Dosya Kamuda BT Yönetimi 18 MART 2013 / 08:35

Kamu hizmet kalitesini projenin her safhasında aramalı

Bilişim şirketleri, bütünleştiriciliğin, danışmanlığın, vizyoner bakış açısının önemine vurgu yaparken kamudan; analize dayalı şartname beklentilerini dile getirdiler.

Kendi geliştirdikleri teknolojilerle yenilikçi bir çözüm anlayışı sunduklarını dile getiren Proline İcra Kurulu Başkanı Mehmet Doğanyiğit, kamudan beklentilerinin; proje öncesi yeterli süre, kaynak ve yetkinlikle hazırlanmış analizlere dayalı şartnamelerin hazırlanması olduğunu vurgulayarak, bu yolla daha baştan hedeflenen çıktının her iki taraf için de netleşeceğini kaydetti. Doğanyiğit, “Hedefimiz marka bağımsız bir biçimde, kurumlara özel geliştirdiğimiz teknolojilerle kuruma çözüm senaryoları oluşturarak, en üst seviyede verimlilik ve tasarrufu sağlamaktır” açıklamasını yaptı.
Kamudan beklentilerinin; projelerin her safhasında, hizmetin kalitesine önem vermeleri olduğunun altını çizen 4S Kurumsal Teknoloji Danışmanı Ökkeş Özdemir, “Kurumlar birlikte çalışacakları şirketleri yatırım yapan, vizyonu geniş ve projelerini başarıyla bitiren firmalardan seçmeleri ve projelerini ürün alımı gibi görerek asıl bütünleştirme ve risk noktalarının önemini atlamamaları önemli” dedi.
Karel Kamu Sektörü Satış Direktörü Jale Modalı ise, “Kurumların proje öncesinde ihtiyaçlarını karşılayacak çözüm sağlayan tüm şirketlerle yürüteceği proje süreci çok önemli. Rekabet, iyi ürün ya da hizmetin en uygun fiyatla alınabilmesini sağlayan en önemli faktördür. Ayrıca kurumların yalnızca satın alma maliyetlerini değil, kurumun ihtiyacına göre 3 yıllık, 5 yıllık, 10 yıllık sahip olma maliyetlerini de göz önünde bulundurmalarını önemle tavsiye ederim. Aksi halde hiç hesapta olmayan yüksek maliyetlerle karşılaşma olasılığı olabilir” yorumunu yaptı.
Kamu kurumlarından beklentilerinin projeleri, projelendirme aşamasında, sadece üretici şirketlerle görüşerek biçimlendirmemeleri olduğunu belirten KoçSistem Ankara Bölge Direktörü Birol Tolu, şunları kaydetti: “Çünkü üretici şirketler, projelerde oluşturulması gereken çözümü doğal olarak sadece kendi ürün ve çözümlerine göre biçimlendiriyorlar. Bu durum, projenin gerçekleştirilmesi ve bütünleştirilmesi sırasında birçok problemle karşılaşılmasına neden oluyor. Bu noktada sistem bütünleştiricilerin projelerdeki en önemli katkısı ortaya çıkıyor.”

Oracle Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Cem Şatana ise, proje öncesi ve sonrası birtakım sıkıntılar yaşanabildiğini söyleyerek, dış kaynak kullanımının veya danışmanlık hizmetlerinin alınabilmesinin bu sıkıntıları bir nebze azaltabileceğini dile getirdi. Şatana, “Teknolojinin bugün imkân verdiği bulut bilişim sayesinde BT ihtiyaçları tamamen bir hizmet alımı şeklinde gerçekleşebilir. Böylece ihtiyaçların özüne, niteliğine odaklanılır; ayrıntılarda enerji ve zaman kaybı olmaz. Biz bu iki yaklaşımla da iş ortaklarımızla beraber hizmetler sunabiliyoruz” şeklinde konuştu.
Tüm soruların yanıtı ‘İnovasyon’a çıkıyor
Sağlık bilişiminin, teknolojinin gelişimiyle paralel olarak çok hızlı devinim geçiren bir sektör olduğunun altını çizen Sisoft Genel Müdürü Ömer Siso, “Önce insan perspektifiyle sağlık bilişimi alanında ülkemizde verilen hizmeti en üst düzeyde tutmayı kendi sorumlulukları çerçevesine yerleştirmiş bir firmayız. Projelerimizin hazırlık aşamalarında; “Hayata ne katabiliriz?”, “Sağlık hizmetini nasıl daha ulaşılır ve hızlı kılabiliriz?” sorularını kendimize yöneltiyoruz. Verdiğimiz cevapların hepsi aslında ‘İnovasyon’a çıkıyor. İnovasyon ise, belli bir geliştirme süreci ve çeşitli maliyetleri beraberinde getiriyor. Ürünün oluşturulması aşamasında devletin sağlamış olduğu Ar-Ge desteklerinden faydalanabiliyoruz. Ancak geliştirilmesi sonrasında yaygınlaştırılması içinde yine kamu desteklerine önemli ölçüde ihtiyaç ortaya çıkıyor. Kamunun sağlık kurumlarını teşvik etmesi ve sağlık bilişiminde yaşanan gelişimin hızla kurumlara yansıması en önemli beklentimiz” dedi.
Kamuda çağrı merkezleriyle sunulabilecek çözümlerin oldukça çeşitlilik gösterdiğini kaydeden Turkcell Global Bilgi Yurtiçi İş Geliştirme Direktörü Akın Akalın, şunları söyledi: “Her kamu kurumunun ihtiyacı birbirinden farklılıklar gösterse de bilgi edinme, randevu hizmetleri, şikayet ve öneri uygulamaları son dönemde en çok tercih edilen çağrı merkezi uygulamaları arasında yer alıyor. Kamuda çağrı merkezi hizmetleri; insan kaynağı yönetimi, süreç ve teknoloji bileşenlerinden oluşuyor. Sürecin çok iyi analiz edilmesi, yönetimi ve kamuya uyumlu yazılımlar konularındaki deneyim, kamu kurumlarına sunulan hizmetlerin başarısı için azami önem taşıyor.”

E-DEVLET PROJELERİ İÇİN KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER

Netcad Genel Müdür Yardımcısı Alpaslan Savacı, “Netcad olarak e-Devlet projelerindeki ürünlerimizi ‘Mühendislik Yazılımları’ ve ‘Kurumsal Web Tabanlı Sunucu Yazılımları’ olarak ikiye ayırabiliriz. Her iki tarafta da kullanıcıya çok belirgin katma değerler sunuyoruz. Farklı birimlerin ihtiyaçlarının karşılandığı ve birimler arası etkileşimin sağlandığı arayüzleri, sorgulama ve raporlama pencerelerini Netigma ile kolayca ve hiç kod yazmadan hazırlayabiliyoruz. Yetki paylaşımı, kayıt takibi, harita bağlantısı, dosya arşivleme gibi yeteneklerin tamamı çözümlerde hazır olarak geliyor. Proje süresince veya proje bittikten sonra ihtiyaçların değişmesi, yeni gereksinimlerin oluşması, farklı birimlerin farklı zamanlarda gelen taleplerinin değerlendirilmesi gibi ihtiyaçların bu şekilde çözülmesi kurumların dışa olan bağımlılığını da azaltıyor” dedi.

İŞ SÜREÇLERİNİN YENİDEN TASARLANMASI GEREKLİLİĞİ ORTAYA ÇIKTI

“Dünyadaki gelişime paralel olarak ülkemizde de kamu kurum ve kuruluşları bilgi ve iletişim teknolojilerinden giderek daha fazla yararlanıyor” diyen Türk Telekom Kurumsal Müşteri Başkanı Mehmet Ali Akarca, karar destek sistemlerini güçlendirmek, iş süreçlerini hızlandırmak, etkinliği artırmak ve harcamalarını azaltmak için proje ve uygulamalar geliştirildiğini belirtti. Akarca, “Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, kişilere, şirketlere ve özellikle kamu kurum ve kuruluşlarına, üretilen bilgiye kaynağında erişme fırsatı sunarak aynı bilgiyi tekrar üretmek ve depolamak gibi mükerrer uygulamalardan kaçınma ve böylece bilgiyi merkezileştirme olanağı sağlıyor. Merkezileşmiş bilgi sayesinde kullanıcılar aynı kaynaktan doğru ve eksiksiz bilgiye yetkileri çerçevesinde erişebiliyor, böylece veri bütünlüğü sağlanırken karar alma süreçlerinde doğru bilgi kullanımıyla daha hızlı ve doğru kararlar alınabiliyor. Projelerin sağlığı açısından, kamunun odağının hizmet bedelinden çok hizmet sürekliliği ve kalitesine kayması gerekiyor” açıklamasını yaptı.

BİLGİ PAYLAŞIMINDAKİ ŞEFFAF YAKLAŞIMIN SÜRMESİNİ İSTİYORUZ

Gizlilik gerektiren savunma segmenti projeleri haricinde, kamunun kapalı devre proje yapma alışkanlıklarının yerini şeffaf bir araştırma kültürüne bıraktığı bir dönemde olduğumuzu söyleyen Avea Kurumsal İş Birimi Kıdemli Direktörü Tunç Taşman, “Bilgiye erişim her zamankinden kolay ve hızlı. Herkesin, bireysel ve kurumsal olarak kendisine herhangi bir sektörde sunulan bir ürünü, 5 dakika içinde sorgulayabilme, benzerleriyle karşılaştırma yapabilme imkânı var. Bu durum, ekiplerimize teknolojik donanımlarını sürekli güncel tutma ve geliştirme zorunluluğu getiriyor. Özellikle makinelerarası doğrudan erişim (M2M) alanında geliştirdiğimiz projelerin son derece yenilikçi olmalarına dikkat ederken, kullanıcıya da üst düzey fayda sunmaya özen gösteriyoruz. Bu anlamda kamudan beklentimiz, bilgi paylaşımındaki bu şeffaf yaklaşımın sürdürülmesi ve bilgi birikimimizi paylaşabileceğimiz platformların çoğaltılmasıdır” dedi.

İLETİŞİM BAŞARILI PROJELERİ BERABERİNDE GETİRİYOR

Şirket olarak müşteri ihtiyaçlarına doğru çözümü sunabilmenin görevleri olduğunun altını çizen Mas-Deha DIMS Ürün Müdürü Yasin Genç şunları kaydetti: “Şirket temsilcisi olarak bizler, kurumların işleyişlerinin detayını, ne tür projeleri olduğunu ve bu projelerde neyi amaçladıklarını tam olarak bilemiyoruz. Bunları bilemediğimiz ya da irtibat eksikliği olduğu zaman başarılı bir proje yapmak güçleşiyor. Kurum tarafında proje ekiplerinin oluşması bu anlamda önemli hale geliyor. Bu sayede ihtiyacı doğru belirleyip, koordineli bir çalışmayla ve sürekli iletişimde kalarak doğru çözümlerle başarılı projeler yapılabileceğini düşünüyorum. İhale aşamasında toplam işletim maliyetini de dikkate alarak projeyi başlatan kurumlar böylece, proje hayata geçtikten sonra da hem hizmet kalitesini hem de maliyetlerini garanti altına alarak projelerinin uzun yıllar boyunca sağlıklı bir şekilde ilerlemesini temin ederler.”
ETİKETLER : Sayı:913