e-toplum Kamu 31 MART 2014 / 08:01

‘Sayısal’ yol haritasında AB ile tam eşgüdüm

Avrupa sayısal gündeminin temel misyonu insanların yaşamlarını kolaylaştırmak ve BT sektörünü kalkındırmak. Bu kapsamda DigitalEurope çalışmalar yapıyor ve yönlendirici rol üstleniyor, Horizon 2020 yapısı ile ülkeler arasında girişimcilerin verimli işbirlikleri fon desteği alıyor. Peki bu yapıda Türkiye nerede? Öncelikleri neler ve aslında neler olmalı? Bu konuda kapsamlı bir çalışmaya imza attıklarını söyleyen TAGES CEO’su Leyla Arsan, Dijital Türkiye Platformu ile çalışmaları ve hazırladıkları raporlar hakkında bilgi paylaştı.

Bu yapıda nasıl konumlanıyorsunuz?
Bu işi yapan ekip yıllardır Avrupa Komisyonu’nda aktif olan, BT ile ilgili projeler yapan, AB fonlarından yararlanan, uzman bir ekip. Zaten hep bu konuda çalışıyorduk. İstanbul Bilgi Toplumu İzleme Grubu kurup, orada bazı çalışmalar yaptık. Onun içinden de bu proje çıktı. Böyle olunca Dijital Türkiye Platformu bu görevi bize, yani TAGES’e verdi. TAGES içinde biz 7 uzman, sayısal gündem uyum projesi üstünde çalışıyoruz.

Burada Dijital Türkiye Platformu nasıl konumlanıyor?
Avrupa’da DigitalEurope üyesi olan dernekler; TESİD, TÜBİSAD ve ECİD yanlarına Türkiye Bilişim Vakfı ve Türkiye Bilişim Derneği’ni de alarak Dijital Türkiye Platformu’nu oluşturdular. DigitalEurope sayısal gündem odaklı tüm Avrupa stratejilerini takip ediyor, görüş bildiriyor. Türkiye’nin sayısal platformu da aslında benzer hedeflere sahip. Platformun ilk çalışması da ‘Avrupa Dijital Gündeminin Türkiye’ye Uyumu’ ismini taşıyor. Avrupa sayısal gündeminin Türkiye de dahil olmak üzere birçok yapıya faydası var. Bu anlayışı yerelleştirmek gerekiyor ve bu da devletin işi.

Türkiye’de bu süreç nasıl işliyor?
Birçok bakanlık bilişim sektörünü sahipleniyor. Bu işi takip eden, bilgi toplumu stratejisi oluşturmaya çalışan Kalkınma Bakanlığı. Bir yandan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da çalışıyor. Ama aradaki eşgüdüm zayıf.

Projenin amacı ne?
Öncelikle Türkiye’deki mevcut durumu tespit etmek. Avrupa; sayısal gündeminde kendi durumunu bir skor tahtası ile takip ediyor ve 2020 yılına kadar hızlı genişbant ve bunun herkesi kapsaması gibi kritik hedefler var. Biz öncelikle bu skor tahtasında Türkiye nerede ve nerede değil, bu çalışmayı yaptık.

Neredeyiz ve nerede değiliz?
Bu skor tahtasına onların istediği şekilde sürekli en güncel veri akışı sağlanmalı ki sıralamada olalım. Bu verileri sadece Bilgi Toplumu 2012 istatistiklerinden ve TÜİK verilerinden elde ediyoruz. Başka da veri kaynağımız yok Türkiye’de. AB’nin istediği her veriyi de sağlayamıyoruz. Çünkü her başlıkta istatistik tutmuyoruz. En önemli konu zaten bu eksiklik.

Bu sorunu aşmak için neler yapıyorsunuz?
Görevimiz zaten bunu ortaya koymak. Bunu paylaştığımız zaman gerekli çalışmaların olması. Biz konuyla ilgili ihtiyaçları ilgili bakanlıklara ileten bir köprü oluyoruz ve hazırladığımız raporu onlarla paylaşıyoruz. İlk adım bu skor tablosuna bakmaktı. Bu tabloda kendimizde bazı öncelikler de belirledik. Örneğin genişbant, 2020 hedefleri kapsamında Türkiye’de de öncelik. Hane halkının yüzde 50’sinin genişbant erişiminin olması, çevrimiçi alışveriş yüzdesinin artması, nüfusun yüzde 75’inin düzenli internet kullanması ilk üçteki öncelikler. Nüfusun yüzde 50’sinin e-devlet kullanması önemli. Avrupa’da olmayan birçok uygulama bizde var. Ama Türkiye’deki sorun bunların kullanımının olmaması. Çünkü farkındalık yok. KOBİ’lerin yüzde 33’ünün çevrimiçi satış yapması öncelikler arasında. Kamu harcamalarında BT’nin payının artması beşinci sırada. Avrupa’nın sayısal gündeminde bunlar önceliklerimiz. Önce skor tablosunda resmi ortaya koyduk. AB’ye yeni göstergeler de önerdik.

Ne gibi öneriler yaptınız?
Mesela mobil internet kullanımını, sosyal medya kullanımlarını takip etmeleri, kamusal verilerin açık veri standartlarına uyması lazım. Bununla birlikte 7 tane dayanak da var.

Bu 7 dayanak neleri içeriyor?
AB Dijital Gündemi’ndeki bu 7 dayanak sayısal tek pazar, birlikte çalışırlık ve standartlar, güvenlik, hızlı internet erişimi, Ar-Ge ve inovasyon, sayısal okuryazarlık becerileri ve içerme, yani dezavantajlı grupları da işin içine katmak, BT temelli faydalar dediğimiz enerji, çevre gibi farklı konularda faydalar. Bu 7 konuda Avrupa Dijital Gündemi Eylem Planı, eylemlerle ilgili her ülkede çalışmalar var. Bu 7 dayanak altında 101 adım var. Bunların bazıları tamamlandı. Bu 7 dayanaktaki tüm başlıklarda her bir dayanak için bir uzman arkadaşımız görevli. Bu 7 dayanakta tüm eylemleri incelediler, Türkiye’nin ne durumda olduğuna baktılar. Öncelikli durumları ortaya koyup ön rapor hazırladık. Bundan sonra bunların üzerinde çalışarak Türkiye için öneriler oluşturacağız. Proje 2013 Temmuz’unda başladı. 9 Aralık 2013’te bu ön raporu çıkarttık ve 2014 Haziran’da da final raporu çıkartacağız.

Haziran ayında tamamlanacak raporu kime sunacaksınız?
AB’nin bu çalışmayı yaptığımızı bilmeleri yeterli. Bu çalışma bizi ilgilendiriyor ve kamu ile de sürekli bağlantı içindeyiz. Final raporu hazırlayıp kamu ile paylaşacağız ve ön raporu da kısmen paylaştık. Hatta Aralık ayında bir tanıtım toplantısı yapacaktık. Ama yılın son ayında kamuda değişiklikler olunca bekleme kararı aldık. Horizon 2020 programı çok önemli. Ama TÜBİTAK tarafında ‘ona daha az para vererek daha az alana katılmak’ gibi bir düşünce var. Biz de ‘mümkün olduğunca bütün alanlara girmemiz lazım ama ihtiyacımız olanı Avrupa Komisyonu’ndan isteyelim’ dedik. Vize mesela önemli bir problem. Ayrıca daha çok projenin fonlanması için garanti isteyebiliriz. Dolayısıyla bir yazı hazırladık.

Bu yazıyı kime sundunuz?
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun tüm üyeleri yani Başbakanlık, ilgili bakanlılar ve TÜBİTAK’a, diğer kurumlara Dijital Türkiye Platformu adına yazı yolladık. Türkiye’nin çalışmaları, Horizon 2020 ve önemi detaylar ele alınıyor. En önemli konu Türkiye’nin uluslararası alandaki rekabet gücünü artırması. Horizon 2020’de ülkeler ortak fayda sağlıyor, ortak fonlanıyorsunuz. Bu önemli bir fırsat. 7. Çerçeve Programı’nda bunun örnekleri var ama az. Şirketler hala bu yapıyı anlamıyor, uzun vadeli Ar-Ge çalışmaları tercih edilmiyor. Bu yazıya karşılık, TÜBİTAK’tan olumlu dönüş aldık.

Sonuç raporunda neler ortaya çıkacak?
Öneriler ve bunlar kamuya ulaşacak, onlar da hayata geçirecek. Kamuya bunu anlatmak için özel sektörün desteği önemli. Burada iletişim önemli ve projeye dair farkındalık, insanları haberdar etmek şart.