Mektup 11 TEMMUZ 2010 / 18:00

Merhaba,



mektup4

mektup3

Bu hafta stresli günler geçirdim. Biliyorsun SBS sonuçları açıklandı ve her zamanki gibi teknik sorunlar çıktı. Şöyle e-devlet olduk, böyle iyi yönetiyoruz sistemleri denirken bir sınav sonucunda böyle sorunlar yaşanması gerçekten çok üzücü. Şimdi de tercihlerin internet üzerinden yapılması gündemde bakalım o zaman ne gibi sorunlar çıkacak. Neyse her şeyin iyi olacağı günlerin gelmesini dileyerek seninle paylaşıma başlayayım.
Geçen hafta Index şirketinin futbol turnuvasından bahsetmiştim. Bu hafta da Eset Türkiye’nin turnuvasına geldi sıra. Eset Türkiye iş ortaklarıyla birlikte düzenliyor bu turnuvayı. Tamamı teknoloji şirketlerinin çalışanlarından oluşan sekiz takımın karşılaştığı turnuvada Penta Bilgisayar şampiyon olmuş ve kupayı Eset Türkiye CEO’su Alain Soria’dan almış. Penta Bilgisayar’ı ve çalışanlarını tebrik ediyoruz.
Hatırlar mısın Geleceğe Dönüş filmini? Bilim kurgu ve macerayı bir aile filmine dönüştürebilmiş ender yapımlardan biriydi Geleceğe Dönüş. Robert Zemeckis’in yarattığı serinin ikinci filminde Michael J. Fox’un canlandırdığı Marty McFly karakteri 1985 yılından geçtiğimiz hafta yaşadığımız 6 Temmuz 2010 tarihine geliyordu. Etkileyici filmde yaşadığımız günler çok farklı tasvir ediliyordu. Henüz uçan araba ve kaykaylarımız, kendi kendine kuruyan giysilerimiz, hemen yemeğimizi hazır eden mutfak gereçlerimiz ve yine hemencecik hava durumunu bildiren tahminlerimiz bulunmuyor. Ancak filmde geçen tarihi yaşamak ve tekrar bu başyapıtı hatırlamak bana büyük keyif verdi. Umarım sana da vermiştir.
Şimdi de sıra yıl sonuna kadar devam edecek bir sergide. Pek çok ülkede akın akın ziyaretçi alan Vücut Dünyası Sergisi, İstanbul’da Karaköy’de Antrepo 3‘te. Ben de nihayet gidebilme fırsatı buldum. Pek çok vücudu inceleyebileceğin bu sergi hayranlık uyandırmakla birlikte hayrete düşürüyor insanı. Onca kadavranın pek çok işlemden geçerek korunması ve karşında öylece durması muhakkak kendine bakışını değiştirecektir. Kendinle tanışmak istersen, vücut dünyası sergisini mutlaka gör derim.
İnternette gezinirken ziyaret ettiğin her sitede ayak izlerini bıraktığının farkında mısın? Sayısal ayak izlerini, sadece bilgisayarındaki ‘sil’ komutunu kullanarak yok ettiğini sanıyorsan yanılıyorsun. Aslında internetin özel hayatını yok etmesini engellemek bizim  elimizdeymiş.  Bu noktada çözümü Kaspersky Pure yazılımı ile elde edebiliyormuşuz. Yazılım esaslı dosya yok etme kutusu, yedi kalıcı veri silme algoritması ile bizden başka hiç kimse internette ne yaptığımızı ya da hangi siteyi ziyaret ettiğimizi bilemiyormuş. Şirketi arayıp bu konuda daha ayrıntılı bilgi almaya ne dersin?
Sık sık arabamızın camına ‘Beni yıka’ yazıldığından şikayetçiyiz değil mi? Sen de benim gibi bu konuda ihmalcisin biliyorum. Ama bak bu tozlardan böyle şaheser tablolar yaratıldığını bilseydim hiç yıkamazdım ki arabamı. Yanlış duymadın, tozların efendisi denilen Scott Wade diye birisi bu tozların üzerine çok güzel resimler yapıyormuş. Herbiri sanat şaheseri olan tabloların aracımın üzerinde olmasından çok memnun olurdum açıkçası. Hem de yıkatmaya zaman ayırmamış olurdum. Cevahir Alışveriş Merkezi’ne gidip yaptıralım bu tabloları değil mi?
Bu haftalık benden bu kadar haftaya tekrar görüşmek üzere diyorum.
Hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:779