Dosya İş Zekâsı 26 MAYIS 2014 / 08:25

İş dünyasının dinamizmi artıyor

İş zekâsı uygulamalarında; büyük verinin analizi, gerçek zamanlı raporlama, tahmine dayalı modelleme, görsellik ve kolay kullanım ön plana çıkıyor.

İş dünyası her geçen gün çok daha verinin üretildiği, bu verilerin çok hızla işlenerek, geç kalmadan karar mekanizmalarda yer alması gereken, hızın başrol oynadığı bir dünya haline geliyor. İş dünyasının dinamizmine hizmet edecek iş analitiği altyapıları çok büyük bir önem kazanıyor. Self-servis, görselliği yüksek, kolay arayüzlerle elde edilebilen ve farklı cihazlardan erişilebilen raporlar işletmelerde kilit rol oynuyor. Uzmanların verdiği bilgilere göre iş zekâsı uygulamalarında yeni eğilimler; büyük verinin hızlı şekilde analiz edilmesi, gerçek zamanlı raporlamalar, tahmine dayalı modellerin kullanımının artışı, görsellik ve kolay kullanımın öne çıkması şeklinde özetlenebilir. Öte yandan iş zekâsı uygulamaları, ERP kullanan şirketlerin elde ettiği verilere görsel zenginlik ve hız avantajları ile ulaşmanın en iyi yolu. Maliyetlerin kuruşlara kadar hesaplandığı, her satış fırsatının çok değerli olduğu günümüzde iş zekâsı, vizyonunu geliştirmek isteyen şirketler için olmazsa olmaz niteliğinde. Dünyada iş zekâsı kullanımı yaygınlaşmakla birlikte geçtiğimiz 10 yıl içinde ERP sistemini sorunsuz olarak tamamlayan şirketlerin bir sonraki fazda düşündüğü ilk adım. Bu nedenle iş zekâsının ERP gelişimini tamamlayan pazarlarda kullanım oranı diğer pazarlara göre daha hızlı artmakta.

Başarılı projeler ilgiyi artırıyor

İş zekâsı alanındaki yeni eğilimler; büyük veri, in-memory teknolojiler ile çok daha hızlı raporlama, bulut çözümler ile uygulamalara uzaktan erişim, mobilite ile her yerde ve her ortamda raporlama, veri madenciliği ve tahminleme olarak sıralanıyor. Her geçen gün kurumların sosyal medya analizi konusunda daha talepkar olmaya başladığını belirten IBSS Danışmanlık Genel Müdürü Osman Çelik, şunları kaydetti:
“Tabii analiz için iş zekâsı uygulamalarına ihtiyaç var. Bu da sosyal medya analizi için iş zekâsı uygulamalarını ön plana çıkarıyor. Bilindiği gibi gün geçtikçe birçok uygulama artık buluta taşınıyor. İş zekâsı uygulamaları da az da olsa bulut pastasından pay alıyor. Fakat kurumlar verilerini buluta taşıma ve raporlamayı bulut çözümlerle yapma konusunda dirençliler. Verilerin güvenliği konusunda ciddi kaygıları var.
Türkiye’deki şirketler de iş zekâsı gelişmelerini her geçen gün yakından takip ediyorlar. Birçok başarılı referans projenin ortaya çıkması bu ilgiyi daha da artırıyor. Özellikle mobil raporlama ve dashboard uygulamaları talebi tetikleyen ana fonksiyonlar olarak ön plana çıkıyor.”

Raporlama ve analizin ötesine geçildi

Geleneksel iş zekâsı yetenekleri, raporlamanın, analizin ötesine geçmeye başladı. “İş zekâsı uygulamaları aynı zamanda senaryo modellemeyi, gerçek zamanlı izlemeyi ve tahmine dayalı analitiği planlamalı ve gerçekleştirmelidir” diyen ERP Komitesi Koordinatörü Göker Sarp, şu bilgileri Verdi:
“Yöneticiler, kendi analizlerini kendileri gerçekleştirebilmeyi ve verileri gerçek zamanlı olarak görselleştirebilmeyi istemektedir. Kuruluşlar tarafından oluşturulan ve kullanılan bilgilerin çok büyük bir oranı, içerik içerisinde bulunan yapılandırılmamış verilerdir ve yapılandırılmış verilere kıyasla daha hızlı artmaktadır. Yakın gelecekte bu yapılandırılmamış verileri analiz ederek bilgilerden anlam çıkartmak karar alıcıların daha hızlı ve daha bilgiye dayalı kararlar almaları için kullanımı yaygınlaşacaktır.”
Dünyada Türkiye’ye göre daha önce kullanılmaya başlanan iş zekâsı çözümlerinin Türkiye’de giderek yaygınlaştığını kaydeden Sarp, “Türkiye’deki şirketlerin birçok sürecinde verimlilik sağlıyor, en önemlisi rekabeti analitik boyuta taşıyabiliyor ve dolayısıyla karlılıklarını denetleyebiliyorlar” dedi.

Analitik dünya operasyonel dünya ile iç içe geçiyor

“İş zekâsı uygulamalarında son yıllarda ortaya çıkan en yeni eğilimlerin başında, iş zekâsının çevrimiçi iş süreçleri ile bütünleştirilmesi, analitik dünyanın operasyonel dünya ile içiçe geçmesi diyebiliriz” diyen Komtaş Bilgi Yönetimi Genel Müdürü Yüksel Çomak, görüşlerini şu şekilde açıkladı:
“Örnek vermek gerekirse, sadece çağrı merkezlerinde kullanılan akıllı kuyruk yönetimi bugün bazı büyük bankalarda operasyon hattında kullanılmaya başlamıştır. Benzer şekilde birçok telekom, finans ve perakende sektöründe faaliyet gösteren kurumda, operasyonel iş kararları verilirken anlık müşteri tepkilerine bağlı olarak sistemin ürettiği sonuç (ve dolayısı ile iş süreci) değişebilir hale gelmiştir. Bunun yanı sıra, büyük verinin teknolojik altyapısının çok daha geniş kitlelerce kullanılabilir hale gelmesi ve bu alanda kurumların yaptıkları yatırımlarla birlikte iş zekâsı uygulamalarında da büyük veri kullanımı için yatırımlar devam etmekte ve büyük veri kullanımı bu uygulamalar tarafından desteklenir hale gelmektedir. Son olarak, doğrudan iş zekâsı uygulaması fonksiyonalitesi diyemeyeceğimiz, ancak iş zekâsı uygulamalarının başarısını doğrudan etkileyen veri kalitesi ve veri yönetimi konuları son dönemde kurumlar tarafından çok daha net fark edilmiştir.”

Kurum içinde gizli kalmış stratejik bilgiler ortaya çıkıyor

Günümüzde iş zekâsı dünyasında teknoloji ve süreçler bazında ciddi bir değişim yaşanmakta ve iş dünyasının ihtiyaçlarına paralel olarak bu değişimin devam edeceği öngürülüyor. Bugün iş zekâsı araçlarından beklentinin, bilinen raporları sunmaktan öte, kurum içerisinde gizli kalmış, ancak kurumun stratejisini etkileyebilecek bilgileri bulup çıkarmak yönünde olduğunu kaydeden QlikView Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Müjde Işım, şu bilgileri verdi:
“Büyük veri hacimlerinin performanslı bir şekilde ve veri arasındaki çapraz ilişkileri ortaya çıkarabilecek görsel bileşenler aracılığı ile analizini sağlayan teknikler önem kazandı. Her zaman, her yerde bilgiye ulaşma ihtiyacı, iş zekâsı uygulamalarına mobil cihazlar ile ulaşımı ön plana çıkardı. Bugün iş zekâsı çözümleri ağırlıklı olarak bir veri ambarında toplanmış tarihsel verinin çevrimdışı olarak analizine dayalı durumda, gelecek dönemde gerçek zamanlı analizlerin ve yapılandırılmamış veri üzerinde analizlerin önem kazanacağını söyleyebiliriz.”
Işım’ın verdiği bilgilere göre ‘Ne oldu’ sorusuna cevap veren diagnostik analiz teknolojileri artık yerini ‘ne olacak’ ve ‘ben ne yapmalıyım’ sorularına cevap veren prediktif, geleceği öngörücü analiz teknolojilerine bırakmaya başladı.
ETİKETLER : Sayı:973