Mektup 25 TEMMUZ 2010 / 18:00

Merhaba,



Mektup2

Mektup3

Mektup4

Yaz aylarıyla birlikte konser programım yoğunlaştı. Özellikle açık hava mekanlarda yapılan konserlerin yazın çok keyifli olduğunu düşünüyorum. Ben de bu yüzden elime fırsat geçtikçe bu tip etkinlikleri takip etmeye çalışıyorum. Geçtiğimiz hafta Avea’nın davetlisi olarak Bülent Ortaçgil’in 40. yıl konserine gittiğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda adeta milimetrekarelik boşluk bırakmayan bir kalabalıkla, Ortaçgil sevdalılarıyla birlikte hep bir ağızdan söyledik Ortaçgil’in artık efsaneleşmiş şarkılarını. Hem de nasıl bir konuk kadrosuyla. Mor ve Ötesi, Bulutsuzluk Özlemi, Aylin Aslım, Birsen Tezer, Feridun Düzağaç, Jehan Barbur, Serhat Ersöz, Levent Yüksel, Candan Erçetin, Sezen Aksu, Pinhani, Grup Gündoğarken, Fuat Güner, Mirkelam, Akın Eldes, Zuhal Olcay, Hüsnü Arıkan, Erkan Oğur. Ortaçgil’in dostları 40. yıl gecesinde dostlarını yalnız bırakmamışlardı. Adeta bir yıldızlar geçidi yaşandı o gece ve tabii ki muhteşem düetler ve performanslar gerçekleşti.  Ezginin Günlüğü’nden Hüsnü Arıkan’ın ‘Yağmur’u sımsıcak sesiyle seslendirmesiyle başlayan konserde, Aylin Aslım’ın “Mavi Kuş”, Birsen Tezer ile Ortaçgil’in “Çığlık Çığlığa” düeti ve yine Ortaçgil’in Sezen Aksu ile ‘Yüzünü dökme küçük kız’ şarkısındaki performansları gecenin unutulmazları oldu. Bu yıl altıncı kez düzenlenen konserler serisi İstanbul dışında da müzikseverlerle buluştu.
Geçen haftasonu Çeşme’de bu etkinlik zincirinin bir halkası olan Candan Erçetin Konseri’ni de izleme fırsatı buldum. Ne diyebilirim ki... Gerçekten çok keyifli bir konserdi. Candan Erçetin şarkıları ve Çeşme semalarında yükselen mehtap iyi bir ikili oldu. Umarım sen de böyle bir ambiyans yakalama fırsatı bulursun.
Teknoloji marketlerinden Gold’u biliyorsun değil mi? Şirket “Şimdi yeniden keşfetme zamanı” deyip İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti tanıtım çalışmalarını destekliyormuş. Tanıtım filmini mağazalardaki ekranlarda yayınlayarak bu tanıtıma katkıda bulunuyormuş. Destek açısından güzel bir uygulama bence.
Şimdi çok farklı bir konudan bahsedeceğim. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği halkla ilişkiler ve medya sektörünün iş süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik hazırladıkları deklarasyonu imzaladılar. Deklarasyonu, Ekonomi Gazetecileri Derneği, İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği, İnternet Medyası Derneği,  Bilişim Muhabirleri Derneği, Magazin Gazetecileri Derneği, Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği , Eğitim ve Sağlık Muhabirleri Derneği, Türkiye Spor Yazarları ve Spor Kulübü Derneği Başkanları kendi örgütlerinin de kabul ettiğini ve desteklediklerini belirterek altına imza koydular. Deklarasyonda neler var diye düşünecek olursan www.tuhid.org sitesine girerek öğrenebilirsin.
Eskişehir deyince aklıma bakımsız Porsuk Çayı gelir benim. Ama son dönemlerde Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen’in başarılı yöneticilik anlayışla Eskişehir’i nasıl güzelleştirdiği konuşuluyor sürekli. Bununla ilgili olarak İngiliz yayın kuruluşu BBC World News televizyonu tarafından hazırlanan “12 Şehir ve Kahramanı” belgeselinde bu değişim ele alınarak Türkiye’nin tanıtımına büyük katkı sağlanmış. Büyükerşen’in bir kahraman olarak tanımlanması ve yaptıkları gerçekten hepimizi gururlandırdı. Tebrik ediyorum kendisini ve başarılarının devamını diliyorum.
Son olarak da Turkcell 3G abonelerinin 6 milyona ulaştığı bilgisini vermek istiyorum. Üçüncü nesil telefonda 1. yıldönümü kutlanılmaya başlanırken Turkcell altı milyonuncu abonesine iPhone hediye etmiş. Henüz çevremde 3G ile görüntülü konuşan insanlarımızı göremesem bile bunun artacağını dileyerek mektubumu bitirmek istiyorum.
Haftaya yeni gelişmelerden haberdar etmek için görüşmek üzere diyorum, hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:782