BTK Kurumdan Haberler 27 EKİM 2015 / 16:57

Türkiye’nin Yaşadığı Atılımın En Bariz Örneği


Yerli ürün zorunluluğu çok önemli

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından düzenlenen 4.5 G IMT-Advanced Yetkilendirme Töreni’ni onurlandırdı.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan törende yaptığı konuşmada 4.5 ihalesiyle yerli ürün kullanma zorunluluğunun getirilmesini çok önemli olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törende yaptığı konuşmanın önemli bölümler şunlar:

“IMT hizmet ve altyapılarına ilişkin yetkilendirme belgeleri imza törenimizin ülkemiz, milletimiz ve sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum.

 

Bilindiği gibi, bu hizmete ilişkin ihale 26 Ağustos 2015 tarihinde yapılmış ve 3 GSM şirketimiz, toplam 4 milyar Avroluk bedelle frekansları paylaşmıştı.

Nisan 2016’dan itibaren sunulmaya başlanacak bu hizmetin, ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına, büyümesine, hedeflerine ulaşmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.

 

Türkiye’nin bu önemli teknoloji atılımını gerçekleştirmesinde emeği geçen…
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımıza, Sayın Bakana ve ekibine…
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığımıza, Sayın Başkan’a ve ekibine…
GSM firmalarımızın yöneticilerine ve sürece destek veren herkese şükranlarımı sunuyorum.

Türkiye, evet, ciddi sorunlarla, sıkıntılarla karşı karşıya olan bir ülkedir.

Ama aynı zamanda Türkiye, çok büyük projelerin hayata geçirilmeye devam ettiği, çok önemli hizmetlerin başarıyla yürütüldüğü, demokrasisi ve ekonomisi güçlü, potansiyeli yüksek bir ülkedir.

 

Gündemimizi işgal eden sorunlar, bizimle birlikte tüm bölgenin, Avrupa’nın ve dünyanın da sıkıntılarıdır.

 

Bulunduğumuz coğrafya ve tarihi sorumluluklarımız itibariyle, yaşanan hadiseler elbette bizi herkesten daha fazla ilgilendiriyor.

 

Fakat bunların hiçbiri de bize mahsus değil.

 

Sizler de takip ediyorsunuz, Suriye’de 4 yılı aşkın süredir yaşanan olaylara adeta sırtını dönen Avrupa, kapısına dayanan göç dalgası karşısında, bu sorunla yüzleşmek mecburiyetinde kaldı.

 

Daha düne kadar bize, “siz bu meseleyle uğraşın” diyerek bize sadece sözde destek veren Avrupa ülkeleri, şimdi “sorunun çözümü için birlikte ne yapabiliriz” noktasına geldi.

 

Önümüzdeki dönemde Suriye meselesinin çözüm sürecinde çok daha hızlı bir şekilde mesafe kat edileceğine inanıyorum.

 

Biz, bir yandan Suriye ve Irak’taki gelişmelerle, bir yandan Ukrayna başta olmak üzere kuzey bölgemizde yaşanan olaylarla, paralel devlet yapılanması ihanetiyle, son dönemde de terör örgütleriyle uğraşırken, asla hedeflerimizi, projelerimizi, çalışmalarımızı bir kenara bırakmadık.

 

Hem bu hadiseleri yakından takip ediyor, hem de hedeflerimiz doğrultusunda adım adım ilerliyoruz.

 

Sadece son birkaç haftada yaşanan gelişmeler dahi Türkiye’nin bu duruşunu, bu yürüyüşünü göstermeye yetecektir.

 

3 Ekim’de, savunma sanayimizin en başarılı projelerinden biri olan Amfibi Gemi Bayraktar’ı denize indirdik.

 

14 Ekim’de, Çankırı’da, 516 milyon dolarlık bir Japon yatırımı olan Sumitomo Rubber Lastik Fabrikası’nın açılışını gerçekleştirdik.

 

16 Ekim gecesi, TÜRKSAT 4 B uydumuz, Kazakistan’dan uzaya fırlatıldı.
17 Ekim’de, 1 milyar 600 milyon liralık bir yatırım olan, bir kısmı da Akdeniz’in altından geçen 107 kilometrelik boru hattını, iki barajı, arıtma ve dağıtım tesislerini içeren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Su Temini Projesinin açılışını yaptık.

19 Ekim’de, İstanbul’da inşa edilmekte olan yeni havalimanımızın, kamu ve özel sektör bankalarımız tarafından sağlanan 4,6 milyar Avroluk kredi finansmanı anlaşmasına şahitlik ettik.

 

Geçtiğimiz Cuma günü açılışını yaptığımız TÜMSİAD fuarı ve uluslararası KOBİ Şurası’nda, dünyanın farklı bölgelerinden gelen işadamlarıyla ülkemiz işadamlarının geleceğe nasıl umutla baktıklarını gördük.

Büyüme rakamlarımız, 2015 yılının ilk çeyreğindeki yüzde 2,3 ve ikinci çeyreğindeki yüzde 3,8’lik oranlarıyla, beklentilerin üzerinde gerçekleşmeye devam ediyor.

 

Merkez Bankası döviz rezervimiz, dövizdeki tüm spekülasyonlara rağmen, 117,5 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.
Borçlanma faizleri, enflasyon, işsizlik rakamları yüzde 10’un altında.
Uluslararası yatırımlar konusunda Türkiye cazibe merkezi olmayı sürdürüyor.

Geçtiğimiz 13 yılda ülkemize 149 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girişi olmuştu.

 

Sadece bu yılın Temmuz ayında 3,4 milyar dolarlık uluslararası yatırım girişiyle, aylık bazda yeni bir rekora imza attık.

 

2015’in ilk sekiz ayındaki uluslararası doğrudan yatırım rakamımız, geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 36 artışla, 12 milyar dolara ulaştı.

 

ASIL TÜRKİYE İŞTE BUDUR

Bugün de, 4 milyar Avroluk (IMT) yetkilendirme belgesi imza töreniyle, yeni bir sevinci, yeni bir heyecanı hep birlikte yaşıyoruz.

 

Asıl Türkiye, işte budur.
Türkiye’nin adını sadece terörle, krizle ananlar, tüm bu başarıları, tüm bu güzel gelişmeleri gölgelemenin peşindeler.
Ülkemizdeki istikrar ve güven ikliminden rahatsız olanlar, 7 Haziran seçimlerinden sonra ortaya çıkan belirsizlik ortamını ve yaşanan terör olaylarını da bahane ederek, bizi bu asli gündemimizden uzaklaştırmanın çabası içindeler.
Ama biz bu oyuna gelmeyeceğiz.
Hedeflerimizden asla uzaklaşmayacağız.
Cumhurbaşkanlığıyla, Başbakanlığıyla, Bakanlıklarıyla, tüm kurumlarıyla dimdik ayakta olan, çalışan, üreten bir ülke olarak Yeni Türkiye yolunda, Büyük Türkiye yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.

TÜRKEYİ’NEN YAŞADIĞI ATILIMIN EN BARİZ ÖRNEĞİ

Elektronik haberleşme sektöründe yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin yaşadığı büyük atılımın en bariz örneğidir.
Türkiye, 1980’li yıllarda 1 G’yle, 1998 yılında yaygın olarak 2 G’yle, 2009 yılında da 3 G ile tanışmış bir ülkedir.
Bilindiği gibi, Nisan ayında, Türk Telekom’un 175’inci yıldönümü etkinliği töreninde, sadece 4 G’ye yönelik yatırım yapılmasını doğru bulmadığımı, doğrudan 5 G’ye hazırlık yapılması gerektiğini ifade etmiştim.

Bu teklifim üzerine, 4 G ihalesi, 5 G’nin altyapısını da kapsayacak şekilde 4,5 G olarak revize edildi.

 

Ağustos ayındaki ihalede 4 milyar Avro gibi, gerçekten ciddi bir rakamın ortaya çıkması, sektörün ülkemizdeki potansiyelini göstermesi bakımından çok önemlidir.
Türkiye’nin 2000’li yıllardan bugüne kadar mobil haberleşme sektöründe kat ettiği mesafeye baktığımızda, bu potansiyeli rahatlıkla görebiliriz.

Ülkemizde 2000 yılında 14,7 milyon olan mobil telefon abone sayısı, geçtiğimiz ay itibariyle 73 milyonu aştı.

2003 yılında 20 bin olan genişbant internet abone sayısı da 47 milyona yaklaştı.

Bugün ülkemizde 3 milyona yakın makine, mobil şebekeler üzerinden birbirleriyle iletişim halindedir.

 

Tüm bu gelişmeler, Türkiye bilişim sektörünün piyasa büyüklüğünü, geçtiğimiz yıl sonu itibariyle 70 milyar liraya çıkardı.

 

İstihdam bakımından da sektör, geçtiğimiz yıl sonunda ulaştığı 103 binin üzerinde çalışanıyla, önemli bir konumda bulunuyor.

 

Artık şunu hepimiz görüyor ve kabul ediyoruz.

Cep telefonu, bilgisayar, internet… Bunlar lüks olmaktan çıktı ihtiyaç haline dönüştü.

 

Bu araçların, bu imkanların olmadığı bir hayatı tahayyül etmekte bile zorlanıyoruz.

Tüm dünyanın son hızla ilerlediği bu yarışta, bizim geri kalmamız söz konusu olamaz.

 

Kendimiz için olmasa bile gelecek nesiller için bu yarışta önlerde yer almak mecburiyetindeyiz.

 

Bugün belgelendirme töreninde bulunduğumuz 4,5 G ve en kısa sürede geçeceğimizi ümit ettiğimiz 5 G altyapıları, bu bakımdan gerçekten çok önemli.
Daha hızlı, daha kaliteli ve daha yaygın mobilbant internet erişiminin, hayatımızda çok köklü değişiklikler yapacağı görülüyor.

Akıllı evler, akıllı şehirler, enerjiden lojistiğe, bankacılıktan eğitime kadar tüm sektörlerde devrim niteliği taşıyan akıllı sistemler, hiç şüphesiz, hepimize yeni ufuklar açacaktır.

 

YERLİ ÜRÜN ÇOK ÖNEMLİ
Tabii beni bunlar kadar heyecanlandıran bir diğer önemli husus da, işletmecilere 4,5 G şebekelerini inşa ederken yerli ürün kullanma ve ülkemizde Ar-Ge faaliyeti yürüten şirketlerden ürün alma zorunluluğu getirilmiş olmasıdır.
Bu kapsamda, 4,5 G teknolojisi tabanlı baz istasyonları Bakanlığımız, Savunma Sanayi Müsteşarlığımız ve ASELSAN arasında imzalanan ULAK Projesi sözleşmesine göre, tamamen ülkemizde geliştirilecek ve üretilecek.

Böylece ülkemiz, daha sonraki süreçlere uygun ürün geliştirme, üretme ve ihraç etme altyapısına da kavuşmuş olacaktır.

 

ULAK Projesinin ülkemize 5 milyar doların üzerinde katkı sağlaması bekleniyor.
Bu tür gelişmelerin bizi, teknolojiyi tüketmenin yanında üreten ülke olma hedefimize adım adım yaklaştıracağına inanıyorum.

Bir kez daha (IMT) yetkilendirme belgelerinin GSM şirketlerimize hayırlı olmasını diliyorum.

 

Bu süreçte emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics
" Bu sitede yer alan yazılar (içerik) üzerindeki 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu altında düzenlenen tüm maddi ve manevi haklar eser sahibi olan BThaber'e aittir. Söz konusu içerikler eser sahibinin izni olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz. "
Fetih Mah. Tahralı Sok. Kavakyeli Plaza C Blok No: 7 D: 5 34704 Ataşehir / İstanbul
+90 (216) 291 13 90
E-BÜLTEN