Mektup 16 EYLÜL 2013 / 08:21

Merhaba,

Mektubuma şu günlerde çok yoğunuz diyerek başlamak istiyorum. ICT Summit Now Bilişim Zirvesi’nde dağıtılacak yayınlarımızın hazırlığı ile meşguluz ve çok sıkıştık. Sürekli yazıyor, çiziyor, okuyor, matbaaya yolluyor, tekrar tekrar aynı şeyleri yapıyoruz. Ama zirve bizim en kapsamlı, en geniş, çok fazla kitleye hitap eden ve kendimizle gurur duyduğumuz işimiz. O nedenle bu yoğunluk vız geliyor hepimize. Düşünsene zirveye katılan binlerce katılımcı BThaber’i ve diğer yayınlarımızı ayrı ayrı inceleyecek okuyacak, hatta kalın sayı ve fazla ek olduğu için daha sonra okumak için yanlarına alıp, boş zamanlarında okuyacaklar. Varsın biz yoğun olalım, okuyucumuza daha geniş yayınlarla hitap ettik diye düşünüyoruz ve keyifle çalışıyoruz.
Geçen haftalarda Apple iki yeni telefon tanıttı. Bunlardan iPhone 5S ile ilgili söyleyeceklerim var onları kaleme almak istedim. Apple’ın yeni telefonunda tasarım olarak pek de değişikliğe gittiği söylenemez. Telefonun en ilgi çekici özelliği parmak izi algılayıcısı bulunması. Touch ID adı verilen teknolojiyi iPhone’larda alışık olduğumuz, ön yüzündeki tek tuşa yerleştirmiş. “Home” butonunda yer alan bu parmak izi okuyucusu telefonun kilidini açmanın yanı sıra iTunes üzerinden yapacağınız alışverişlerde de kimlik bilginiz olarak kullanılabiliyor. 360 derece parmak izini algılayabilen algılayıcının üzerinde bulunduğu butonun safir kristalden olduğu açıklandı. Tabii en büyük endişelerin başında güvenlik geliyor. Zira NSA skandalıyla Apple’a güvenin oldukça zayıfladığı biliniyor. Apple kullanıcıların parmak izini sunucularına ya da iCloud’a taşımayacağını açıkladı. Ancak iTunes üzerinde satın alınacak bir ürün sırasında kimliklendirmeyi yaparken çevrimdışı çalışması düşük bir olasılık gibi görünüyor. Kişisel tavsiyem, artık parmak izimizi de Apple ile paylaşmayalım.
Farklı bir konu var şimdi sırada. Tohum Otizm Vakfı ve Starbucks Türkiye toplumda otizm konusunda farkındalık yaratılmasını hedefleyen uzun dönemli işbirliklerini, kaynaştırma eğitimi sürecinde tüm öğrencilerin özel gereksinimli bireylerin varlığı ve özelliklerini fark etmesini sağlamak amacıyla hazırlattıkları ‘Gökkuşağı Okulu’ adlı animasyon filmiyle sürdürmeye karar vermiş. 2009’dan beri devam eden ortak çalışmalara ek olarak hazırlanan ‘Gökkuşağı Okulu’ animasyon filmi, İdil Ar’ın yönetmenliğinde tamamlanmış ve Ceyda Düvenci tarafından sosyal sorumluluk kapsamında seslendirilmiş. Ülkemizde 1997 yılında yayınlanan 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 2000 yılında yürürlüğe giren Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde, kaynaştırma eğitimiyle ilgili daha açık ifadelere ve uygulamaya yönelik hükümlere yer verilmiş. Kaynaştırma eğitimi için gerekli temel koşullardan birisi otizm, işitme engeli, zihinsel yetersizlik gibi özel gereksinimli olan çocukların davranış ve öğrenme özelliklerinin normal gelişim gösteren akranları tarafından bilinmesiymiş. Çocuklarımıza yönelik bu uygulamayı takdirle karşılamak lazım bence.
Şimdi de Zambak yayınlarının okul öncesi çağındaki çocuklar için hazırladığı akıllı tahta setini tanıtacağım. Şirket okul öncesi çocukların elektronik yayınlara kolay alışmasını sağlayacak “Hücreleme Yöntemine Göre Okul Öncesi Eğitim Seti’ni” geliştirmiş. Bu set sayesinde 5-6 yaş grubundaki çocuklar akıllı tahta ile tanışacaklar düşünsene. Çocukların daha sonra kullanacakları akıllı tahtaya uyum için çok güzel bir uygulama bana göre.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Dağcılık ve kaya Tırmanışı Topluluğu Tanrı Dağları’nın zirvesine ulaşmış diyerek mektubumu bitirmek istiyorum. Bu topluluktan Yrd. Doç. Dr. Güçlü Özen Kırgızistan’ın kuzey doğusundaki Çin sınırındaki Kuzey Himalayaların uzantısı olan ve 7 bin 10 metre yüksekliğindeki Tanrı Dağları’na tırmanmış. Uzun ve zorlu yolculuktan sonra Tanrı Dağları’nın Khan Tengri zirvesine ulaşan Güçlü Özen’i tebrik ediyorum.
Bu haftalık bu kadar diyerek mektubumu bitiriyorum ve hoşçakal diyorum.
ETİKETLER : Sayı:938