Dosya İş Zekâsı 21 TEMMUZ 2014 / 08:25

Yenilenen iş zekâsında kapsam da genişliyor

Belli birimlerden sıyrılıp giderek kurum bütününü kapsayan bir yapı sergileyen iş zekâsı çözümleri, yeni teknolojik gelişmelerin etkisi altında. Bulut bilişim, mobilite, sosyal medya bunun ilk akla gelen örnekleri. Bu faktörler, iş zekâsı sahiplik oranını artırırken, varolan uygulamalarda da değişim getiriyor.

Günümüzde iş zekâsı uygulamaları Türk şirketleri arasında, dünya geneline kıyasla çok yüksek bir kullanım seviyesine sahip olmasa da, gelecekte, şirketlerde faaliyet sonuçlarını sadece ay sonu itibariyle ne kadar ciro ve kâr yapıldığına bakılarak bile değerlendirirken, “Önümüzdeki dönemde nasıl daha fazla ciro ve kâr yaparım?” sorusunun cevabında iş zekâsı ihtiyaçları ortaya çıkacak. Bu beklentiyi dile getiren Anadolu Bilişim Kurumsal Uygulama Hizmetleri Direktörü Atakan Karaman’ın da belirttiği gibi, verinin katlanarak çoğaldığı bir çağda yaşıyoruz. Analizlere göre, dünyadaki sayısal veri havuzunun yüzde 90’ı son üç yıl içinde ortaya çıkmış durumda. Bu sebeple veri saklamada doğru çözüm olan bulut bilişim, aynı zamanda iş zekâsı uygulamalarında da doğru yatırıma dönüşüyor. Kurumlar hem operasyonel nedenlerle hem de yasal yükümlülüklerle bugün, geçmişe oranla çok daha fazla bilgiyi saklamak ve işlemek zorunda. Bu nedenle denetimsiz büyüyen bu veri yükünü en uygun ve hesaplı araçlarla yönetme ihtiyacı duyuluyor. “Mobilite ile birlikte şirketlerin iş yapış şekillerinde de değişimler meydana geliyor” diyen Karaman, bu değişim ile birlikte iş zekâsı uygulamalarını destekleyecek çözümlerin yaygınlaştığına dikkat çekti. Buna göre, sosyal medya platformlarından gelen yapısal olmayan verinin düzenlenerek analiz edilebilir bilgi haline getirmeye yönelik çözümler ve makineler arası iletişim (M2M) ile artan verinin yorumlanması alanlarında da yeni gelişmeler yaşanacak.
İş sonuçları ışığında tahminler
Büyük veri kavramı, iş zekâsı uygulamalarının gittiği yönü belirleyen en önemli etmen konumunda. Kurumlar sosyal medya, e-posta, SMS kampanyaları gibi iletişim alanlarına dair analizlerini yaparken, internet verilerinin içine derinlemesine girmek durumunda kalıyorlar. Bu kadar büyük ölçekteki verilerin analizinin ancak yeni gelişen iş zekâsı uygulamaları ile mümkün olabileceği yorumunu yapan Proline Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan, büyük veriyi; analitik, bant genişliği ve içerik olmak üzere üç ana başlık altında sınıflandırdıklarını söyledi. Analitik uygulamalar; verilerin toplanmasını, depolanmasını, analizini ve elde edilen sonuçlar ile planlama yapılmasını sağlayacak süreçler ve teknolojiler bütünü. Ünalan’a göre, bu sayede kurumlar; analize, denetlemeye, raporlamaya, modellemeye ve dolayısıyla iş sonuçlarını daha iyi, hızlı, kolay anlamaya ve ileriye dönük verimli tahminler yapmaya odaklanabilirler. İnnova BI&EPM&CRM Çözüm Yöneticisi Barış Taptık’a göre de gerçek zamanlı veriler iş zekâsı uygulamalarındaki varlığını artırarak sürdürecek.
Mobil hayata uygunluk gerekli
İş zekâsı uygulamaları ile şirketler satış ve üretim bütçesi oluşturma süreçlerini çok daha verimli hale getirebilirler. Bu sayede tahminler gerçeğe daha yakın olur ve sürprizler en aza indirgenir. Ayrıca takip etmek istenen verileri kullanıcılar istedikleri şekilde işleyerek çeşitli raporlar üretebilir ve bunu diğer yöntemlere göre çok daha hızlı ve hatasız gerçekleştirebilirler. Ayrıca takip etmek istenen verileri kullanıcılar istedikleri şekilde işleyerek çeşitli raporlar üretebilir ve bunu diğer yöntemlere göre çok daha hızlı ve hatasız gerçekleştirebilirler. Bu bağlamda iş zekâsı uygulamalarının da mobil desteğe sahip olması ve her yerden ulaşılabilir olması gerekli. Bu beraberinde çeşitli güvenlik sorunlarını da doğurduğu için Teksöz’e göre, kritik verilerin mobil hale getirilmesi ya da buluta taşınması gibi durumlarda güvenlik ön planda tutulmalı.
Veriyi toplamak değil, analiz esas
Her ölçekte ve her sektörden şirket iş zekâsı yatırımlarından yararlanabilir. İş zekâsı çözümlerini kullanarak verileri analiz etmek, şirketlerin kritik kararlarını destekleyen içgörüleri elde etmelerini hızlandırıyor ve kolaylaştırıyor.

Bir şirket, eğilimleri tahmin etmek, yeni fırsatlar bulmak ve maliyetleri azaltıp gelirleri artıracak performans analizini gerçekleştirmek için verisini kullanabilir. CSC Türkiye Genel Müdürü Alev Alp Esen’in de dikkat çektiği gibi, şirketler, verilerinin varlıklarının bir parçası olduğu gerçeğini artık daha net görüyor. Bu yaklaşım, hem dahili hem de harici kaynaklardan elde edilen tüm verileri kullanmaları için onları teşvik ediyor. “Veriyi desteklemek ve analiz etmek yeni ihtiyaç diyebiliriz” diyen Esen şu bilgileri verdi:

“Farklı departmanlardan daha çok çalışanın iş zekâsı araçlarını kullanması ile birlikte, bu araçların da öğrenmesi ve anlaması kolay araçlar olmaları gerekiyor. Yeni çözümler SaaS trendini takip ediyor ve kalitelerini artırmak için buluttan yararlanıyor. Bellek-içi (in-memory) ve MapReduce gibi yeni teknolojiler, NOSQL, Hadoop gibi farklı veri türlerini daha hızlı analiz etme hedefi taşıyor. Bu eğilim, büyük veri alanına taşınıyor.”
M2M çözümleri de veriyi artıracak
Ölçeği fark etmeksizin tüm kurumlar, aradıkları bilgiye zamanında erişebilmek, her yerdeki verilere anında ulaşmak istiyor. İş zekâsı çözümlerinin kurumların ana sistemleri ile bütünleştirilmesi bir metot. Bunun yanı sıra, sayısal kanalların kurumsal taraftaki kullanımının da artması doğru veriye hızlı ve güvenli şekilde erişilmesini daha önemli kıldı. Akıllı telefon ve tablet bilgisayarların kullanımının artması ile kullanıcı deneyimi daha da önem kazandı. Bu deneyimi tüm kullanıcılara yaşatabilmek için iş zekâsı çözümlerinin de mobil ihtiyaçlar çerçevesinde şekillenen ihtiyaçlara cevap vermek zorunda kaldığını söyleyebiliriz. Bu eksende IBM Türk İş Analitiği Satış Lideri Merve Göral şu tahminleri sıraladı: “3G, 4G, fiber gibi iletişim altyapılarının gelişmesi, internete bağlı araçların sayısındaki artışı sağlayacak. Makineden Makineye iletişim (M2M), mobil ve akıllı telefon, sosyal medya gibi tüm bu eğilimler aslında birbirinden bağımsız işleyen pek çok sektörü, bireyleri birbirine yakınlaştırıyor. Özellikle ulaşım, otomotiv, sağlık hizmetleri ve finans gibi sektörlerde hem kullanıcılara hem de kurumlara inanılmaz verileri göndermeyi, almayı, ulaştırmayı sağlıyor. M2M çözümler de verinin artışını, hızını ve çeşitliliğini artırmaktadır, dolayısıyla büyük veri ve iş zekâsı çözümlerine olan ihtiyacı artıracak. Türkiye’de de yapısal olmayan verinin Türkçe analizi yakın dönemde yükselecek en önemli konulardan biri. Bu alanda çok daha fazla çalışmanın gerçekleşeceğine inanıyoruz.”
Veri madenciliği ve ileri analitik devri başlıyor
İş zekâsı işletmelere self servis şekilde BT desteği olmadan daha fazla kararı, doğru bir şekilde ve doğru zamanda alması için yardımcı oluyor. Bu da birçok alanda verimlilik ve müşteri memnuniyeti artışı sağlıyor. Obase Genel Müdürü Dr. Bülent Dal’a göre, iş zekâsı çözümlerinde kullanılan teknolojiler son yıllarda büyük veri, mobilite ve sosyal medyanın önem kazanması ile hızla olgunlaştı. Tüm bu teknolojilerin bir arada nasıl kullanılacağını bilmek kurumlar için hala karmaşık bir yapı. Bugün, iş zekâsı çözümlerinin çok daha büyük ve zengin veri hacimleri, bulut üzerinden çok daha fazla kişiye self servis hizmet sunabilir hale gelmesi konusunda kuruluşlar zorlanıyor. “İleri analitik ve veri madenciliğinin çıktıları günlük iş zekâsı kullanımı içine enjekte olacak” tahminini yapan Dal, şöyle devam etti:
“İş kullanıcılarının hepsi analitik tüketici konumuna gelecekler. Akan ve gerçek zamanlı veri üzerinde yakın geleceği öngörüp akıllı kararlar veren akıllı otomasyon uygulamaları artacak. İş zekâsı ürünlerinde veri görselleştirme ve bilgi keşfine yönelik yetkinlikler artarken veriyi yorumlamaya ve eğilimleri keşfetmeye yönelik veri analisti, veri bilimci gibi profillere olan ihtiyaç da artacak. Bulut üzerinde iş zekâsı yaygınlaşacak, büyük veri hacimlerine ölçeklenebilmek ve işleyebilmeye yönelik iş zekâsı ve veri yönetimi teknolojik altyapılarında sürekli bir gelişim gözlenecek. Gartner’a göre 2016’da iş verilerinin yüzde 30’u ticari olarak satılacak, son kullanıcıların bulut üzerine bilgi oluşturan kişiler olarak devreye girmesi – “crowdsourcing” söz konusu olacak.”
Giyilebilir teknolojiler apayrı bir başlangıç
Eskiden iş zekâsı projelerindeki algı şirketin mevcut ERP ve diğer veri kaynakları ile bütünleştirilebilecek bir veri ambarının oluşturulması, raporlama altyapısının ise buradan beslenmesiydi. Gerek gelişen teknoloji gerekse şirketlerin iş ihtiyaçları bu algının biraz daha şekillenmesi hatta gelişmesini sağladı. Önceden öncelikli olmayan mobil raporlama konuları artık özellikle üst yönetici ve saha ekipleri için öncelikli oldu. Kolay yönetilebilirlik ve düşük maliyeti amaçlayan bilgi teknolojileri yöneticileri için artık bulut teknolojileri araştırılır hatta kabul edilebilir teknolojiler oldu. Sosyal medya analizi ve takibi özellikle büyük şirketlerin vazgeçilmezi. Bunların hepsi, gelişen teknoloji ve iş ihtiyaçlarının günümüze yansıması ve yatırımlara dönüşmesinin göstergesi. Smartiks İş Çözümleri Direktörü Utkan Şanda’ya göre, artık hayatımıza yeni bir teknoloji ve ihtiyaca dair çözüm daha giriyor. O da giydirilebilir teknoloji. Bunun ilk öncülerinden olan Google bu alanda ciddi yatırımlar yapıyor ve piyasayı da hareketlendiriyor. Şu anda bu kavrama dayalı birçok örnek günlük hayatımızda kullanıma sunulmuş durumda. Sayısal ve akıllı kol saatleri, yürüyüş bileklikleri, gözlükler, oyuncaklar Şanda’nın örnekleri. Şanda bir veri ve soruyu da ekledi: “Gartner’ın yapmış olduğu bir araştırmaya göre, 2020 yılında yaklaşık 50 milyona yakın cihazın internete erişebileceği öngörülüyor. Bu kadar çok cihazın ve verinin olabileceği bir dünyada iş zekâsı yatırımlarının gidebileceği yerleri ve hacimleri düşünebiliyor musunuz?”

BÜYÜK VERİ ETKİSİNİ GÖSTERİYOR

Veriye hızlı erişim, verilerin kronolojik ya da istatistiki karşılaştırması, yatırım ve finansal hesaplamalarda hızlı karar verebilmek için anlık ve doğru, güncel bilgiye ulaşabilme gibi faydaları iş zekâsı yatırımlarında öne çıkıyor. Kora Genel Müdürü Betül Onat’a göre, iş zekâsı uygulamalarında öne çıkan yeni ihtiyaçlar, özellikle pek çok endüstri kolunda veriyi azami biçimde kullanma eğilimini ortaya çıkardı. Bu eğilim ile büyük veri teknolojileri gündeme geldi. “Bu teknolojilerle ilgili farkındalık yaratılması, yoğun rekabet ile baş etmek zorunda kalan sektör şirketleri tarafından öncelikli değerlendirilmekte” diyerek, burada başı çeken sektörleri telekom ve perakende olarak gösteren Onat, şöyle devam etti:
“Büyük veri teknolojisi sayesinde verisi çok fazla olan şirketler ciddi rekabet gücü kazanabilmekte, verinin temizliği sağlandıktan sonra veriden anlamlı analize ulaşılabilmekte.”

GİZLİ KALMIŞ BİLGİLERİ BULABİLMEK GEREK

Şirketlerin yapmış olduğu işlem bazlı kayıtları anlamlı bir bütün haline getirip, farklı açılardan bakılabilmesini sağladığı için iş zekâsı kurumlar için büyük önem taşıyor. Özellikle, verileri farklı gruplar halinde bir araya getirdikten sonra nihai veri üzerinde sorgulamalar ve çapraz raporlamalar yardımı ile işleri yönetsel bir bakış açısıyla görmek ve karar alabilmek için iş zekâsı uygulamaları kurumlar tarafından bir destek aracı. Günümüzün iş zekâsı alanındaki en önemli eğilimler ise Metric Genel Müdürü Gökhan Arıksoy’a göre, büyük verinin hızlı bir şekilde analiz edilmesi, mobil iş zekâsı raporlamaları, bulut, tahmine dayalı iş zekâsı (predictive analytics) olarak özetlenebilir. İş zekâsı uygulamaları bundan birkaç yıl öncesine kadar daha çok ‘rapor’ kavramının temelde olduğu bir yaklaşım sergilerken, bugün iş zekâsı araçlarından beklenti, bilinen raporları sunmaktan öte, kurum içerisinde gizli kalmış, ancak kurumun stratejisini etkileyebilecek bilgileri bulup çıkarmak yönünde. Arıksoy şu detayları paylaştı:
“Hızla artan verinin de etkisiyle, iş zekâsı alanında en öne çıkan eğilim; in memory teknolojiler. Bu yaklaşım kurumlara büyük veri üzerinde çok hızlı analizler gerçekleştirip, öngörüler oluşturup, bunları hızlı aksiyona dönüştürme şansı sağlıyor. Tahmine dayalı iş zekâsı (Predictive analytics) da önemli. Geçmişin ve bugünün raporlanması, mevcut ürünler ile yıllardır başarılı şekilde yapılmakta. Ancak bu sonuçlardan tahminsel sonuçların oluşturulması yolunda gelişmeler devam etmekte.”

SÜREÇLER DAHA SAĞLIKLI İŞLİYOR

İş zekâsı uygulamaları şirketlerin ERP - muhasebe altyapısı süreçlerini sağlıklı bir şekilde tamamladıktan sonra başlamaları gereken bir süreç. Bu yorumu yapan BT Kurumsal Bilgi Sistemleri Kurucusu Berkan Teksöz’ün de belirttiği gibi, sürecin ERP altyapısının sağladığı sonuçlardan beslendiğini unutmamak gerek. Bu bağlamda şirketler öncelikle görmek istedikleri işlenmiş veri bloklarının ham hallerinin doğru ve istedikleri gibi olduğundan emin olmalılar. Berkan Teksöz’e göre, Türkiye’de uluslararası ölçekte  ERP kullanan şirketler doğru sonuçlar ürettikleri için iş zekâsı süreçleri çok daha sağlıklı işliyor. Ancak Teksöz, “Orta ve küçük seviyedeki şirketlerin iş zekâsına yeteri kadar yatırım yapmadıklarını ve katma değerini çok iyi anlayamadıklarını düşünüyorum” yorumunu da ekledi.

ANALİTİK VE HIZ BİR ARADA

Software AG Türkiye İş Geliştirme Müdürü Ebru Kılıç’ın da dikkat çektiği gibi, iş zekâsı platformlarındaki geleneksel yöntemler ve veri madenciliği yaklaşımları yerini, kurumsal mimariyle bağlantılı analitik araçlara bıraktı. “Biz bunu, kurumların buluttaki veri ambarlarından analitik sonuçları çıkarmalarından ziyade, süreç temelli düşünme ve süreç iyileştirme odaklı bir yaklaşım sergilemelerini gerektiren bir aşama olarak görüyoruz” diyen Kılıç’ın da belirttiği gibi, çünkü artık yalnızca “gerçek zamanlı” veriler ile hareket etmek yeterli olmuyor. Aynı zamanda “doğru zamanda” aksiyon almak rekabet piyasasında şirketleri müşterilerinin gözünde farklılaştırıyor. Her tür veriden gerçek zamanlı içgörüler elde edebilen ve bu tespitleri, anında eyleme dönüştürebilmek için internet, sosyal medya, mobil ve POS cihazı gibi herhangi bir dağıtım kanalına aktarabilen bütünleşik sistemler ön plana çıkıyor. Çok düşük gecikme süreleriyle mesaj iletme hizmeti ve tüm veri kaynaklarından elde edilen olay akışı işleme işlemlerini bir araya getirerek sağlam, ölçeklenebilir ve hızlı işlem yapabilen bellek içi sosyal ve analitik platformlar son yıllarda öne çıkıyor. Kılıç, “Bugün pek rağbet görmeyen disk tabanlı BT mimarisi ve veri yönetimi yaklaşımlardan farklı olarak, ölçeklenebilirlik özelliği ve yepyeni uygulamaları sayesinde dinamik veri setlerine kolaylıkla uyum sağlayabilen ürünler, günümüzün iş zekâsı uygulamalarının da temelini oluşturuyor” yorumunu paylaştı.

BÜYÜK VERİ, MOBİLİTE VE BULUT ETKİSİ

İş zekâsı son senelerde olduğu gibi bugün de diğer ana başlıklara nazaran daha agresif büyüme beklenen alanlardan biri. Microsoft Türkiye Bulut ve İş Platformu Ürün Yöneticisi Gökben Utkun’a göre, bu büyüme ivmesini özellikle ana eğilimlerden, yani mobilite, büyük veri ve bulut gibi akımlardan kazanacak. “İş zekâsı bazı kullanıcıların yararlandıkları bir araç olmaktan çıkıp, tüm kullanıcıların hayatına girerek, iş yapış şekillerinde önemli kolaylıklar sağlayacak” yorumunu yapan Utkun ekledi: “Farklı araştırmalar, veriyi anlamlı veriye dönüştürecek potansiyel iş zekâsı kullanıcılardan bugün sadece yüzde 30’unun iş zekâsı uygulamalarını kullanabildikleri sonucunu ortaya çıkarıyor.” Araştırma şirketlerinin yayımladığı sonuçlar da Utkun’a göre birkaç ana eğilimi onaylıyor: Büyük veri, mobilite, bulut bu dört eğilimin üçünü oluşturuyor, hepsi de iş zekâsı konusuyla yakından ilgili ve Utkun, Microsoft İş Zekâsı çözümleriyle tüm bunları kapsadıklarını belirtti.
ETİKETLER : Sayı:981