Dosya Kamuda BT Yönetimi 18 MART 2013 / 08:33

İşletim maliyetlerinin dikkate alınması gerekiyor

Ülkemizin bilgi toplumuna dönüşüm sürecinin; kamu kurum ve kuruluşlarına da yansıdığını belirten özel sektör şirketleri, bu doğrultuda Kamu İhale Kanunu’nun bilgi teknolojisi işleri için yeniden yapılandırılmasının şart olduğunu dile getirdiler.

Günümüzde, kamu kurumları için geliştirilmekte olan ya da halihazırda kamu kurumlarında sürdürülen projelerin önemli bir kısmının kuvvetli ölçüde bilişim ve telekomünikasyon tecrübesi gerektiren uygulamalar olduğunu söyleyen Avea Kurumsal İş Birimi Kıdemli Direktörü Tunç Taşman, şunları belirtti: “Türkiye’de teknolojiye yön veren eğilimleri belirlemedeki öncü rolümüze istinaden Avea olarak, Ar-Ge altyapımızı, bilişim alanındaki derin tecrübelerimizi, tasarımdan teslime kadar projenin her aşamasında ihtiyaç duyan kurumlarla paylaşmaya hazırız. Bunun yanında, çoğu zaman ilklerin operatörü olarak imza attığımız çoğu projeyi bir başka kurumun benzer ihtiyacına rehber olabilecek nitelikte değerlendiriyoruz.”
4S Kurumsal Teknoloji Danışmanı Ökkeş Özdemir, “Kamu İhale Kanunu işlerin önünde büyük zorluklar yaratıyor. Hizmeti ödüllendiren bir mekanizma olmaması, kaliteli ve yetkin personel çalıştıran şirketlere fark yaratılmasını engelliyor. İşi kazanmak için olmaması gereken bir şekilde hizmet kalemleri sıfırlanıyor, marjlar aşağı çekiliyor, bunun sonunda da daha küçük masraflı şirketler ihalelerde daha avantajlı hale gelebiliyor. İşler sadece ürün odaklı dönüyor” yorumunu yaptı. Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eskiden ihalelerde teknik puanlamalar yapılırdı, son yıllarda iptal edilen ihale-lerden dolayı bu da kalktı. İhalelerde istenen kalite belge-lerinde KİK sınırlama getirerek, işine yatırım yapan, belli bir standardın üstüne çıkmaya çalışan şirketleri cezalandırdı. Kamu İhale Kanunu’nun bilgi teknolojisi işleri için yeniden yapılandırılması şart. Bir diğer zorluğumuz da, yerli bütünleştiricilere ‘kamuda hizmete para ödenmez’ gibi bir yönetici algısı bulunması. Evinize gelen ve 15 dakikada musluğunuzu değiştiren tesisatçının emeğine ve hizmetine 100 TL para ödeyebilirken, o noktaya gelmek için yıllarca okumuş, çalışmış, sağlığından olmuş BT personelinin günlüğüne 100 dolar bile istenemez hale gelmiş durumda. Oysa çok uluslu üreticilerden alınacak bu hizmete bunun misli ile fazlası da ödenebiliyor.”
KoçSistem Ankara Bölge Direktörü Birol Tolu da “Kamuda yapılan projelerle ilgili olarak sektör şirketlerinin yaşadığı en büyük zorluk, BT alımlarında fiyat odaklı alım yaklaşımı ve bu nedenle fiyat dışı unsurların sağlıklı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmamasıdır. Eğer BT alımları, mal ve hizmet alımları dışında farklı bir kategoride değerlendirilirse, bu sorunun ortadan kalkacağını ve talebe göre hizmet verme seviye-lerinde belirgin iyileşmeler sağlanacağını düşünüyoruz” dedi.
Kamuya iş yapmanın kolay bir süreç olmadığını dile ge-tiren Mas-Deha DIMS Ürün Müdürü Yasin Genç, “Öncelikle kamunun alım yöntemleri ihale aşamasında hem kurum hem de şirketler için birtakım sıkıntılara sebep olmaktadır. Kurum tam olarak ihtiyacı olan ürünün alımını yaparken doğru alım yöntemlerini bulmakta zorlanıyor. Kamu alımlarında öncelikle dikkate alınan fiyat olduğu için, kaliteli ürünlerin daha düşük kaliteli ürünlerle fiyatsal olarak rekabet etmeleri pek mümkün olmuyor. Ayrıca alınan ürünün alım maliyetinden çok işletim maliyetinin daha önemli olduğu hepimizce bilinen bir gerçektir. Genelde sahip olma maliyetlerine göre alımlar yapıldığı için işletim maliyetleri çok fazla dikkate alınmıyor. Bunu aşabilmek için kurumlarımızın KİK ihale kanununda da bulunan puanlama sistemini kullanarak ihaleye çıkmalarının mümkün olduğunu düşünüyorum. Bu sayede, hem ürünün alım maliyetini, hem işletim maliyetini, hem de gerçek ihtiyaçlarına yönelik teknik özelliklerini değerlendirip ürün alımları yapabilirler” şeklinde konuştu.
Netcad Genel Müdür Yardımcısı Alpaslan Savacı ise kamu projelerinde işin meşakkatli tarafının verinin üretildiği noktalar olduğunu belirterek, “Merkezle birimler arasındaki veya merkezle taşra arasındaki ahengin tam olması işleri kolaylaştırıyor” dedi. Savacı, Netcad olarak bu konuda çok sayıda çözümleri olduğunu ifade etti.
Diğer sektörlerde olduğu gibi, kamu kurumlarının da son teknolojileri çok yakından takip ettiklerini söyleyen Oracle Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Cem Şatana, “Kamu kurumları, doğası gereği, ülke kaynaklarının en etkin ve verimli kullanılmasını misyon edinmişlerdir. Bu yüzden yatırımlarını, ince eleyip sık dokuyarak yapmaktadırlar. Bugün birçok kamu kurumu, özel kurumların bile ilerisinde son teknolojiye en iyi maliyetle sahip olma vizyonuyla hareket etmektedir” dedi.
Türk Telekom Kurumsal Müşteri Başkanı Mehmet Ali Akarca da “Kamu müşterilerinin ülke geneline yayılmış yapısı nedeniyle, müşteriye her kanaldan aynı bilgilendirmenin yapılması, aynı müşterinin değişik birimlerine her noktada aynı deneyimin yaşatılması çok önemli” dedi. Türk Telekom olarak kamuya her yerde sadece bir adım uzakta olduklarını söyleyen Akarca, “Ülkemizin bilgi toplumuna dönüşümü kişilerin ve şirketlerin sosyal ve ticari yaşamlarını olumlu yönde etkilerken, diğer yandan da kamu kurum ve kuruluşlarında önemli değişimlere yol açıyor” dedi.
Akarca şöyle devam etti: “Bu değişimin, kamu kurumlarının kendi iş süreçlerine de olumlu yansımalarını görüyoruz. Yavaş işleyen kamudaki bürokratik yapılar, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygın kullanımıyla daha etkin yapılara dönüşüyor. Böylelikle daha kaliteli hizmet sunulurken zaman, emek ve maliyet tasarrufu sağlanabiliyor. Kamu kurumlarının genellikle bir yıl süreyle alım yapması temel zorluklardan biri olarak ortaya çıkıyor. Kamuda yürütülen projelerin çapı açısından bir yıl oldukça kısa bir süre. Bir yılın sonunda yeniden alım yapılması, projenin sağlığı, verimliliği ve devamlılığı açısından emek ve zaman kaybına neden oluyor, kalite ve kesintisiz hizmeti olumsuz etkiliyor.”
Proline İcra Kurulu Başkanı Mehmet Doğanyiğit ise “Eksik tasarlanmış projeler, eksik belirlenmiş ürünler, ihtiyacı tam karşılamayan şartnameler ortaya çıktığında sözleşmeyi yapmış olan şirket teslim sürecinde çok fazla sıkıntıyla karşılaşıyor. Şartnamelerde olmayan, ancak işin yapılması sırasında ortaya çıkan eksiklikler, öngörülmeyen maliyetler olarak sözleşme sahibini zor durumda bırakıyor. Mevcut Kamu İhale Kanunu’nun ağır yükümlülükleri bu noktada şirketlere çok fazla itiraz hakkı da bırakmıyor. Yeterli süre, kaynak ve yetkinlik ile hazırlanan, analizi yapılmış ve çözümü anlatan şartnamelerin bu sorunları önemli oranda azaltacağına inanıyoruz” yorumunda bulundu.
Sisoft Genel Müdürü Ömer Siso da, “En büyük zorluklar, ihale süreci ve ihale sonrası demo sürecidir. İhalelerde en düşük fiyatı veren şirket işi alabiliyor. Firmanın kalite standartlarına, belgelerine, kalifiye personel sayısına bakılmadan ihale verilebiliyor. Özellikle HBYS yazılımı içeren ihale sonrası yapılan demo süreci komediye dönüşmekte, hem kuruma hem de şirketlere günler ve haftalar kaybettirilmektedir. Kimi zaman 5-10 günlük demo sonrası, en uygun teklifi veren ve ihtiyaçları tamamen karşılayabilecek şirket elenebilmekte ve kamunun yüz binlerce lirası çöpe atılabilmektedir. Demo komisyonunun uzman üyelerden oluşmaması da bu sonuca neden olan etmenlerden biri. Sağlık Bakanlığı bu konuda akreditasyon çalışmalarına başladı. Bu çalışma sonucunda da sektördeki haksızlıklar engellenecek, ürünleri hastanelerin ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olmayan şirketler akredite edilmemiş olacak, dolayısıyla demo yapılmasına da gerek kalmayacaktır. Ürünlerinin uygun olmadığını, bu nedenle ihaleye giremeyen şirketler bu yeterliliğe sahip olabilmeleri için ürünlerinin geliştirilmesi sağlanarak çıta yeterince yükseğe taşınacaktır” diye konuştu.

E-İHALE İLE PROJELERİN TAMAMLANMA SÜRESİ KISALACAK

4G İletişim Teknolojileri Genel Müdürü Yusuf Gökhan Gülal, “Kamu sektörü genel olarak prosedürlerin ve evrak yükünün de yoğun olduğu bir sektördür. Halen ihalelere katılım, dosyalar dolusu evraklarla gerçekleşmektedir. Pilot uygulaması yapılan e-İhale kavramının tam anlamıyla hayata geçirilmesiyle beraber ihale sürelerinin ve projelerin tamamlanma süresinin kısalacağını düşünmekteyiz. Bunların paralelinde ihale süreçlerinde yapılan idari evrak kontrollerinin tamamen e-Devlet çatısı altında yapılmasıyla devletin kağıttan ve zamandan tasarruf edeceğini düşünüyoruz” açıklamasını yaptı.

KURUMUN İHTİYAÇLARI NET OLARAK ORTAYA KONULMALI

Karel Kamu Sektörü Satış Direktörü Jale Modalı, “Kamu kurumları, özel şirketlerden farklı olarak topluma karşı sorumluluk taşımaktadırlar. Bu nedenle karar verme aşamasında çok seçici ve titiz davranmak durumundalar. Hayata geçirilecek olan projenin kuruma getireceği faydaların ve katma değerin net olarak ortaya konması çok önemlidir. Karar verildikten sonra, alım süreci için yine yasalarla belirlenmiş yöntemlere göre hareket edilmesi gerekiyor” dedi. Modalı, kurumun ihtiyaçları net olarak ortaya konulamazsa, hedeflenenle gerçekleşen arasında farklılıklar oluşabileceğini vurguladı. Modalı, “Bu da hem şirketler hem de kurumlar açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Proje karar verme ve gerçekleştirme süreleri de dikkatle izlenmesi gereken bir diğer süreçtir. Kurumlar arasında farklılık gösterebilmekle birlikte projeler bazı kurumlarda birkaç yıla kadar uzayabilmektedir. Bu sürelerin kısalması, kamu kurumlarındaki esnekliğin ve zaman odaklılığın gelişmesinin de göstergesi olacaktır” dedi.

VERİ MERKEZİ PAZARI 2013’TE BÜYÜYECEK

Netaş Kamu Satış ve Ankara Bölge Direktörü Ahmet Şüküroğlu, “Kamu ihale kanunu ve uygulama modelleri sektör ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sürekli iyileştiriliyor. Biz Netaş olarak, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik dört temel konu ve çözüme odaklanıyoruz. Bunlardan ilki veri merkezleri. Özellikle veri merkezi pazarının ve bu alandaki teknolojilerin 2013’te ülkemizde ciddi büyüme sergileyeceğine inanıyoruz. Bu büyümede kamunun veri merkezi yatırımları önemli rol oynayacak. Öne çıkan ikinci konu veri depolama. Doküman yönetim sistemlerinin ve buradan transfer edilen dokümanların, e-İmza ile yönetimiyle, veri transferlerinin bundan sonra elektronik ortamda olması ve hukuken bunların çok uzun süreler saklanması zorunluluğu söz konusu. Bu kapsamda depolama alanları 2013 ve sonrasında da ciddi büyüme gösterecek. Üçüncü alan bütünleşik iletişim. Özellikle kamu gibi birden çok konumda hizmet veren ve erişim sağlaması gereken kuruluşlarda, veri haberleşmelerinin IP üzerinden yapılması maliyet avantajı sağlıyor ve verimliliği artırıyor. Büyük veri, dördüncü öncelik olarak ortaya çıkıyor. Büyük veri demek, devlet demek. Bu verinin, karar vericilere istedikleri şekilde ve istedikleri zamanda gelebilmesini sağlamak gerekiyor. Büyük veri uygulamalarına önemli yatırım yapıyoruz” diye konuştu.

ÇAĞRI MERKEZİ ŞİRKETLERİ KURUMUN SÜREÇLERİNİ İYİ ANALİZ ETMELİ

Kamuda mevzuatlar gereği fiyat odaklı satın almaların gerçekleşebildiğini dile getiren Turkcell Global Bilgi Yurtiçi İş Geliştirme Direktörü Akın Akalın, “Bu durumda ihalelerde maliyet odağını vatandaş memnuniyetinden öncelikli tutan şirketlerin kurumlara daha az hizmet verme riski oluşabiliyor. Bu sebeple ihalelerde vatandaş memnuniyetini sağlayacak deneyim, teknik altyapı, süreç yönetimi, sertifikasyon ve hizmet kalitesine ilişkin konuların net olarak tanımlanması gerekiyor. Kamu kurumlarının dışkaynak çağrı merkeziyle vatandaşa hizmet verme kararından önce kapsam, hizmet verilecek süreçler, hizmet modelleri gibi konuları netleştirmesi ise en önemli konulardan. Bu konular netleştikten sonra artık başarı tamamen hizmet veren şirketin sorumluluğunda oluyor. Çağrı merkezi şirketleri kurumun süreçlerini iyi analiz etmeli ve kuruma en uygun, vatandaş memnuniyetini en üst seviyede karşılayacak süreci ve teknolojiyi projede konumlandırmalıdır” dedi.
ETİKETLER : Sayı:913