Dosya Karar Verme Mekanizmaları Özgürleşiyor 24 ARALIK 2012 / 01:02

Bilgiyi etkin yöneten, fark yaratır

İş zekâsı uygulamaları standart bir yapıyı alıp şirkete katmaktan çok daha fazlasını içeriyor, daha doğrusu içermek zorunda. Şirket, birimleri, ihtiyaçlar, bilgi kullanım ve depolama alışkanlıkları ile özellikle bu noktada iş birimleri içinde gereklilik gösteren ihtiyaçlar, bunların saptanması ve uygun çözümlerle uçtan uca bir yapı ile birleştirilmesi bu yapıda temel kurgu gereklilikleri. Yani kurumsal zekâ mimarisinde analiz aşaması; şirketin, ihtiyaçlarının ve bilgiye bakışının bir fotoğrafının çekilmesini gerektiriyor. “Kurumsal zekâ, kurumların hem kendi verilerini verimli bir şekilde kullanmasıyla, hem de pazar ve rakipleri hakkında stratejik bilgiler toplamalarıyla oluşturuluyor” açıklamasını yapan SAP Türkiye, Satış Destek Direktörü Erdem Şekeroğlu’nun da dikkat çektiği gibi, kurumlarda karar verme yetkisi olan kişiler en doğru kararı verebilmek için en doğru bilgiye ihtiyaç duyuyor. “Bilgileri etkin bir şekilde yönetebilen kurumlar, bunu değere dönüştürebiliyor” diyen Şekeroğlu’na göre, bunu yapan kurumlar böylece daha hızlı ve doğru stratejik kararlar alabiliyor, ciddi miktarda rekabet gücü kazanıyorlar. Bunların mümkün olması için kurumsal zekâ oluşturulurken, Şekeroğlu’nun tabiriyle bilgiyi en iyi şekilde yönetecek, kurum içinde paylaşılmasını sağlayacak uygulamaların da dikkatli bir şekilde seçilmesi gerek.

“Veri, anlık bilgiye dönüşür”
KoçSistem ArGe ve İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörü Ömer Özgür Çetinoğlu da, kurumsal iş zekâsının oluşması için öncelikle iş süreçlerinin ve bu süreçlerin performansının ölçülmesini sağlayan kritik performans göstergelerinin (KPG) kurum içinde standart ve ortak anlayışa göre tanımlanmış ve uygulanmasının gerektiğine dikkat çekti. Çetinoğlu’na göre, bu çerçevede finansal ve finansal olmayan göstergeleri içeren kurumsal süreç ve iş zekâsı veri sözlüğü oluşturulmalı. “Süreçler, tüm kurumu kapsayacak şekilde tanımlanır” diyen Çetinoğlu, KPG’lerin, kurumsal süreçlerin ölçülebilen ve işe yarar performans göstergeleri olması gerektiğine de dikkat çekti. “KPG’lerin tanımı, ölçüm metodu, ölçüm sıklığı, hangi bilgiyi nereden alıp kullandığı, hangi süreçle ilişkili olduğu ve formülü net olarak oluşturulmalı” diyen Çetinoğlu, şöyle devam etti:
“İş zekâsı sistemleri; kurumların operasyonel süreçler sonrası analiz, raporlama, modelleme, iş sonuçlarını daha iyi, hızlı, kolay anlama ve ileriye dönük tahminler yapma odaklı analitik iş çözümlerini içerir. Kurumsal kaynak planlama, müşteri ilişkileri yönetimi, tedarikçi ilişkileri yönetimi, çalışan yönetimi gibi operasyonel sistemlerin üzerinde ancak bunlarla ilişkili bir şekilde yer aldığı için, iş zekâsı sistemi, tüm bu operasyonel sistemlerden veri alan, veriyi anlık bilgiye dönüştüren bir yapıda olmalı. Bahsedilen kaynak sistemlerden veriyi doğru bir şekilde çekme ve dönüştürme için sağlam bir bütünleştirme ve veri modelleme yapısına ihtiyaç var. Güçlü bir analiz yeteneği için gerekli büyük boyutlu geçmiş verinin saklanmasını sağlayan “veriambarı” veya “datamartlar” da iş zekâsının ayrılmaz bir parçası. Diğer taraftan, hazır standart ve dinamik raporlama, grafiksel ve kullanıcı tarafından uyarlanabilen dashboardlar, bilgideki değişimleri algılayıp aksiyona dönüştürücü uyarı sistemleri, standart kullanıcı işlevleri arasında. Büyük veriden karar mekanizmalarını besleyecek yeni eğilimleri bulma, çıkarım yapma, senaryolar üretme gibi veri madenciliği yapıları ve geleceği tahminleme de iş zekâsının ileri düzey ihtiyaçları için gereken işlevler.”

“Teknoloji desteği ile en doğru kararlar”
Günümüz iş dünyasında en önemli yönetsel etkinlik kriterlerinden biri şirketlerin operasyonlarını destekleyen sistemler tarafından biriktirilen büyük veri yığınlarının ‘zamanında’ ve ‘sonuca odaklı’ raporlanmasının sağlanması. Bu gerçekten yola çıkan Eczacıbaşı Bilişim Satış Yöneticisi Şenol Vatansever, destek verilen operasyonlar kapsamında, şirket sistemleri üzerinde geçmişten bu yana birikmiş olan ve katlanarak büyümeye devam eden verilerin analizi ve raporlamasının giderek daha da önem kazandığına işaret etti. İş zekâsı çözümlerini, ‘şirketlerin doğru kararları teknolojinin desteklediği en kısa sürede almaları için gerekli veri toplama, depolama, analiz, kolay erişim, planlama ve strateji belirleme aşamalarını olanaklı kılan uygulama ve teknolojilerin bütünü’ olarak tanımlayan Vatansever, şu detayları paylaştı: “Bu yapı şirketlerin planlama ve stratejilerini daha hızlı ve başarılı uygulamalarına imkan verir ve iş performansının kurum genelinde yönetimini sağlar. Şirketlerin planlama ve bütçeleme süreçlerini etkinleştirmeyi, stratejilerini daha hızlı hayata geçirmelerini, performansın tüm şirket genelinde yönetilmesini, bütünleşik stratejik planlamayı, performans izlemeyi, etkin iletişim sağlamayı destekleyerek değer bazlı yönetim sağlar. Şirket stratejisine uygun rekabet yaratacak çözümlerin hayata geçirilmesini destekler. İş zekâsı çözümleri, veri ambarı kurulumunun, müşteri ihtiyaçlarına göre uygulanması temeline dayanır. Veri ambarı kurulumu da birçok bileşenden oluşur.”


Bütünleştirme ve analiz kolaylığı

IBM Türk İş Analitiği Ürün Yöneticisi Nicholas Anderson’a göre, ‘akıllı bilişim’ adı verilen bu çağda, büyük verileri bütünleştirme yetenekleri, çok büyük miktarlarda veriden bilgi oluşturmayı mümkün kılarak, kuruluşların bilgileri kullanma şeklini de temelden değiştirir. Anderson bunu, ‘tüm bağlı aygıtlardan saniye başına petabaytlarca veriyi süzme, verileri hareket halindeyken analiz etme, (varsa) hangi verilerin depolanacağına karar verme ve hatta verileri geleneksel ambarlarda depolanan verilerle sanal olarak bütünleştirmek için analitik araçlarını kullanmak’ sözleriyle tanımladı ve ekledi: “Kuruluşlar, kurumsal veri ambarlarına aşırı yüklenmeden yapılandırılmamış verileri, internet dahil, bulundukları yerlerde bütünleştirebilir ve analiz edebilirler. Böylece de kurumsal zekâ elde edebilirler.”


Bütünleşik yapıların birbirine desteği

Kurumsal zekâ oluşturulmasına yönelik çalışmalarda, Elan Genel Müdürü Ömer Lütfü Cunbul, öncelikle faaliyetlerin ve tüm belgelerin elektronik olmasının önemine işaret etti. “Tüm yöneticilerin veri ve her türlü belgeye rahatça ulaşması ve bunları elden geçirmesi önemli” hatırlatmasını da yapan Cunbul, “Tüm işlemler, planlar ve hedeflere ait bütçe gibi yapının bir elden ele alındığı sistemler, yani Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) sistemleri, iş zekâsı uygulamalarının temel altyapısını oluşturur” eklemesinde bulundu. Öncelikle bilginin topyekün ve bir sistemde ele alınabileceği bir yatırımın yapılmasının önemine işaret eden Cunbul, daha sonra bu yapıya uygun iş zekâsı ve ofis çözümlerinin aranması gerektiği kanısında. Bunların bütünleşik, birbirlerinin altyapılarını destekleyen ve veri alışverişi yapan şekilde olması ve kullanıcı dostu arayüzlerinin olması Cunbul’a göre çok önemli. Cunbul, “Tüm bunlarla kurumun topyekün zeki bir birey gibi hareket etmesi sağlanabilir” yorumunu yaptı.


Etkin kararlar alabilmenin ipuçları

itelligence Analytics Genel Müdürü Serdal Mermer, “Şirketlerin hızlı ve doğru kararlar alabilmeleri, strateji belirleyebilmeleri ve uyguladıkları taktiklerin sonuçlarını ölçebilmeleri için gereken self-servis raporlama ve operasyonel raporlama, bunun yanı sıra yönetimsel dashboard raporlaması ve mobil raporlama konularında da BusinessObjects ile etkin çözümler sağlanabiliyor” dedi. Mermer’e göre kurumlar, gelecekle ilgili kararlarda analitik uygulamalardan faydalanarak etkin kararlar alabiliyor, iş performanslarını optimize edebiliyor ve sürdürülebilirlik sağlıyorlar.