iş sürekliliği yatırımlarının daha büyümesi söz konusu. “Bu büyüme insanların yaşam kalitesini artıracağı için KOBİ’ler ve büyük ölçekli şirketler hizmet satış hedeflerini yükseltecek” diyen Gülal, böylece iş sürekliliği alanında daha fazla yatırım yapılacağı tahmininde bulundu.

ARTAN REKABET VE MEVZUAT ETKİSİ

Türkiye’de kurumların finansal ve iş gücü kaynaklarının kısıtlı olması, kendi varlıklarını daha özenle koruma ihtiyacını doğuruyor. IBM Küresel İş Hizmetleri İş Sürekliliği ve Altyapı Hizmetleri Yöneticisi Ali Gündüz’ün dikkat çektiği gibi, Türk sanayisinin ve iş dünyasının büyük çoğunluğunun yerleştiği bölgelerdeki olası deprem ve doğal afet riskleri de bu ihtiyacı artırıyor. Bu tablo karşısında, “Türkiye’de gerek iş sürekliliği gerekse felaket kurtarma çözümleri açısından farkındalığın arttığından söz edebiliriz” diyen Gündüz, rekabetin artmasıyla ve özellikle bankalar için iş sürekliliğine yönelik mevzuat gereklilikleriyle, iş sürekliliği kültürünün önemli ölçüde gelişmesinin sağlandığını vurguladı. Gündüz, bu farkındalık ışığında IBM’in İzmir’de 2009 yılında yeni konumunda yeniden hizmete açtığı İş Sürekliliği ve Esnekliği Hizmetleri Merkezi’nin şu anda büyük ölçüde doluluk oranına ulaştığını da sözlerine ekledi.

STANDARTLAR DA YOL GÖSTERECEK

Sanal ortamlarda oluşturdukları iş sürekliliği ile ilgili eğitimlere iş ortaklarının çalışanlarını da dahil ettiklerini söyleyen Turkcell Global Bilgi Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı A. Fahri Arkan, böylece iş ortaklarında iş sürekliliği farkındalığının oluşturulmasına katkıda bulunduklarını vurguladı.
Arkan şöyle devam etti: “İş sürekliliği konusu ve bu amaçla teknolojiye yapılacak yatırımlar, büyük ölçekli şirketlerin öncelikler listesinde giderek daha üst sıralarda kendine yer bulacak gibi görünüyor. Bu konuda ISO 22301 gibi İş Sürekliliği Yönetim Sistemleri Standartları yol gösterici olacaktır. KOBİ’ler için aynısını söyleyebilmek için ise henüz erken sayılır. Bu kuruluşlar biraz da hizmet etmekte oldukları sektörler, mevzuatlar ve sözleşmeler iş sürekliliği gerektirdiği için bir süre sonra istemeden de olsa iş sürekliliği çalışmalarına başlayacaklar.”
ETİKETLER : Sayı:914