M1 24 HAZİRAN 2011 / 10:00

Bilgi birikimini pazara taşımak hedefte

Sektörün uzun soluklu şirketlerinden Sistek, bilgi birikimini farklı projelerle pazara yansıtmayı planlıyor.

Sektörün uzun soluklu şirketlerinden Sistek, bilgi birikimini farklı projelerle pazara yansıtmayı planlıyor.

1992 yılında endüstriyel ve ticari konularda özel ve paket yazılımlar geliştirmek üzere kurulan Sistek, sektörün uzun soluklu şirketlerinden. Bugün on kişisi geliştirici olmak üzere yirmi kişilik kadroyla hizmet veren şirket, bayi yönetimi, kurumsal kaynak planlaması, üretimden veri toplama, dağıtık sistemler ile bütünleştirme ana başlıkları altında edindiği bilgi birikimiyle pazara farklı çözümler sunuyor. Bu yılı büyümeyle kapatmayı bekleyen şirketin hedefleri arasında lojistik ve üretimden veri toplama konusunda geliştirilecek TÜBİTAK destekli projeler var. Sistek olarak bugüne kadar mühendislik kökenli kurucular sebebiyle
mühendislik yaklaşımları ile çözümlenebilecek konulara odaklandıklarını belirten Sistek Satış Pazarlama Direktörü Ümit Kırbaşlı, “Bunlar üretimden veri toplama, depo otomasyonu ve özel projeler oldu. 1998 yılına kadar özel projeler yaparak geliştik. 1998’de kendi ERP’imizi yazdık. Sahip olduğumuz değerlerle ürettiğimiz yapı bazı müşterilerde geliştirilerek çalışmaya devam ediyor. 1998 sonrasında bunu yaptıktan sonra 2000’li yıllarda web tabanlı sistemlere geçtik ve yeni çözümler geliştirdik” diyerek gelişim sürecini özetledi. Sundukları çözümleri hizmet sektörüne yönelik çözümler ve satış ve dağıtımı içine alan operasyonel çözümler olarak ikiye ayıran Kırbaşlı, bu alanlarda ihtiyaçları adresleyecek çözümleri geliştirdiklerini belirtti.

“Bayi ağı yönetimi ve servis otomasyonunda öne çıktık”
Sistek olarak web tabanlı sistemlere geçişten sonra pazarın belli noktalarında açık olduğunu fark ettiklerini belirten Kırbaşlı, “Bayi otomasyon yazılımı geliştirdik. Tofaş’ın tüm bayii otomasyon sistemi servis ve yedek parça ağını yönetecek bu sistemi geliştirdik. IOSİS-BOS, adını taşıyan çözümümüz, ayrıca Baytur tarafından Subaru markası ile hizmet verdiği bayi ağının tüm operasyonlarının yönetiminde kullanıldı. Daha sonra da sektörde satış sonrası hizmetlerin özellikle tanıma bazında takip edilen cihazlar için ciddi bir açık olduğunu farkettik. Bunun üzerine Demirdöküm ile bir proje geliştirdik. Bu projeye de servis otomasyon sistemi ‘SOS’ dedik. Servis otomasyonu tarafında da Demirdöküm ve sonrasında ECA’nın satış sonrası hizmetler kuruluşu olan Emar’la çalışmaya başladık” şeklinde konuştu.

Lojistiğe özel “Lojistik Havuzu”
Lojistik alanının da kendileri için önemli bir alan olduğunu belirten Kırbaşlı, 2010 yılında geliştirdikleri “Lojistik Havuzu” projesinin de farklı bir yapı sunduğunu dile getirdi. Aktörleri birden fazla olan bir portal yapısında araç ve yük sahiplerinin talep ve beklentilerinin zamanında ve doğru şekilde buluşmasını sağladıklarını belirten Kırbaşlı, “Aktörler arasında da çağrı merkezi, lokasyon bazlı haritacılık sistemleri, bankacılık sistemleri gibi araçlar var” diye konuştu.
Lojistik alanında son dönemde gündemde yer alan bir başka proje ise Eti’nin lojistik planlama süreciyle ilgili. Kırbaşlı, bu projede, İnfotech’in de dahil olduğu iş ortakları ile yol aldıklarını dile getirdi. Kırbaşlı, gündemlerinde olan diğer projeler hakkında da şöyle konuştu: “Bu sene almak üzere olduğumuz bir iki proje var. Biri finans sektöründe kredi takip sistemi projesi. Taleplerin alınmasından kanuni takip sürecinin başlamasına kadar uzanan muhasebeleşmeleri içeren bir yapı. Bunun dışında yurtiçi ve yurtdışı ayaklardan oluşan bir depo otomasyonu projesi de gündemimizde.”

2011’de yüzde 40’lık büyüme bekleniyor

2010 yılında Sistek olarak üzerinde yoğunlaştıkları konulardan birinin de ekosistemlerini geliştirmek olduğunu dile getiren Kırbaşlı, farklı projeler için iş ortaklıklarını sıcak tuttuklarını belirtti. Bu yıl için stratejileri içinde depo çözümlerini yeni teknolojilerle zenginleştirmek olduğunu belirten Kırbaşlı, şöyle konuştu: “Oracle ve Microsoft da önemli iş ortaklarımızdan. Daha kurumsal yapılarda Oracle, orta seviyede ise Microsoft çözümlerini pozisyonlandırmaya çalışıyoruz. 2011 başında da ofisimizi Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark’ına taşıdık. 2011’de hareketlenen pazarla birlikte büyümeye başladık. Yıl sonuna kadar yüzde 40-50 oranlarına ulaşan bir büyüme bekliyoruz.”
ETİKETLER : Sayı:827
YORUMLAR
Özge Koparan 14 TEMMUZ 2011 / 08:56 0 0
Her zaman olduğu gibi satış personeli şirketin yaptığı işleri olduğundan çok daha büyük gösteriyor. Bir müşteri ile sadece bir kez telefon konuşması yapsa, o müşteriyi hemen referans olarak belirtiyor ya da üretmediği çözümleri kendisinin ürünü gibi gösteriyor. Bu yazılım şirketi ile çalışırken dikkatli olunmalı, yapılan proje sözleşmelerine katı kurallar eklenmeli.
Mustafa Eren 08 TEMMUZ 2011 / 10:59 0 0
Üniversitelerde yer alan teknoparklar kobi yazılım firmalarını son ekonomik krizden kurtardı. Sistek gibi firmalar böylece ayakta kalabildi. Buna karşılık yazılım firmaları biraz daha İslami sermayeye yakınlaştırıldı ve çalışanlar belli görüşten seçilmeye, ortaklıklar siyasi ideolojilere göre yapılmaya başlandı. Yazıda bahsedilen finans projesi de malesef bu türden bir uygulama. Sistek de bu akıma kapılmış gözüküyor.
Yakup Yılmaz 04 TEMMUZ 2011 / 08:44 0 0
Türk yazılım firmalarının gelişmesi bizleri gururlandırıyor. Keşke Sistek gibi daha birçok firma olsa. Fakat şunu da belirtmekte fayda var, bu yazıda Demirdöküm gibi Sistek'in yazılımından proje sürecinde vazgeçip, memnun olmayan ve sürekli sorun yaşamış bir referansı belirtmeleri garip kaçmış.