Mektup 05 MAYIS 2014 / 08:25

Merhaba,

Geçen iki haftada birer gün tatil olması, biraz nefes aldırdı. Gündem o kadar karışık ve iç karartıcı ki ufak nefesler kendimize getiriyor bizi. Bu hafta mektubuma güzel bir çalışma ile başlamak istiyorum. O kadar hengame arasında güzelliklerin de olduğunu bilmek içimi ısıtıyor açıkçası.
Okan Üniversitesi tarafından Liseli Gençler Sosyal Girişimcilik Proje Yarışması düzenlenmiş. Yarışmaya katılan 16 yaşındaki İrem Başak Bilgin, “Çanakkale İyilik Ağacı” projesi ile birinci olmuş ve üniversiteden yüzde yüz eğitim bursu almaya hak kazanmış. Ödül töreni esnasında İrem kızımızın konuşmasını burada yer vermek istiyorum: “Bu proje ile koruyucu anneliği yaygınlaştırmak istiyorum. Kendim de 8 yıldır koruyucu ailemle kalıyorum. Devlet korumasında kalan çocukların hiçbir eksiği yok. Buna inanıyorum. Çünkü yaşadım. Onların biraz daha sevgiye ve ilgiye ihtiyacı var. Bunu sağlamak zor değil.” İrem kızımızın sözlerini öğrenince nasıl içi eziliyor insanın değil mi? İrem Başak Bilgin’in birinci olduğu yarışmada, sahipsiz sokak köpeklerinin çocuk sevgisi ile büyümelerini hedefleyen “Her Okula Bir Köpek” projesiyle İzmir’den Emrah Gökalp ikinci olmuş. İzmir’den İrem Deniz Derman ise oyunlaştırma ile yemek kültürünün artırılmasını hedefleyen “Yemek Karnavalı Turist Bizim Canımız, Can Boğazdan Gelir” projesi ile üçüncü olmuş.
Eylül 2013’te mobil yazılım seferberliği hedefiyle başlayan Turkcell Geleceği Yazanlar Projesi ve Bahçeşehir Üniversitesi Oyun Laboratuvarı’nın birlikte ortaya koyduğu Geleceği Yazanlar Mobil Oyun Atölyesi, ilk mezunlarını vermiş. “Takımını kur, Eğitimi al, Oyununu yap!” sloganıyla yola çıktığı 6 haftanın ürünlerini, Turkcell üst yönetimi, yatırımcılar, dağıtımcılar ve eğitmenlerin katıldığı kapanış töreninde görücüye çıkarmış. 6 hafta süren atölyede, yerli ve yabancı uzmanlar ile bir araya gelen 11 takım, kendi oyunlarını geliştirmiş. 6 haftanın sonunda yatırım, pazarlama ve dağıtım desteği alması adına yatırımcı ve danışmanlar ile buluşturulan projeleri sırada uygulama aşaması bekliyor tabii ki. 6 aylık yeni bir dönem ile devam edecek atölye, aynı zamanda programda verilen eğitimlere yönelik bir kitap çıkarmayı da hedefliyormuş.
‘Biraz gürültüden kimseye zarar gelmez’ diyerek, güzel olacağını tahmin ettiğim bir oyunun duyurusunu yapmak istiyorum. Görmeyeri topluluğu, ilk yapımları “Gürültünün İçinde” isimli oyunlarıyla 14 Mayıs ve 28 Mayıs Çarşamba akşamları Şermola Performans Sahnesi’nde oyunlarını sergileyecekmiş. Günlük seslerin, gürültülerin içinde hapsolmuş dört hayatın birbiri ile olan tuhaf, sarmal ve zaman kurgusunu yitirmiş ilişkisini karıştırarak geçmişimizle uğraşacaklarmış. Oyunla ilgili daha ayrıntılı bilgi istersen facebook.com/gormeyeri, twitter.com/gormeyeri, www.gormeyeri.com adreslerini dolaşman gerekecek.
Tuluylan Uğurlu, ‘Kampüste Çay Molası’ adı verilen konserleri ile yurt genelinde 7 üniversitenin öğrencileri ile buluşacakmış. Mayıs ayında çay hasadının başlamasıyla birlikte Türkiye’nin 80 yıllık çay serüveninin anlatılacağı bu molaların ilk durağı Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi olmuş. Tuluyhan Uğurlu, konserlerinde çay hasadının coşkusunu yansıtan özel bestesini de seslendirecekmiş. Çaykur sponsorluğunda düzenlenen bu etkinliği görünce, ‘Üniversitedeki bir genç olsaydım keşke’ diye düşünmeden edemedim.
İstanbul Modern’in kuruluşunun 10. yılı kapsamında 9 Ocak’ta açılan ve 17 ülkeden 35 sanatçı ve sanatçı grubunun yapıtlarına yer veren Komşular - Türkiye ve Çevresinden Güncel Anlatılar başlıklı sergi yoğun ilgi nedeniyle 8 Haziran’a dek uzatılmış. Sponsorluğunu Eczacıbaşı Topluluğu’nun üstlendiği sergi, Türkiye’nin yanı sıra birbiriyle tarihi, siyasal ve kültürel bağları olan Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu gibi komşu coğrafyalardan günümüz sanatının öncü sanatçılarını ve yapıtlarını bir araya getiriyor. O nedenle geçen sefer katılımı kaçırdığımız bu sergiye bu defa mutlaka katılalım olur mu?
Bu haftalık da bu kadar, haftaya yeniden görüşmek üzere hoşçakal diyorum ve tüm güzel annelerimizin gününü de kutluyorum.
ETİKETLER : Sayı:970