Mektup 22 AĞUSTOS 2010 / 18:00

Merhaba,



mektup2

mektup3

mektup4Ne klima ne de deniz serinleme yetmeyince, İstanbullar Buz Müzesi’ne akın etmiş. Ben de mektubumda Buz Müzesi’ni seninle paylaşmak istedim. Gerçi tüm televizyon kanallarında, tüm gazetelerde haberleri çıktı ama sen burada olmadığın için dikkat etmemiş olabilirsin. Türkiye gibi ılıman iklime sahip bir ülkede ilk defa gerçekleştirilen ve dünyanın ikinci buz müzesi olma özelliğini taşıyan Magic Ice’ta 34 buzdan heykelin yanı sıra Viking evi ve Viking gemisi bulunuyormuş. 20 milyon dolara mal olan müzede, dünyaca ünlü heykeltıraşlar gece gündüz çalışarak 15 günde iç dekorasyonunu tamamlamış ve 200 ton buz kullanılmış. Buzdan heykellerin yer aldığı mekanın, 365 gün kutup havasını yaşatacak şekilde tasarlandığı da ayrıca belirtiliyor. Forum İstanbul’a bir gün yolumuzun düşmesi için çaba harcayalım ve bu müzeyi gidip biz de görelim, ne dersin?
Bir mobil uygulama ve ismi de ‘Düşmez Kalkmaz’. Şimdi de Turkcell’in mobil uygulama yarışması Uygulamalar Yarışıyor’da birinci olmuş bir uygulamadan haberdar edeceğim seni. Yaşlı ya da epilepsi hastaları gibi düşme riski taşıyanlar yere düştüğünde, cep telefonu bu durumu anlayarak anında hasta yakınları ya da sağlık kuruluşlarını bir mesajla haberdar etmesini sağlayan bir uygulama bu. Bu uygulamanın sahibi Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Gökberk Ergün’müş. Ege Üniversitesi’nde yüksek lisans yapan Cahit Gürgüç de ‘Sobe’ adlı uygulamasıyla katılmış bu yarışmaya. Dokunmatik ekranlı telefonlarda görme engellilerin temel ses hizmetleri dışındaki katma değerli servislere ulaşmalarını ve hayatlarını kolaylaştırmalarını sağlayan uygulamayı ortaya çıkarmış bu öğrenci. Anlayacağın bu yarışma gerçekten çok faydalı olmuş, yeteneklerin ortaya çıkması adına. Böyle güzel ve yararlı bir uygulamaları geliştirdiği için tüm öğrencilerimizi kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Böyle yararlı uygulamalar çoğalsın ve gençlerimiz kendilerini ifade edebilsin değil mi?
Şimdi de bir sosyal sorumluluk projesi var sırada. Ahmet Şefik Öngün adını benim gibi tanımayan yoktur. Kendisi Gantek şirketinin yönetim kurulu başkanıdır ve klasik otomobil tutkunudur. Dünya’da ilki 1907 yılında yapılan kıtalararası tarihi klasik otomobiller dayanıklılık yarışı “Peking to Paris 2010”a sosyal sorumluluk amacıyla Türkiye’de katılıyormuş. 1967 model Anadol iki kişilik Türk ekibi ile Pekin’den yola çıkıyormuş. Bütün dünyadan toplamda 106 aracın katılacağı ralliye Türkiye’den ilk defa bir takım katılıyormuş. Ahmet Öngün ve Erdal Tokcan, 1967 model 371 şasi numaralı Anadol ile 10 Eylül’de Pekin’den yola çıkacak ekipler arasında yer alıyormuş. Türk ekip yarışmada Toplum Gönüllüleri Vakfı yararına mücadele edecekmiş. Bu projede sponsorluklardan ve bireysel desteklerden elde edilen gelir ile 250 üniversite öğrencisine burs sağlanması hedefleniyormuş. Sen de bağış yapmak istiyorsan, tüm operatörlerden 4555’e bir mesajla TOG’a 10 TL’lik bir yardımda bulunuyorsun. “Hedefimiz Paris’e ilk varan ekip olmak. Bu bizi birinci yapacak belki ama daha da önemlisi, ülkemizin geleceği için başarmış olacağız” söylemiyle yola çıkan ekibimizi destekliyorum, senden de aynı desteği bekliyorum.
www.hadikaynatalim.com adresine girip sevimli çay robotu Hoşsohbot ile sohbet etmeye ne dersin? Liptonun hazırladığı bu sitede Hoşsohbot ile, sinemadan futbola; alışverişten müziğe dilediğin her konuda muhabbeti kaynatıyorsun. Mektubuma bu siteyi önererek son veriyorum.
Haftaya görüşmek üzere, hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:785