Mektup 24 ŞUBAT 2014 / 08:25

Merhaba,

Güzel günlerin geleceği umuduyla selamlıyorum seni. Uzun zamandır evden çalışma diye bir kavramın yayıldığını duyuyorduk. Bu hafta onunla ilgili bir anketi aktarmak istiyorum. Yenibiris.com evden çalışma modeline yönelik bir anket düzenlemiş. Ankete katılan çalışanların büyük bir kısmı evden çalışmak istiyormuş. Maliyet tasarrufu, iş verimi ve çalışan bağlılığında artış gibi sebepler ve teknolojinin getirdiği imkanlarla evden çalışma modelini uygulayan şirket sayısında da artış söz konusuymuş. Ankete göre Türkiye’de de pek çok şirket evden çalışılmasını destekliyormuş. Hatta kimi kurumlar, “işini doğru ve zamanında yapması ve yöneticisinin onayı koşuluyla” çalışanların işyerine gelme zorunluluğunu tamamen kaldırmış durumdaymış. Ankette “Çalıştığınız şirket izin verse evden çalışır mıydınız?” sorusu yöneltilen katılımcılar da evden çalışmaya sıcak bakıyormuş. Ankete katılan 3480 kişinin yüzde 81’i evden çalışmak istiyormuş. Türkiye’de mesainin tümünde veya büyük bir kısmında evden çalışma modeli uygulayan, Cisco Türkiye, HP, Intel, Microsoft Türkiye, PepsiCo, P&G, Turkcell Global Bilgi gibi şirketlermiş. Kaynakların verimli kullanılması adına gayet güzel bir uygulama değil mi?
Çağımızda şirketlerin uzun ömürlü olması için liderlere çok fazla iş düşüyor değil mi? Şirketlerin çağa ayak uydurması önemli, uyduramadığı için yok olması günümüzün söylemi. Peki, hangi liderler hangi liderlik tarzını kullanmalı. Prof. Yeşim Toduk 2023 Lideri adlı kitabıyla bu sorulara cevap vermeye çalışmış. Kitap 18 yıldan bu yana 200’e yakın liderle yapılan röportajların bir seçkisini de içeriyormuş. Daha ayrıntılı bilgi için http://www.dogankitap.com.tr/kitap/2023+Lideri-1825 sitesine girip, bilgi edinebilirsin.
Şimdi de iç dünyamıza ayna tutacak sıra dışı diye tanımlanan bir romanı tanıtacağım sana. Romanda, hastalarının dertlerine derman olmak, duygularının ellerinden tutarak düştükleri çaresizliklerden kurtarmak için çabalayan bir psikologun, dinlediği bir radyo programı ile hayatının sıra dışı değişimine şahit olacakmışız. Psikolog Zafer Akıncı ve Dr. Hakan Yalman’ın sundukları radyo programından esinlenerek kaleme aldıkları Güneşe Açılan Aynalar, adlı romanı bizlerin beğenisine sunulmuş. İç dünyalarında kendilerini kaybetmiş ve intiharın eşiğinde olan insanların hayata bakış açılarını konu alan kitabın okurları, insanların dertlerine derman bulmalarında ki huzuru, kendi iç huzurları gibi hissedecekmiş. Şu anda ruh halim hiç iç açıcı olmadığı için bu romanı okumalıyım kesinlikle. Hayat Yayınları’ndan çıkan bu kitabı hemen edinmeliyim.
Hayat Bilgisi’ni daha önce tanıtmıştım, orada yeni bir eğitim programı 24 Şubat’ta başlıyormuş. Medina TurgulDDB Reklam Ajansı Kreatif Direktörü Kurtcebe Turgul’un “Reklamda Yaratıcılık Çok mu Lazım” başlıklı dersi bu eğitim programının bir parçasıymış.
Dört haftalık bir süre içinde, reklamcılıkla ilgili herkesin sorduğu -ve muhtemelen doyurucu bir yanıt alamadıkları için sormayı sürdürdükleri- sorular ele alınacakmış. Yaratıcı fikir nasıl oluyor da oluyor? Gerçekten herkes reklamcıdan yaratıcılık bekliyor mu? Bu işin formülünü yazmışlar, niye her seferinde tutmuyor?.. gibi soruların cevaplarını işinin ehli birisinden öğrenmek istiyorsan hemen Hayat Bilgisi’ne başvurup bu ve bunun gibi birçok eğitime katılabilirsin.
Son olarak İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın müzikseverlerin uzun yıllardır merakla beklediği rock müzik efsanesi Neil Young’u grubuyla birlikte İstanbul’da ağırlayacağını haber vermek istiyorum. Neil Young ve Crazy House grubu İstanbul’daki ilk konserini 15 Temmuz Salı akşamı Küçük Çiftlik Parkı’nda verecekmiş. Vodafone Red sponsorluğundaki konseri izlemek istiyorsan hemen İKSV’ye başvur derim.
Bu haftalık bu kadar diyerek mektubumu bitiriyorum, haftaya yeniden görüşürüz. Hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:960