Dosya İş Zekâsı 10 MART 2014 / 08:22

Riskleri azaltmanın yolu kapsamlı yatırım

İş zekâsı çözümleri Türkiye’de giderek yaygınlaşıyor. Mobilite ve SaaS yapısı ise bu tabloda giderek öne çıkıyor.

Günden güne artan veri büyüklüğü ve müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verip, rekabette üst sıralarda olmayı hedefleyen perakende, telekom ve finans sektöründeki şirketler iş zekâsına yatırımları özellikle gündeminde tutuyor. Mevcutta iş zekâsı yapısı bulunan şirketlerin ise hızlı raporlama, sayısal analiz ve mobil gibi yeni teknolojileri de takip etmeye ihtiyaçları var. Kurum içi ve dış müşteriler için anlık iş performanslarını ölçümleyerek, iş risklerini azaltmak isteyen şirketler için iş zekâsı kaçınılmaz. Bu yorumu yapan Turkcell Global Bilgi Kurumsal Çözümler ve İş Zekâsı Müdürü Celal Dolkan’a göre, iş zekâsı; büyük veri ve bellek-içi ortamları, mobil ve veri madenciliği alanındaki yeni teknolojik gelişmeler ile, şirketlerin tüm süreçlerinde yer almaya başlayacak. Bu durumda, iş zekâsı çözümleri için gerekli olan donanım ve yazılım maliyetlerindeki avantajlar ile iş zekâsı pazarının Türkiye ve dünyada daha hızlı büyüyerek, daha fazla şirket tarafından tercih edileceğini düşünebiliriz.
“İş zekâsı çözümleri Türkiye’de giderek yaygınlaşıyor” yorumunu yapan İş Zekâsı ve ERP Komitesi Koordinatörü M. Göker Sarp’ın da dikkat çektiği gibi, Türkiye’deki şirketlerin birçok sürecinde verimlilik sağlayan bu yapı, en önemlisi rekabeti analitik boyuta taşıyabiliyor. Dolayısıyla kurumlar kârlılıklarını denetleyebiliyorlar.

İş zekâsında tercih artık mobilden yana
Türkiye, tıpkı tüketicide olduğu gibi kurumsal alanda da teknolojiye meraklı ve uygulama kapasitesi yüksek bir ülke. Bu tanımı yapan Microsoft Türkiye Bulut ve İş Platformu Ürün Yöneticisi Gökben Utkun’a göre, bunu BT yatırımlarının düzenli büyümesinden de rahatlıkla gözlemleyebiliriz. Özellikle iş zekâsı, işe görülebilir bir değer kattığı için bu konuda gelişmeleri sürekli takip etmek ve iş zekâsının yaratacağı faydayı hayata geçirmek konusunda yüksek bir motivasyon söz konusu.
İş zekâsı uygulamaları bundan birkaç yıl öncesine kadar daha çok “rapor” kavramının temelde olduğu bir yaklaşım sergilerken, bugün iş zekâsı araçlarından beklenti; bilinen raporları sunmaktan öte, kurum içerisinde gizli kalmış, ancak kurumun stratejisini etkileyebilecek bilgileri bulup çıkarmak yönünde. QlickView Genel Müdür Yardımcısı Müjde Işım’ın da belirttiği gibi, her zaman, her yerde bilgiye ulaşma ihtiyacı, iş zekâsı uygulamalarına mobil cihazlar ile ulaşımı ön plana çıkardı. İş birimleri artık bilgi sistemlerine bağımlı olmadan, kendi verileri üzerinde çok çabuk karar alabilme, sebep-sonuç ilişkilerini araştırıp, problem gördükleri noktalarda detay araştırmaya gidebilme, büyük veri hacimleri üzerinde yüksek performanslı analizler gerçekleştirebilme ihtiyacı içindeler. Işım’a göre, yeniliklere ayak uydurma, aslında bu ihtiyacın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Kurumlar, teknoloji ve yaklaşım bağlamında bu ihtiyaca cevap verebilen araçlara yöneliyorlar. Geleneksel raporlama araçları yerine, daha analitik, etkileşimli kullanıma açık ve mobil araçlardan da rahatlıkla erişilebilen iş zekâsı platformları ön plana çıkıyor.
Uygulamalar giderek gelişiyor
Bilginin önemi ve rekabette yarattığı fark artık günümüzün gerçeği. Bu nedenle çok çeşitli sektörlerden iş zekâsı uygulamalarına talep geliyor. Aynı şekilde, daha küçük ölçekli ve kısıtlı kaynaklara sahip şirketler de daha az ile daha çoğu başarabilmenin yolunun bilgi ile işlerine değer katmaktan geçtiğini görüyorlar. Özel şirketlere ek olarak, kamu kuruluşları da en etkin kararları alabilmek, kamu hizmetlerini en iyi ve en verimli şekilde yürütebilmek için iş zekâsını kullanıyor. Türkiye’de iş zekâsı kavramı daha çok veri ambarı ve yan uygulamaları, akıllı operasyonel ve stratejik karar/raporlama sistemleri ve veri madenciliği gibi temel kullanım alanları üzerinde yükseliyor. Bu tabloda Teradata Profesyonel Hizmetler Direktörü Ali Rıza Kuyucu, mobil sistemlerin gelişimi ile iş zekâsı uygulamalarının özellikle Türkiye’de, bu alanda gelişim göstermeye başladığına işaret etti.

Veri madenciliğinde kilit nokta
Büyük veri kavramı; iş zekâsı uygulamalarının gittiği yönü belirleyen en önemli etmen. Kurumlar sosyal medya, e-posta, SMS kampanyaları gibi iletişim alanlarına dair analizlerini yaparken internet verilerinin içine derinlemesine girmek durumunda kalıyorlar. Proline Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan’ın belirttiği gibi, bu kadar büyük ölçekteki verilerin analizi de ancak yeni gelişen iş zekâsı uygulamaları ile mümkün. “İş zekâsı uygulamaları, akıllı şehirlerin gelişimiyle birlikte daha da önem kazanacak” tahminini yapan Ünalan, Türk şirketlerinin farklı iş zekâsı uygulamalarını gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında başarı ile hayata geçirdiğini de hatırlattı.
Milyonlarca veriyi anlık olarak analiz edebilecek ve sonucunda gerçek zamanlı stratejik kararlar alabilecek kurumların ayakta kalacağı bir geleceğe ilerliyoruz. İş zekâsı artık sadece raporlama ve analiz değil, veri madenciliği ve büyük veri yönetimi gibi fırsatları da barındırıyor. Her kurumun büyük veri analizi ve kullanımı sayesinde kârlılığını, verimliliğini ve rekabetçiliğini artırdığı bir süreçteyiz. SAP Satış Destek Direktörü Ahmet Engin Tekin, Türkiye’de iş zekâsı konusunda her sektörün eşit ağırlığı olduğu kanısında. Zira iş zekâsı çözümleri, yatay kestiği tüm sektörlere katma değer sağlayan fırsatlar barındırıyor. Üniversitelerden bankalara, gıda şirketlerinden lojistik sektörüne kadar çok geniş bir yelpazede iş zekâsı çözümleri kullanılıyor.

Analiz için bütünleşik yapı gerek
Mobil platformların gelişimi, yaygınlığı ve hayatımızdaki etkisi tartışılmaz. Büyük verinin bulutta analiz edilmesi ise, mevcut iş zekâsı çözümlerinin farklı bakış açıları ve çeşitli teknikler yoluyla geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Büyük veri, bulut ve iş zekâsı çözümlerinin bir hizmet paketi içerisinde sunulması, yeni bir hizmet anlayışıyla birlikte yeni kazanç noktalarını beraberinde getiriyor. Bununla paralel olarak, en önemli teknolojik eğilimler, iş zekâsı çözümlerinin olgunlaşması, kullanımın kolaylaştırılması, performans ve veri aktarımı konularında daha iyi çözüm ve yaklaşımların ortaya koyulması yönünde. Bu yorumu yapan Model Kurumsal Çözümler Genel Müdürü Atila Zeybek’e göre, bu odak noktasında ön plana çıkan ve iş zekâsı uygulamalarını farklı bir boyuta taşıyan son gelişmelerden biri de SaaS (Hizmet Olarak Yazılım) modeli. Zeybek de Türkiye’deki şirketlerin özelde ERP’ye, genelde iş zekâsına ilgisinin son yıllarda oldukça yüksek olduğuna dikkat çekerken, şu eleştiriyi de ekledi: “Fakat ERP projelerinin başarıya ulaşma oranı biraz daha düşük. Bu nedenle, iş süreçleri kullanıma girer girmez analiz edilebilmelerine olanak tanıyan iş süreçleriyle bütünleşik iş zekâsı yaklaşımına ihtiyaç var.”

Her ölçekte şirketin ihtiyacı
Şirketler, iş zekâsı uygulamalarını günümüzde çoğunlukla geçmiş ve anlık verilerin analizi için kullanıyor. Ancak geçmiş veriler, ‘Veri Madenciliği’, ‘Predictive Analiz’ (Tahmine Dayalı Analiz) gibi iş zekâsı ürünleri ile analiz edilerek geleceğe yönelik kestirimlerde bulunmak ve bu sayede geleceğe yönelik önlem almak ya da alınan kararların doğruluğunu sorgulamak mümkün olabiliyor. Arete Danışmanlık İş Analitikleri ve Teknoloji Grup Yöneticisi Onur Bekmezci, bu tabloda büyük ölçekli şirketlerin, ERP sistemlerinin kurulumunda öncülük ettiği gibi, şu an iş zekâsı çözümlerinde de öncülük ettiği kanısında. Orta ve özellikle küçük ölçekli şirketler ise BT maliyetlerini azaltmak amacıyla ERP sistemi ile yetinmeyi tercih edebiliyor. Bekmezci’ye göre, ölçek bağımsız olarak tüm şirketlerin iş zekâsı uygulamalarına kuşkusuz büyük ihtiyacı var. Ancak maliyetlerden kaçınmak amacıyla bazı şirketler, bu konuda ihtiyaçlarını göz ardı edebiliyor.
Büyük verinin hızlı şekilde analiz edilmesi, gerçek zamanlı raporlamalar, tahmine dayalı modellerin kullanımının artışı, görsellik ve kolay kullanımın öne çıkması iş zekâsı uygulamalarında yeni eğilimler arasında yer alıyor. Ancak IBM Türk İş Analitiği Satış Lideri Merve Göral’a göre, Türkiye’de ise iş zekâsı uygulamaları pazarı halen Avrupa’nın gerisinde. Bu da; kurumların birçoğunun bu tarz uygulamalarını “olsa da olur” yaklaşımıyla değerlendirmesinden kaynaklanıyor.

Daha dinamik ve doğru kararlar için…
“Karar alıcıların sektör eğilimlerini belirlemesi, analiz etmesi, kaynaklarını ve bütçesini planlanması ve sonuç olarak çeşitli senaryoları karşılaştırmaları için gerek duyduğu tahminsel analitik öne çıkan uygulamaların başında geliyor” bilgisini veren KoçSistem Ar-Ge ve İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörü Ömer Özgür Çetinoğlu ise şu bilgileri paylaştı: “İş zekâsı uygulamalarının mobil ortama taşınması da önemli bir eğilim. Bu doğrultuda mobil ve tabletler üzerinden üstün görsel sunum yetenekleri ile analiz yapılmasına olanak sağlayan, gelişmiş güvenlik altyapısı kullanılarak hem çevrimiçi hem de çevrimdışı analizler yapabilen mobil raporlama platformları önem kazanıyor. Son olarak iş zekâsı uygulamalarının bulut üzerinden sunulduğu SaaS modelinin önümüzdeki yılların en önemli eğilimi olacağını söylemek mümkün. Türkiye’de bu başlıkta farkındalık düzeyi ağırlıklı olarak büyük ölçekli şirketlerde daha yüksek. Oysa iş zekâsı her sektörden, her iş alanındaki ve her ölçekteki firmaya önemli avantajlar sunuyor. Sektör açısından değerlendirdiğimizde ise en önemli sorun iş zekâsı alanında yeterli seviyede uzmanlığın olmaması. Şirketlerin iş zekâsı ile ilgili çözümleri seçerken hem iş zekâsının sunduğu fırsatları hem de kendilerine bu fırsatları sunarak fark yaratmalarına katkı sağlayacak BT şirketlerini iyi araştırmaları gerek.”
İş zekâsı uygulamalarında en yeni eğilimlere işaret eden Smartiks İş Çözümleri Direktörü A. Utkan Şanda, yönelimleri üç başlık altında özetledi: Yazılım ve donanımın optimize edilerek bütünleşik olarak sunulduğu veritabanı ve analitik sunucuları kullanımı. Büyük veri ve bellek içi işlem yetenekleri ile konsolide edilmiş yüksek hacimdeki veriler içerisinde bilinmeyenin en hızlı ve kolay şekilde araştırılması ve raporlanması. HTML5 tabanlı gelişmiş web arayüzleri, mobil arayüzler ve bulut servisleri ile de analitik çözümlerin çok daha yaygın ve etkileşimli kullanımı. Şanda’ya göre, her ne kadar BT sektörü olarak istenen seviyelerde değilse de, gün geçtikçe daha da yaygınlaşan bir eğilim ile iş zekâsı çözümleri yaygınlaşıyor. Bu gelişim, Türk şirketlerinin daha dinamik şekilde, daha doğru kararlar almaları anlamına geliyor.

BÜTÜNLEŞİK SİSTEMLER ÖN PLANDA

“İş zekâsı artık geride kaldı” yorumunu yapan Software AG Türkiye Genel Müdürü Nil Bağdan, bugünün sosyal medya paylaşımları evreninde, haber merkezlerinin bile bilginin dünya çapında yayılma hızına erişemediğine dikkat çekti. Artık her tür veriden gerçek zamanlı içgörüler elde edebilen ve bu tespitleri anında eyleme dönüştürebilmek için internet, sosyal medya, mobil ve POS cihazı gibi herhangi bir dağıtım kanalına aktarabilen bütünleşik sistemler ön plana çıkıyor. Çok düşük gecikme süreleriyle mesaj iletme hizmeti ve tüm veri kaynaklarından elde edilen olay akışı işleme işlemlerini bir araya getirerek sağlam, ölçeklenebilir ve son derece hızlı işlem yapabilen bellek içi sosyal ve analitik platformlar son yıllarda popülerlik kazanıyor. Bağdan ekledi: “Bugün pek rağbet görmeyen disk tabanlı BT mimarisi ve veri yönetimi yaklaşımlarından farklı olarak, ölçeklenebilirlik özelliği ve yepyeni uygulamaları sayesinde dinamik veri setlerine kolaylıkla uyum sağlayabilen ürünler, günümüzün iş zekâsı uygulamalarının da temelini oluşturuyor.”

SOSYAL MEDYA ÖN PLANA ÇIKIYOR

Önümüzdeki günlerde, iş birimleri tarafından daha fazla çeşitlilikte verinin analize dahil edilmesinin talep edildiğini göreceğiz. Eskiden sadece kurum içerisinde, operasyonel uygulamalar tarafından üretilen verilerin raporlanması ve buradaki verilerin analizi talep edilirdi ve bu yeterli olurdu. Oracle İş Zekâsı Danışmanlığı Direktörü Tolga Yıldırım’ın belirttiği gibi, günümüzde, çalıştığımız kurumla ilgili yüklü miktarda verinin kurum dışında da üretildiğini görüyoruz. Şirketler de daha büyük resmi görmek, müşterilerini daha iyi tanıyarak daha uygun hizmetleri sunmak için bu tür verileri de harmanlamak istiyorlar. Yıldırım’ın dikkat çektiği diğer bir beklenti de, iş kullanıcılarının BT personeli olmadan veriyi istedikleri gibi, özgürce kullanabilmeleri. Yıldırım’a göre, önümüzdeki günlerde iş zekâsı araçlarında bu yönde gelişmeler olacağını öngörebiliriz.

BÜYÜK VERİNİN YÜKSELİŞİ

Bugünlerde gündemde büyük veri var. Intellica Genel Müdürü Kemal Ünaltuna, geçen yıllarda da in-memory teknolojilerin gündemde olduğunu belirterek, büyük verinin yakında iş zekâsı teriminin yerini alacak gibi göründüğüne dikkat çekti. “Büyük veride, verinin büyüklüğü (Volume), oluşma hızı (Velocity) ve çeşitliliğini (Variety) anlıyoruz” diyen Kemal Ünaltuna’ya göre, birçok sektör iş zekâsı konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyor ve yeniliklere ayak uydurmaya çalışıyor.

ÖNE ÇIKAN EĞİLİMLERLE YAPI BÜYÜYOR

İnnova BI&EPM&CRM Çözüm Yöneticisi Barış Taptık, iş zekâsı uygulamalarında öne çıkan eğilim ve teknolojileri sıraladı. İlk sırada iş zekâsı çözümlerinin kontrol arayüzlerinde gelişmeler var. Burada özellikle yeni kuşak arayüzlerin kullanıcılara kendi özelleştirilmiş arayüzlerini oluşturma olanağı vermesi ve mobil cihazlardan arayüz  kullanımı öne çıkıyor. İkinci unsur, BT’nin desteği olmadan kullanıcıların iş zekâsı çözümlerini kullanması. Yeni kuşak iş zekâsı çözümlerinin anlaşılır ve basitleştirilmiş yönetim arayüzleri buna olanak sağlıyor. Üçüncü unsur mobil iş zekâsı raporlamaları. Burada, Taptık’ın da belirttiği gibi, özellikle tablet cihazların yöneticilerin iş zekâsı raporlarını takip ettikleri ana ekranları haline geldiği gözlemleniyor. Dördüncü unsur ‘büyük veri’de ise iş zekâsının, oluşan büyük verinin daha detaylı analizi için kullanılmaya başlandığı gözlemleniyor. Beşinci unsur da bulut çözümler. Taptık, diğer tüm kurumsal çözümlerde olduğu gibi iş zekâsında da bulut çözümlerin yükseliş döneminin başladığı kanısında. Taptık şu eklemeyi yaptı: “Türk şirketlerinin iş zekâsı uygulamaları ile gittikçe daha da yakından ilgilendiğini, daha çok şirketin iş zekâsı çözümlerini kendi sistemlerine bütünleştirdiklerini, bir kez iş zekâsı uygulamalarını kullanmaya başlayan kurumların, yenilikleri de yakından takip etmeye başladığını ve yavaş yavaş daha bütünleşik iş zekâsı çözümlerine doğru yöneldiğini gözlemliyoruz.”
ETİKETLER : Sayı:962