e-toplum Kamu 10 TEMMUZ 2016 / 14:43

Türkiye’nin sağlığı bilişim araçlarıyla yönetilecek

32. e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı; 23 Haziran tarihinde Sağlık Bakanlığı ile Ankara’da gerçekleştirildi. Bütünsel bir sağlık yönetim sistemi hedeflediklerini vurgulayan Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, “Vatandaş kendi sağlığını düzenlesin, Sağlık Bakanlığı da kendi sorumluluklarını yerine getirsin. Sektörü bu işin unsuru yapmaya ihtiyacımız var” ifadesini kullandı.
‘Sağlık Bakanlığı e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’na; Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci,Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Dr. Mahir Ülgü, bakanlık daire başkanları ve yöneticileri, teknoloji iş birliği yapan kurumlar ile özel sektör firmaları; Türk Telekom, Fujitsu, Oracle, Palo Alto Networks, Hewlett Packard Enterprise ve konuk dinleyiciler katıldı. Toplantının moderatörlüğünü yapan BThaber Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi, BThaber’in 22 yıldır bilişim sektörüyle bilişim profesyonelleri arasında içerik köprüsü görevi gördüğünün altını çizip “Yayınlarımıza içerik üretmek için bu etkinliklerimizi düzenliyoruz. Pek çok farklı kurumla e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’nı gerçekleştirdik; bu toplantılarda sizlerle bir araya geliyoruz ve birbirimizi yakından tanıyoruz. Bu Yuvarlak Masa; Sağlık Bakanlığı ile gerçekleştirdiğimiz 3. toplantımız. Desteklerinden dolayı kendilerine teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.
 
Sistem, kendi özdenetimini yapabilmeli
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantılarının çok verimli geçtiğinin altını çizip Sağlık Bakanlığı e-Sağlık Uygulamaları ve Kişisel Sağlık Sistemi e-Nabız ile ilgili bilgi paylaşımında bulundu. Birinci, şunları kaydetti: “Sağlık Bakanlığı’nın bilişim politikalarının burada birlikte görüşülmesinden memnuniyet duyuyorum. Bunun merkezinde e-Nabız projesinin yer alması bizi daha çok mutlu ediyor. Bu toplantıdan; geleceğe dair farklı projeler çıkmasını, projelerle ilgili yol haritasında nitelikli değişiklikler yapılmasını bekliyoruz. Bildiğiniz gibi Kişisel Sağlık Sistemi projesini gerçekleştirdik. Biz aslında sağlığı yönetmek istiyoruz. Sağlık Bakanlığı olarak sağlığı yönetirken en büyük aracımız; bilişim. Bilişim araçlarını da çok doğru kullanmamız gerekiyor. En ekonomik şartlarda ve en iyi şekilde, vatandaşın, çalışanın, sahadaki yöneticilerimizin süreci kolay yönetmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu noktada denetleyici unsurun güçlü olmasını istiyorduk. En iyi denetleyici unsur da; doğal olarak vatandaş. Öyle bir şey yapalım ki vatandaş kendi sağlığını yönetsin, biz de Türkiye’nin sağlığını yönetelim dedik. Artık biz sayısal istatistiklerle uğraşmayalım istedik. Prediktif modelleri geliştirerek bu ülkede herkesin en az biz sağlığı yönetenler kadar kendi sağlığından kaygılanması ve sağlıklı olması için gayret göstermesini sağlamaya çalıştık. Sağlığı kolay yönetmek; aslında gerçekten ihtiyacı olana ihtiyacı olduğu kadar sağlık hizmeti vermek ve suistimal gibi algıları ortadan kaldırmayı planladık. Ne kadar şeffaf olursanız o derecede suistimal önlenir.” Bütünsel bir sağlık yönetim sistemi hedeflediklerini vurgulayan Birinci, şu detayları verdi: “Vatandaş kendi sağlığını düzenlesin, Sağlık Bakanlığı da kendi sorumluluklarını yerine getirsin. Bunun için de komple ihtiyaç açısından; yazılım, donanım neler gerekiyorsa, bütün süreci yönetecek uygulamaları da tetikleyelim. Biz de son 2 yılda bu doğrultuda, e-Nabız, teletıp ve benzeri birçok uygulama gerçekleştirdik. Bütün bu sistemlerle vatandaşı ilişkilendirmek, onu bir parçası haline getirmek, sektörü bu işin unsuru yapmaya ihtiyacımız var. Hizmet kapasitemiz oldukça iyi ama artık bundan sonraki süreci sürdürülebilir, sistemin kendi öz denetimini yapabildiği bir yapıya dönüştürmemiz gerek.”
 
e-Nabızda, vatandaşın verisini paylaşması kendi izninde
Proje Geliştirme Daire Başkanlığı, Yazılım Geliştirme Birimi’nde Bilişim Uzmanı olarak çalışan Eray Özcan, e-Nabız’ın altyapısı ve özellikleri hakkında bilgi verdi ve sistemde hastanın kendi kişisel sağlık verilerini yönetebildiğine dikkat çekerek bunu yaparken de kayıtlara her yerden ve her zaman anlık olarak erişim sağlanabildiğini kaydetti. Teletıp ve Teleradyoloji Birimi Sorumlusu Ülker Özeren, e-Nabızda görüntü kısmının teletıp sistemi üzerinde halledildiğine vurgu yapıp bunun vatandaşa yönelik kısmı olduğunu belirtti. Diğer yandan ana amaçlarından birisinin de; radyologların görüntülere zamandan ve mekândan bağımsız bir şekilde ulaşabilmelerini sağlamak olduğunu ifade etti. e-Nabız’da veri güvenliğini anlatan Sistem Yönetimi Daire Başkanı Fatih Uluçam, siber olaylara karşı Türkiye genelinde önlem alınması gerekliliğini gündeme getirerek bu önlemler kapsamında bakanlık olarak hem sektörel hem de kurumsal SOME’lerin kurularak taşrada etkin ve yaygın bir şekilde bilgi akışının sağlanması ve gerekli tedbirlerin alınması konusunda ilerlemeye devam ettiklerini belirtti. Standart Geliştirme ve Akreditasyon Daire Başkanlığı, Sağlık Bilişim Mevzuatı Geliştirme Birimi’nden Av. Ahmet Esad Berktaş, kişisel verilerin korunması konusunu irdeledi ve şu iadeyi kullandı: “e-Nabızda veri paylaşımıyla ilgili olarak kişilerin kendilerini kontrol etmesine izin veriyoruz. Kişilerin veriler üzerinde tamamıyla yönetim hakkı bulunuyor, kendi verilerini paylaşmaları kendi izinlerinde.”  Standardizasyonun veri kaybının azalmasını sağladığının altını çizen Standart Geliştirme Daire Başkanı Esra Muş, bunun sağlık verisinin güncel tutulmasına, milli sistemlerin birlikte çalışmasına imkân verdiğini de kaydetti.
 
Vatandaşlara evde hizmet verilip takibi yapılıyor
‘Sağlık Bakanlığı e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’nın ‘Teknoloji İş birlikleri’ bölümünde; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, İstatistik ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Gülseher Sanaç, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Daire Başkanı İrem Mühürcü ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Daire Başkanı Eray Kaplan sunumlarını gerçekleştirdi. Bilişimi en etkin kullanan kurumlardan biri olduklarına dikkat çeken Sanaç, temel görevlerinin toplum sağlığını koruyucu sağlık hizmetleri vermek olduğunu söyledi ve Sağlık.net çevrimiçi sisteminin en büyük paydaşları olduğunu kaydetti. Sanaç, “Evde vatandaşlarımıza hizmet verdiğimiz ve bunların takibini yapmış olduğumuz sistemlerimiz de mevcut” ifadesini kullandı. Sağlık Bakanlığı’nın tüm stok yönetim klinik mühendislik ve eczacılık hizmetleriyle ilgili süreçlerini yöneten sağlık bilişim uygulamalarına sahip olduklarının altını çizen Mühürcü, “Tedavi paylaşım portalımız da bulunuyor. Biz hekimin artık küçük bir ilde hizmet verirken o ürünün alımıyla ilgili yorulmasını istemiyoruz” dedi. Kaplan, bakanlığın kullandığı EBYS ile entegrasyonu temmuz ayı içinde sağlamayı hedeflediklerinin altını çizip “MERSİS ve ESBİS entegrasyonu da çok önemli. Standart konusunda biz de problemler yaşıyoruz.  MERSİS ve ESBİS önem atfediyor. Bu devletin diğer birimleriyle entegrasyonu kolaylaştıracaktır” açıklamasını yaptı.
 
Sağlık verileri kredi kartı verilerinden daha değerli hale geldi
Anlatılan pek çok projenin içinde yer aldıklarını söyleyen Türk Telekom’dan Erkan Mızrak, “Birçok projenin Türk Telekom veri merkezinde koşturuyor olması da bize gurur veriyor” dedi. Mızrak, kronik hasta takibiyle, ritim bozukluğuyla ilgili projeleri olduğunu da ekledi. Fujitsu’dan Alper Yıldırım, Türkiye’de 200’ün üzerinde çalışanları olduğunu vurgulayarak “Mottomuz; insan odaklı inovasyon. Dünyaya üç katman olarak baktığımızda; insan katmanı altında dijital bilgi katmanı ve altında altyapı katmanı var. Nesnelerin iletişimini sağlamak açısından da Fujitsu sensör teknolojisine önem veriyor” ifadesini kullandı. Çok verimli bir e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı geçtiğine dikkat çeken Oracle’dan Utku Kaya, “Oracle, 38 milyar dolar gelirinin 8 milyar dolarını Ar-Ge’ye harcıyor. Geliştirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı standartlar üzerine. Standartların en önemli ve sayıca çok olanı sağlık alanında. Oracle sadece yazılımları, donanımları, hizmetleri ve bildiğiniz diğer ürünleriyle değil standartların gelişmesine olan katkısıyla da sağlık sektörünü destekliyor” açıklamasını yaptı. Palo Alto Networks’den Açelya Cevher Özçelik, “Sağlık verileri kredi kartı verilerinden daha değerli hale geldi” ifadesini kullanıp siber güvenlik tehditlerinin analizini yaptıklarının altını çizdi. Özçelik, “Türkiye’de ve dünyada sağlık sektörüyle yakın çalışmaya uğraşıyoruz. Güvenlik anlamında sağladığımız artıları bu sektöre yansıtalım istiyoruz” şeklinde konuştu. Hewlett Packard Enterprise’dan, Tuncay Marmara, “Gün boyunca anlatılanlardan şunu söyleyebilirim: Hem vatandaş hem de şirket olarak sağlık hizmetlerinde son yıllarda yapılan reformları ve elde edilen başarıları takip etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu toplantıda bahsedilen birçok yatırımın dünyada örnek olarak gösterildiğini tespit etmekteyiz. Bakanlığımızın hedeflerine uygun olarak da tasarlanmış hazır bütünleşik sistem ve etki güvenlik çözümlerimizi, servislerimizi sizlerle paylaşmaya devam etmek istiyoruz” açıklamasını yaptı.
 
Sağlık yazılımı ihraç eden bir ülke olabiliriz
‘Sağlık Bakanlığı e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’nın sonunda değerlendirme yapan Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Dr. Mahir Ülgü, öncelikle herkesi bir araya getirdiği için BThaber’e teşekkür etti. Ülgü, şunları kaydetti: “Sağlık ekseninde hizmet üretiyoruz. Ürettiğimiz hizmeti bizim tek başımıza yapabilmemiz mümkün değil. Bunu beraber yapıyoruz. Bundan dolayı duyduğum kıvancı, gururu anlatmakta zorlanıyorum. Daha önceki toplantılarda da paylaşmıştım; sağlık bilişimi uygulama tarafı mutlak surette uzmanlaşmak zorunda çünkü bir alandaki bilgi kümesi birikimi arttıkça bunu aynı ihtisas altında taşıyabilmek imkansız. Bir ‘şartnamematik’ üretme yolundayız. Bu hem sektörü hem bizim satın alma talebinde bulunan kurumlarımızı rahatlatacak bir uygulama olacak. Tıp ve sağlığın teknolojiyle birlikte çalışmak zorunda olduğunun altını çizen Ülgü, konuşmasında şu noktalara temas etti: “İnsan odaklı inovasyon kavramı çok değerli. Şehir hastaneleri geliyor. Bu dev kompleksleri insanların hizmetine sunarken bizim mutlak surette teknolojiyi doğru ve yerinde kullanmamız gerekiyor. Şehir hastaneleriyle ilgili; duran her şeyi bilmek hareket eden her şeyi izlemek zorundayız. ‘RFID’ bunu inanılmaz kolaylaştırıcı kılacak. Sürdürülebilirlik açısından baktığımızda teknoloji bu işin tam da kalbinde. Dönüştürme, bilişimsiz imkansız. Zor günler bizi bekliyor ama bunlar çok da heyecanlı.. İnanın çok güzel şeyler olacak. Dünya bir taraftan bireyselleşirken bir taraftan da ekonomik dünya küreselleşiyor. Burada da yerimizi almak zorundayız. Tüketen bir Türkiye bir süre sonra biter. Üretmemiz gerekiyor. Sağlık yazılımı ihraç etmeliyiz. Ülkemizde 7-8 bin çalışanı olan, sağlık bilişim uygulama yazılımı üreten bir sektör mevcut. Bu sektörle ilişkilerimiz çok iyi. Altyapı var, zemin var, yapılması gereken şey; biraz daha ittirivermek! Biraz daha ittirecek olursak kesinlikle yazılım ihraç eden bir ülke haline geliriz. Teknoloji arka taraftan başka sektörleri de besliyor. Yazılım şirketlerinin tamamının kendilerini bizim denetimimize açmalarını istiyoruz. Biz yanlışları, kusurları ortaya koymak değil, varsa bunları düzeltmek, iyileştirmek istiyoruz. Özel sektörle bu sinerjiyi yakalayabilmiş olmanın gururunu da yaşıyoruz.”