e-toplum Kamu 18 HAZİRAN 2016 / 16:09

Dijital teknolojiler geleceğin kurallarını yazıyor

Bilişimin zirvesindeki akademisyen ve profesyonelleri buluşturan 24. Avrupa Bilişim Sistemleri Konferansı (24.European Conference on Information Systems) ECIS 2016, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Konferansın ilk gün açılış konuşmasını gerçekleştiren Maersk Group, Siemens, SAP, Allianz ve B&O Yönetim Kurulu Üyesi Jim Hagemann Snabe, bilgi teknolojilerindeki gelişimin insanlığı çok önemli bir dönemece getirdiğine dikkat çekerek “Tarihte ilk kez teknolojiyi kullanarak geleceğimizi değiştirme gücüne sahibiz. Sadece iş dünyasının değil, toplumun ve bireylerin hayatını değiştirecek yeni bir gelecek kurgulamak için önümüzde benzersiz bir fırsat var” dedi.
Konferansın açılışında söz alan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, Boğaziçi Üniversitesi ve Association of Information Systems işbirliğiyle böyle önemli bir toplantıyı ilk kez Türkiye’de gerçekleştirmekten büyük gurur duyduğunu dile getirdi. Geçtiğimiz 30 yıllık dönemde dünyada küreselleşme adına çok büyük değişimlerin yaşandığını ve geri dönüşü olmayan bir yola girildiğini ifade eden Barbarosoğlu, “Bugün içinde bulunduğumuz bilgi devrimi dünyanın yaşadığı diğer değişimler kadar, hatta belki daha önemli. Dördüncü endüstri devriminin diğer bütün endüstrileri değiştirmeye ve kuralları yeniden yazmaya hazırlandığı bu yeni dönemde bilgi teknolojilerinin geleceğini kurgulamak adına bir görüş bütünlüğüne, liderliğe ihtiyaç var. Kıtaların, uygarlıkların ve kültürlerin buluşma noktası İstanbul’da gerçekleştirilen bu organizasyonun, bu yolda atılan büyük bir adım olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
Association of Information Systems Başkanı Jae Kyu Lee de AIS’in büyüyen bir organizasyon olduğuna dikkat çekerek Boğaziçi Üniversitesi’ni aralarında görmekten ve bu yıl konferansı İstanbul’da gerçekleştirmekten duyduğu mutluluğu belirtti.
Maersk Group, Siemens, SAP, Allianz ve B&O Yönetim Kurulu Üyesi Jim Hagemann Snabe, teknolojinin değişime dair sunduğu güce odaklanan etkileyici bir konuşma gerçekleştirdi. Geçmişten gelen kuralları sorguladığımız ve yeniden yazdığımız çok özel bir zamanda yaşadığımıza dikkat çeken Snabe, “Teknoloji karşı karşıya olduğumuz büyük sorunları çözmek ve yaptığımız şeyleri daha iyi nasıl yapabileceğimizi keşfetmek adına önümüzde çok büyük fırsatlar sunuyor. Tarihte ilk kez teknolojiyi kullanarak geleceğimizi değiştirme gücüne sahibiz. Sadece iş dünyasının değil, toplumun ve bireylerin hayatını değiştirecek yeni bir gelecek kurgulamak için önümüzde benzersiz bir fırsat var” dedi.
Dijital teknolojiler geleceğin kurallarını çoktan yazmaya başladı
Dijital teknolojiler sayesinde müşteriler ürün ve hizmetlere çok daha kolay ulaşırken, şirketlerin de maliyetlerini önemli ölçüde azalttığını ifade eden Snabe, bunu şöyle özetledi:
“Bir iş dijital dönüşüm yaşadığında performans eğrisi keskinleşiyor, beklentiler çok daha hızlı yükseliyor. Çünkü daha kolay yollardan ürününe ulaşan müşterinin tüketimi en az iki kat artıyor, buna karşılık şirketler maliyetlerinde yüzde 98’e varan tasarruf yakalıyor. Ben buna ‘maddesizleştirme’ adını veriyorum. Ürün ortadan kayboluyor ve servise dönüşüyor. Daha önce bunu plaklarda, fotoğraf makinelerinde, daktilolarda, telefonlarda, ajandalarda, video kasetlerde, hatta ödeme sistemlerinden gördük. Önümüzdeki dönemde bu eğilimin duracağına dair bir işaret de yok.”
Küresel ağlar, yoğun veri kullanımı ve mobil teknolojilere robotik teknolojilerin, yapay zekanın, üç boyutlu yazıcıların ve nanoteknolojinin eklenmesiyle teknolojide ikinci fazın başladığına dikkat çeken Snabe, “Bugün satın aldığınız Tesla marka araca gelen yazılım güncellemesi, sanki yeni bir araç almışsınız gibi otomobilinize 40’tan fazla yeni özellik ekleyebiliyor. Bugün bazı ülkeler UBER sürücülerinin lisanslarının yasallığını tartışırken, bir sonraki UBER servisinde araçlarda sürücü bile olmayacak. Güneş panellerinin maliyeti Moore yasasına uygun olarak ucuzluyor. Güneş her gün dünyaya bugün ihtiyacımız olanın 8 bin katı enerji gönderiyor. Dünyada elektriğe ulaşamayan 1,4 milyar insan var, ama hepsi güneşe ulaşabiliyor. Bu nedenle teknolojiyle dünyayı değiştirmek için çok önemli bir dönemeçte olduğumuzu, insanlığın karşı karşıya olduğu sorunların çözümü için önümüzde pek çok fırsat olduğunu söylüyoruz. Bu sorunları birlikte düşünerek, çok yönlü ele alarak çözebiliriz” diye konuştu.